X

In Pursuit of Wellness Serisi 7: Nöroçeşitlilik için müzik

Her hafta wellness sektörünün öncüsü olan Global Wellness Institute’un hazırlamış olduğu Wellness Serisi’nden bir konuyu siz Uplifers okuyucuları için ele alıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Sorumluluk Almak, İyi Uyumak, Mutluluğa Doğru Dans Etmek, Kalpleri Bütüncül Olarak İyileştirmek gibi farklı videoların içeriğindeki önemli konulara değinmiştik, bu yazımızda ise müzik ve nöroçeşitliliği konuşacağız.

Nöroçeşitlilik, insanların sinir sistemi ve beyin işlevlerindeki doğal farklılıkları ifade eden bir terimdir. Bu farklılıklar, bireylerin algı, düşünce, davranış ve öğrenme şekillerindeki çeşitliliği açıklar. Nöroçeşitlilik, beyinlerin çeşitliliğine ve farklı becerilerin, yeteneklerin ve zorlukların oluşmasına yol açan doğal bir olgudur. Genellikle otizm, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), disleksi, dispraksi, Tourette sendromu gibi nörolojik farklılıkları kapsamak için kullanılır. Bunlara ve benzeri durumlara sahip bireyler farklılıkları nedeniyle sosyal ilişkilerinde, iletişim kurmada, kendilerini ifade etmede çeşitli zorluklar yaşayabilirler. Bu nedenle çeşitli müdahale programları, terapiler gibi iyileştirici araçlarla bireylere tedaviler sunulur. “Müzik” de bu tedavi yöntemlerinden en yeni ve en etkilileri arasında yer alır.

Sinirli, stresli hissettiğiniz zamanlarda sevdiğiniz bir şarkıyı dinleyerek sakinleşiyorsanız, müziğin iyileştirici gücüne yakından tanıklık ediyor olabilirsiniz. Ancak, müziğin gücü bu kadarla sınırlı değil. Son yıllarda yapılan pek çok araştırma, müziğin nöroçeşitlilik için de etkili bir tedavi yöntemi olduğunu açığa çıkarıyor. Wellness Serisi’nin Music for Neurodiversity (Nöroçeşitlilik için Müzik) isimli bu videosu, müziğin nöroçeşitliliğe sahip çocukların kendilerini yeni yollarla ifade etmelerine yardımcı olan etkili bir araç olduğu gözler önüne seriyor.

Roehampton Üniversitesi’nde müzik profesörü olan Adam Ockelford, “Müzik, insan beyninin gelişmesine yardımcı olan etkili bir araçtır ve kendimizi, kendimizi ifade etme şeklimizi bulmamızı sağlar.” diyerek müziğin var olan gücüne vurgu yapıyor. Ve özellikle nöroçeşitliliğe sahip çocukların müzikle rahatlayabileceklerini, kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri, başarılı diyaloglar kurarak sosyalleşebileceklerini anlatıyor. Videoda, otizmli çocuk annesi Christina Tully, çocuğunun müzikle sakinleştiğini, sevdiği şarkıyı dinlediğinde mutlu olduğunu ve tepkilerinin düzene girdiğini paylaşıyor. Global Wellness Institute ile ortak olan Myndstream isimli merkez, sağlık ve esenlik için müziği kullanıyor ve Christina’nın oğlu Max de bu merkeze gidiyor. Myndstream’de sosyal becerilerini geliştirme fırsatı bulan Max ve daha pek çok çocuk, müziğin iyileştirici yönünden faydalanabiliyor. Daha fazlasını merak ediyorsanız, aşağıdaki linkten ilgili videoyu izleyebilirsiniz:

İlginizi çekebilir: In Pursuit of Wellness Serisi 4: Geleceği tamamlamak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale