X

Güç üzerine: Düştükten sonra zarafetle yeniden ayağa kalkabilir misin?

Şehir o kadar hızlı ve o kadar çok şey aynı anda oluyor ki, neresinden tutacağımızı şaşırmış durumdayız!

Her şeyin bu kadar hızlı ve yorucu olduğu bu dünyada üstüne “mış gibi” yaparak geziniyoruz, iyiymiş gibi yapıyor ve kapalı kapılar ardında ağlıyoruz (Ben çok yaptım.)

Oysa her şeyin darmadağın olduğu zamanlarda güç, hayatın sertliklerine kafa tutmaktan gelmez! Biliyorum maalesef son zamanlarda kişisel hayatlarımızda ve ülke gündeminde olan her şey öyle olmamız lazımmış gibi bir algı yaratıyor!

O kadar çok şey oluyor ki, kafa tutmaya ve savaşmaya başlıyoruz.

“Güç” denildiğinde her şeye kafa tutan, yenilmez birinin imgesi gözümüze gelebiliyor. Gerçek gücün çabadan geldiğini sanıp, ittirip çekebiliyoruz olmayacak yolları, ilişkileri, işi.. Yoga’da matın üstünde bile öyle. Çabayla yoga pozu yapılmaz. Sadece yapılır, sanılır.

Deneyimlediğim üzere gerçek güç, hayatın sertlikleri karşısında yumuşayabilme niyetiyle doğru orantılı. Ve burası kolay değil! Hayat sert dalgalarıyla üstüne gelirken zarif olmayı seçmek bence en ileri pratik!

Sertlikle inatlaşmak değil, yumuşamaya açılmak… İnatla böyle olacak diye ittirmek yerine elimizde olan ile olmayanın ayrımı yapabilme niyeti. İşte güç, tam orada…

Kalp sıkıştıran bir haber aldığınızda,
Uzun ve yorucu bir yola çıkarken,
Sevdiğiniz birini kaybettiğinizde,
Bir hastalıkla baş başa kaldığınızda,
Terk edildiğinizde,
İşten atıldığınızda,
Küçük düşürüldüğünüzde,
Ne yapacağınızı bilemediğinizde…

Hissettiğimize izin verebilmek, en gerçek ve sarsılmaz gücümüz…

Hissettiğimize izin verdikçe, iyileşiyoruz, inatlaştıkça değil!

Gerçek güç, yeri geldiğinde ağlayabilmeyi, yeri geldiğinde koşabilmeyi, yeri geldiğinde durabilmeyi, yeri geldiğinde geri adım atabilmeyi, yeri geldiğinde dağılmayı ya da dağıtmayı sağlar!

Gerçek güç; orada olanı görebilme niyetinde saklı.. En derinde yatan; kalbinizdeki gerçeğin yaşamla uyumunu görebilme araştırması…

Ve görmek istemediğinde de o hali de, dağılmışlığı da kapsayabilme hali..

Güç, düşmemek değil, düştükten sonra yeniden kalkıp kalkamadığınla ilgilidir.

Hepimiz hayatın farklı sahnelerinin içinde düşüyoruz! Önemli olan düşmemek değil, dostlar! Önemli olan düştükten sonra suçlu aramadan zarafetle yeniden kalkabilmek…

Düşe düşe düşmemeyi öğreniyoruz!
Dalında süzülen bir yaprağın gücü zarafetinde saklıdır.

Günün sorusu; düştükten sonra zarafetle yeniden ayağa kalkabilir misin?

İlginizi çekebilir: Birbirimizin bahçesini eleştirmek yerine kendi bahçemize çiçek dikebilir miyiz?

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.
İlgili Makale