X

In Pursuit of Wellness Serisi 9: Durmak için koşmak

Özünüze dönmeyi, sakinleşmeyi, kafanızı dinlemeyi, herkesten, her şeyden uzaklaşmayı istediğinizde doğanın iyileştirici gücünü eminiz ki defalarca keşfetmişsinizdir… Kuşların stresi azaltan sesi, denizin sakinleştirici etkisi, toprağın mis kokusu ve daha nicesinin ruhumuza, zihnimize iyi geldiği kesin. Pek çok araştırma da bu kanıyı doğrular nitelikte. Bütüncül sağlığı desteklemenin en etkili araçlarından biri olan ‘doğa’nın terapötik dokunuşları modern dünyanın getirdiği hızlı tempo ve yoğun kaygılarla baş etmenin adeta ilacı.

İyi oluşun güçlü destekçisi doğanın bu etkilerini ve çok daha fazlasını sağlayabildiğini bilen ve paylaşan wellness sektörünün öncüsü olan Global Wellness Institute da doğa ile wellness arasındaki ilişkiyi ‘Running to stand still’ isimli videosuna konu ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Sorumluluk Almak, Nöroçeşitlilik için Müzik, İyi Uyumak, Mutluluğa Doğru Dans Etmek, Kalpleri Bütüncül Olarak İyileştirmek gibi paylaşımlarını işlediğimiz Wellness Serisi’nden bu yazımızda ‘Durmak için koşmak’ konusunu ele alıyoruz.

Doğanın en güçlü parçası olan ‘su’yun belki de daha önce hiç fark etmemiş olabileceğiniz özel güçlerini ele alan videoda Castle Hot Springs isimli wellness ve inziva merkezinin pratiklerine, doğa ile neden ve nasıl bağ kurmamız gerektiğini vurgulayan yönlerine ve çok daha fazlasına değiniliyor. “Bazen yoğun bir hayattan kaçmak için en iyi yer suya girmektir.” mottosunu benimsemiş olan merkezin öncülerinden Amy Mcdonald, insanların sonunda en değerli varlıklarının sağlıkları olduğunu fark ettiklerini söylüyor ve ekliyor: “Burada yaptığımız her şey doğanın sakinliğinden, dinginliğinden ilhamla wellnessı, iyi oluşu desteklemek.” Dünyanın dört bir yanından, farklı kültürlerden gelen misafirleri ağırlayan merkezde fiziksel olduğu kadar duygusal, zihinsel, ruhsal dinlenmeye de fazlasıyla önem veriliyor ve misafirler doğanın tüm gücünden faydalanma fırsatı buluyor.

Dinlenmenin, iyileşmenin en önemli koşulu olduğunu söyleyen Castle Hot Springs’in wellness küratörü Colleen Inman, ihtiyacımız olan sakinliği doğadan alabileceğimizi ve tüm dinlendirici aktiviteleri doğada bulabileceğimizi belirtiyor. Doğanın gücünü size hatırlatacak ve doğa ile yeniden ve daha güçlü bir bağ kurmanıza ilham olacak videoyu izlemek için tıklayabilirsiniz:

İlginizi çekebilir: In Pursuit of Wellness Serisi 4: Geleceği tamamlamak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale