X

12 adımda daha iyi bir ekip arkadaşı olmanın yolları

Çalışan herkes için geçerli bir istatistik varsa o da, yıl boyunca çalışma arkadaşlarıyla eşlerinden, sevgililerinden, ailelerinden ve evcil hayvanlarından daha çok zaman geçirdikleridir! Haftada ortalama 40 saat çalıştığınızı düşünürsek, çalışma arkadaşlarınızla yıl boyunca harcadığınız zaman 2000 saatin üzerinde demektir. Birlikte bu kadar zaman geçirdiğiniz insanlarla pozitif ilişkiler kurmaksa iş hayatında “hayatta kalmanın” ilk ve en önemli kurallarındandır! Evet, yan masanızda oturan çalışma arkadaşınızın gürültülü burun silme seanslarından hoşlanmıyor ya da diğerinin toplantılarda boş konuştuğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak iş hayatınızı çekilmez kılmamak için 12 adımda çalışma arkadaşlarınızla daha yapıcı ilişkiler kurabilirsiniz:

Minnetinizi ifade etmekten çekinmeyin

Bir insanla iyi ilişkiler kurmanın en kestirme yolu, ona içten bir teşekkür etmektir. Bu taktiği iş hayatınızda da uygulayarak, gün boyunca omuz omuza çalıştığınız iş arkadaşlarınızı onore edebilir ve onları rahatlatabilirsiniz.

E-posta ve telefonlara hızlıca cevap vermeye çalışın

Elbette herkes bir iş günü boyunca dalgınlıklar ve aşırı yoğun anlar yaşayabiliyor. Ancak iş yerinde sağlam bir yer edinmek istiyorsanız, birlikte çalıştığınız ekipten gelen e-postaları ve telefonları öncelikli saymalı ve bir an önce cevap vermelisiniz. Bu durum hem işin daha hızlı ve kolay halledilmesini hem de ekip arkadaşlarınızın kendilerini değerli hissetmelerini ve motive olmalarını sağlar.

Dedikodudan uzak durun

İnsanı ilişkilerde dengelerin en hızlı ve keskin şekilde değiştiği yerlerin başında ofisler gelir. Bu yüzden siz siz olun, asla dedikodu yapmayın ve dedikodu yapıldığını bildiğiniz ortamlarda bulunmayın. Aksi halde bugün dedikodusunu yaptığınız insanla yarın iyi geçinmeniz gerekebilir.

Mütevazı olun

Mütevazı olmayı, “kendini ağırdan satmanın” zıttı olarak nitelendirmeyin! İş hayatında güven kazanmanın anahtarı olan tevazu, çevrenize iddialı mesajlar vermekten ya da onlara tepeden bakmaktan çok daha iyidir.

Rahatsız edici alışkanlıklar edinmeyin

Unutmayın ki tıpkı evliliklerde olduğu gibi, birbirleriyle çokça zaman geçiren insanlar bazen tahammülsüzlükler yaşayabilirler. Bu tahammülsüzlüğü tetikleyecek alışkanlıklar edinmemelisiniz: İşe sürekli geç kalmak, kahve makinasının ayarlarıyla oynamak, eşyaların yerlerini değiştirmek gibi…

Ekibe yeni katılanlara destek olun

İş yerinde ilk gün daima stresli ve zordur. Bu yüzden ekibe yeni katılanlara karşı arkadaşça ve yol gösterici bir tavır takınmak onların bu zor günü kolayca atlatmalarına yardımcı olacaktır. Ve bu insanlar, iş yerinde tecrübe kazandıkça size duydukları minnet ve güveni hatırlayacaklardır.

Takım arkadaşlarınıza daima destek olmaya çalışın

Kaynaklarınızı paylaşın

Ne olursa olsun bireysel olmayın! Bir rapor yazdıysanız ve bu rapor övgü aldıysa arkadaşlarınızla yararlandığınız kaynakları paylaşmaktan kaçınmayın. Veya kimsede olmayan bir beceriniz varsa diğerlerinin de bu becerilerini geliştirmelerine destek olun.

İnsanların kişisel zamanlarına saygı duyun

İşler ne kadar yoğun olsa da herkesin bir özel hayatı olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın. Örneğin bir toplantı planlanandan erken bittiyse sırf zaman doldurmak için uzatmayın ki insanlar evlerine ya da sosyal hayatlarına gidebilsinler. Bunu yapmamanız uzun vadede antipati kazanmanıza neden olur.

Yanınızda atıştırmalıklar bulundurun

İlkokul yıllarında yanımızdan ayırmadığımız beslenme çantalarını hatırlayın ve yanınızda daima lezzetli ve sağlıklı atıştırmalıklar bulundurun. Bu şekilde asılan yüzleri güldüreceğinize emin olabilirsiniz!

Asiste edin

İyi bir ekip arkadaşı olmanın olmazsa olmazlarından biri de zor zamanlarda birbirini idare etmektir. Örneğin kişisel bir sorun, hastalık ya da benzeri problemler yüzünden çalışacak durumda olmayan iş arkadaşınızın iş yükünü paylaşın ve ona destek olun. İleride buna sizin de ihtiyacınız olabilir.

Ritüeller yaratın

Ekip ruhunu perçinlemek istiyorsanız sadece size özel ritüeller yaratın. Örneğin iş yükünüzün en yoğun olduğu günün son bir saatini sohbet edip lezzetli bir şeyler atıştırarak geçirin. Ya da hafta sonları birlikte katılabileceğiniz turnuvalar ve takım etkinlikleri organize edin ve bunu gelenekselleştirin.

İyi bir dinleyici olun

Sadece bir dinleyici değil, iyi ve “aktif” bir dinleyici olun. Ve size sorunlarından bahseden ekip arkadaşlarınıza onların sorunlarını analiz etmeye yarayan sorular sorun. Aranızdaki bağın zaman içinde kuvvetlendiğini göreceksiniz.

 

Kaynak:

http://blog.hubspot.com/

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

İş yaşamında ekip çalışmasının önemi

Business casual dosyası açılıyor: Bu kış ofiste uygulayabileceğiniz hem şık hem rahat trend önerileri

Ofiste sağlıklı bir gün için dikkat edilmesi gereken 6 önemli nokta

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale