X

Arkadaşlık rafı teorisi ile hayatınızdaki toksik ilişkilerden kurtulun

Hayatımızdaki insanları bırakmak ya da enerjimizden çalan arkadaşlarımızla aramıza mesafe koymak kolay olmaz. Eğer öz saygı problemleri olan ve her soruna koşan bir insansanız durum çok daha zorlaşır. Araya sınır koyamamaktan kaynaklanan enerji kaçağı bazen o kadar artar ki aslında size iyi gelecek esas insanlara gereken değeri vermenizi önler. Bazen de herkesi memnun etme isteği o kadar fazladır ki kendi isteklerinizi görmekte ve düşüncelerinizi duymakta zorlanırsınız. Çoğunlukla size en az destek olan insanlar için fazla çaba sarf eder, gerçekten yanınızda olmaya çalışanları ise ihmal edersiniz. Toksik ilişkilerin yarattığı bu duygusal yükü ortadan kaldırmak için harika bir teknik olan “arkadaşlık rafı teorisi”, sosyal bağları yeniden düzenleme imkanı sunuyor. Size kötü davrandığını bilseniz bile içinden çıkamadığınız ilişkileri görmenizi kolaylaştırarak, odağı daha sağlıklı bağ kurabileceğiniz insanlara yönlendirmenize yardımcı oluyor.

Eğer siz de insanlara aşırı bağlanmaya ve fazla fedakarlık yapmaya yatkınsanız, arkadaşlık rafı teorisi ile bu toksik ilişkilerden kurtulabilirsiniz.

Arkadaşlık rafı teorisi nedir?

Arkadaşlık rafı teorisi, adı üstünde basit bir kitaplık veya raf sistemi gibi çalışıyor. Arkadaşları, size hissettirdikleri duygulara ve hayatınıza kattıkları değere göre sınıflandırarak ilişkileri yeniden düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Arkadaşları kendi içinde gruplara ayırma fikri kulağa faydacı bir yaklaşım gibi gelse de aslında bu metaforik yaklaşım, hayatınızdaki toksik ilişkileri fark etmenizi kolaylaştırıyor. Böylece hak etmediği halde sizden fazla emek, zaman ve enerji çalan insanları alt raflara yerleştirmenizi kolaylaştırıyor ve arta kalan enerjiyi daha doğru kişilere yönlendirmenize yardımcı oluyor.

Arkadaşlık rafı teorisine göre her arkadaşlık farklı raflarda yer alıyor. En üst raftakiler her gün görüştüğünüz iş arkadaşlarından oluşurken, sık haber almadığınız veya görüşmediğiniz kişiler orta raflarda yer alıyor. En alt raflara ise buluştuğunuzda eğlendiğiniz fakat kriz anında haber vermediğiniz arkadaşlar yerleşiyor. Bu durum, farklı raflardaki arkadaşlıkların değersiz olduğunu değil, hayatta nerede konumlanması gerektiğini gösteriyor. Nasıl ki bir kitaplıkta en üst rafa kolayca eriştiğiniz ve sık sık kullandığınız kitapları yerleştiriyor, altları arada bir baktığınız kaynaklara ayırıyorsanız, hayattaki arkadaş ilişkilerinde de aynı mantığı gözetmenizi öneriyor. Hayat şartlarının ve yaşamsal beklentilerin değişimine bağlı olarak raflar arası geçişlere de müsaade ediyor. Özetle, biriyle bağ kurma biçiminin zamanla değiştiğini kabul etmeye ve ihtiyaçlarınıza, isteklerinize göre yeniden düzenlenmesine yardımcı oluyor. Bu da sırf uzun süredir tanıdığınız için hayatınızdan atamadığınız ya da araya mesafe koyamadığınız kişileri katı bir “ya hep ya hiç” mantığıyla değerlendirmenizi önlüyor.

Arkadaşlık rafı teorisi size ne fayda sağlar?

Arkadaşlık rafı teorisinin en büyük faydası, insan ilişkilerindeki sınırları yeniden belirlemeye yardımcı olması. Bu teorideki sıralama, tekil olaylardan ziyade daha genel ve bütüncül şekilde değerlendiriliyor. Yani insanları tek bir olaya dayanarak puanlama ya da cezalandırma ile ilgili olmuyor. Daha çok kişisel bir ayna olarak çalışan bu sistem, başkalarını memnun etme ve kaygılı bağlanma eğilimleri karşısında harika bir yansıtıcı oluyor. Kendi öz değerinizin farkına varmanızı sağlayarak ilişkilerdeki ipleri elinize almanıza ve gereken yerde zor ama güçlü kararlar vermenize imkan tanıyor. Böylece size kötü davranan kişilerle aranıza set çekmekte zorlanmıyor ve size değer veren kişilere odaklanacak enerjiyi bulabiliyorsunuz.

Arkadaşlık rafı teorisi;

  • Sizi sürekli tüketen, sınırları aşan ve kendinizi değersiz hissettiren kişileri fark etmeye,
  • Toksik ilişkilerde geri adım atmaya,
  • Arkadaşlıkları daha sağlıklı bakış açısıyla değerlendirmeye,
  • Arkadaşlıkları çaba, enerji ve zaman üzerinden karşılıklı olarak değerlendirip doğru kişileri önceliklendirmeye,
  • Öz farkındalık aracı olarak çalışarak kişisel değerin farkına varmaya,
  • İlişkilerdeki sorunları yeniden ele alarak bağlantı biçimini şekillendirmeye, 
  • Düzeltilebilir konularda açık konuşarak iletişimi yeniden biçimlendirmeye

yardımcı oluyor. 

İdeal arkadaşlık rafı nasıl olmalı?

Sınırları netleştirerek duygusal enerjiyi koruyan ve sosyal tükenmişlik hissini engelleyen arkadaşlık rafı, tıpkı bir kütüphane rafı gibi işliyor. Her rafın taşıma kapasitesi ve amacı farklı olduğundan, sınırları korumak için bu katmanları doğru yönetmek gerekiyor. Hayatınızdaki ilişkileri bu teoriye göre yeniden düzenlerken şu katman stratejisini baz alabilirsiniz:

1. En üst raf

Taşıyıcı kolon olarak değerlendirilen bu raf hayatta karşılıklı güven bağı kurduğunuz ve kriz anında yaslanabileceğiniz sarsılmaz kişilerden oluşur. En güvenli ve değerli kişilerin yerleştiği bu raf, yanında maske takmadan rahatça hareket edebileceğiniz insanlara ayrılmıştır. Bu kişiler, zayıflıklarınızı şefkatle karşılar ve size karşı bir manipülasyon tekniği olarak kullanmadan yardımcı olmaya çalışır. Buradaka ilişkilerde karşılıklı çaba ve değer söz konusudur.

2. Orta raf

İkinci raf, yanında keyif aldığınız ve birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız kişileri kapsar. Ama bu kişilerle her gün konuşmaz ya da yanlarında çok özel konulardan bahsetmezsiniz. İş yerindeki meslektaşlar, liseden/üniversiteden arkadaşlar ya da hobi sınıfındaki kişiler bu gruba girer. Bu kişiler sırlarınızı açtığınız, fikir danıştığınız veya entelektüel sohbetler yaptığınız kişiler değildir. Dolayısıyla bu ilişkilerdeki beklenti çok düşüktür ve genellikle basit sosyalleşme ihtiyaçları üzerine kuruludur.

3. Alt raf

Üçüncü raf, yüzeysel bağlar kurduğunuz hafif bağlantıları kapsar. Sosyal ortamlarda karşılaşıp selamlaştığınız, ortak tanıdıklarınız olan ya da iletişimin belirli koşullarla sınırlı olduğu kişiler bu gruba girer. Bu nedenle bu gruptaki arkadaşlıklarda beklenti de kırılganlık da minimumdur. Dolayısıyla harcanan enerji düşük tutulmalı, gereksiz çabadan kaçınılmalıdır.

4. Dördüncü raf

Kitaplığın en alt rafı, hayatınızdan çıkarılabilecek ya da arşivlenecek ilişkileri kapsar. Çünkü bu grup; enerjinizi sürekli emen, karşılığında herhangi bir çaba göstermeyen ve size kendinizi değersiz hissettiren insanları kapsar. Sevinçlerinizi küçümseyen, başarılarınızı kıskanan, başarısızlıklarınızı yüzünüze vuran toksik kişiler hayatınızdaki herhangi bir rafa ait değildir. Onları hayatınızdan çıkardığınızda hiçbir şey kaybetmez, aksine çok değerli olan vaktinizi ve enerjinizi geri kazanırsınız.

Kaynak: self

İlginizi çekebilir: Hayatınızda mutlaka olması gereken 4 arkadaş tipi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale