X

Daha fazla yiyerek kilo vermek hayal mi?

Uyurken, kanepede uzanmış boş zamanın tadını çıkarırken ya da sosyal medyada gündemi takip etmeye çalışırken daha hızlı çalışan bir metabolizma istemez misiniz? Daha hızlı bir metabolizma demek daha dinç, daha enerjik bir beden demek. Üstelik daha fazla yediğin halde kilo almamak demek.

Hadi ama bu cümleye tav olmayacak birisi var mı? Hızlı bir metabolizma arzusunu uyandırdığımıza göre şimdi harekete geçme zamanı. Eylem yoksa arzu değerini yitirir.

1. Kahvaltı yapmadan güne başlamayın

Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Bu cümleyi şimdiye kadar birçok kez duymuşsunuzdur ama sizin vaktiniz yok değil mi? Sabah kalkar kalkmaz bir şey yemek istemiyor olmak da bir bahane tabii. Ancak öğle yemeğine kadar bir şey yemediğiniz takdirde vücut savaş durumuna geçer ve metabolizma hızı yavaşlar. Vücut yaşamak için harcadığı enerjiyi minimuma çeker.

Vakti olmayanlar için; bir dilim tam buğday unlu ekmek üzerine iki tatlı kaşığı fıstık ezmesi ya da 1 yemek kaşığı süzme peynir sürmek iki dakika! Bu öneriler cazip gelmedi mi? O zaman bir porsiyon meyve tüketebilirsiniz. Yaz aylarının gözdesi karpuz güzel bir alternatif olabilir.

Karpuz, kahvaltı yapamayanlar için güzel bir alternatif olabilir.

2. Günde iki fincan yeşil çay için

Yeşil çayın metabolizma hızını artırdığı yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır. Yeşil çayın özündeki kafein, doğal olarak oluşur. Vücuda zarar veren serbest radikalleri uzaklaştırarak bedenin genel sağlığını korur ve aynı zamanda kilo kontrolüne destek verir. Ayrıca araştırmacılar yeşil çaydaki antioksidanların termojenik etki oluşturduğunu düşünüyor. Polikistik over hastaları ve tansiyon hastalarının yeşil çay tüketmesi ise sakıncalı.

3. Acıyı hayatınıza alın

Yemeklerinin yanında tüketeceğiniz jalapeno ya da kırmızı biber sindirim sırasında yakacağınız kalori miktarını artırarak metabolizmayı hızlandırmaya destek verir. Kırmızı biberin metabolizmayı hızlandıran doğal besinler arasında ilk 10 içerisinde olduğunu biliyor muydunuz?

4. Kas kütlenizi artırın

Ne kadar kas o kadar hızlı metabolizma! Gün boyunca yaşamınızı mümkün olduğunca hareketli tutmaya çalışın. Eğer işiniz masa başı ise masanızda otururken bacaklarınızla asansör hareketi yapabilirsiniz. Fiziksel aktivite, erken yaşlarda kemiğin mineral yoğunluğu ve boyutunu artırır, orta ve ileri yaşlarda ise korunmasına yardımcı olur, bu da osteoporoz başlangıcını ve gelişimini geciktirir. Fiziksel aktivite yaşlılarda güç ve dengeyi artırır, dolayısıyla da düşme ve kırık oluşma riskini azaltır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen fiziksel aktivite her gün en az 30 dakika orta tempoda yürüyüş.

5. Öğün aralarındaki süreyi uzatmayın

Metabolizmaya uzun süre bir besin girmediğinde, vücut hayatta kalma mekanizmasını devreye sokar ve metabolizma hızını yavaşlatır. Öğün atladığınızda vücut kıtlık durumuna geçer ve kalori yakımını yavaşlatır. Bunu önlemek için günü beş veya altı mini öğüne bölebilir ya da üç ana öğün ve aralarda sağlıklı atıştırmalıklar tüketebilirsiniz.

Öğün atladığınızda vücut kıtlık durumuna geçer ve kalori yakımını yavaşlatır.

Bu önerileri uyguladığınız takdirde hem gün içinde kendinizi daha zinde hissedebilir hem de açlık hissini kontrol altına alabilirsiniz.

6. Tüm ana öğünlerde protein tüketin

Vücudumuz yediğimiz besinlerin sindirimi için enerji harcar ve metabolizmamız da bu duruma yanıt verir. Vücut, proteini sindirmek için aynı miktarda karbonhidrat ve yağdan daha fazla kalori harcar.  Sonuç olarak da metabolizma hızı yükselir.

Tüm ana öğünlerde protein tüketirken tabii ki yağ oranı düşük proteinleri tercih etmek gerekir. EN iyi protein kaynakları; yumurta, balık, yağsız kırmızı et, derisiz tavuk ya da hindi göğsü, yağsız yoğurt, yağsız süt, fasulye, mercimek, kinoaprotein tüketirken tabii ki yağ oranı düşük proteinleri tercih etmek gerekir. EN iyi protein kaynakları;, chia tohumu.

Sağlıklı, zinde ve dengeli vücut için kendinize bir şans verin. Bugün belki de Güneş size göz kırpıyor.

Selin Şahin: Araştırmayı, içimdeki öğrenme ateşini hep canlı tutmayı, okumayı, kalemimi kağıtla buluşturmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi kendine görev edinmiş bir diyetisyenim. Psikoloji, felsefe, moda, spor, farklı tatlar, doğa ve hayvanlar ise ilgi alanlarım arasında. Üretmeyi ve üretim deviniminin içinde yer almayı seviyorum. Üniversite eğitimimden sonra sektörün önde gelen sağlık gruplarından birinde stajımı tamamladım. "Leptin Direnci ve İnsülin" alanında yazdığım tezimle mezun oldum. Şu anda ofisimde sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale