X

Yaşamın her alanında yavaşlamak ve dengeyi bulmak için öneriler

Zaman zaman oradan oraya koştururken kendinizi ‘yeteeer’ diye bağırmaya ramak kalmışken bulduğunuz oluyor mu? Ardı arkası kesilmeyen toplantıların 5 dakikalık molalarında koştura koştura ‘atıştırdığınız’ yemekler ya da herhangi bir yere yetişmek için koşar adım, üçer beşer çıktığınız merdivenler? yavaşlamak

Yaşamın hızına yetişmeye çalışırken derin nefesler almak, yemeğimizi çiğnemek, kahkaha atmak, yüzüne bakarak konuştuğumuz insanlara gülümsemek gibi en basit şeyleri yapmaya, en temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya alan bırakmıyoruz. Hayatın hızına uyum sağlamadan yaşayabilmek gerçekçi olmadığı kadar, mümkün de olamayacak bir beklenti. Ancak bir şeylere ya da bir yerlere yetişmek için durmadan oradan oraya koşuşturan bedenimizin, ruhumuzun ve zihnimizin dinlenmeye ve nefes almaya ihtiyaç duyduğu da bir gerçek. 

Yaşamın hızına yetişmekte zorlanıyor, kendinizi gergin, tükenmiş, bunalmış ve yorgun hissediyorsanız aşağıdaki önerilerimiz hayatın hızını az da olsa yavaşlatmak, dengelenmek ve sakinleşmek için fazlasıyla işinize yarayabilir. 

Mindful beslenmeyi alışkanlık haline getirin

Çoğumuz için besleyici ve sağlıklı bir yemeği tadını çıkararak yemek oldukça iyi hissettiren bir durum. Peki, yemek yediğiniz tüm zamanı mesaj yazarak, mail okuyarak ya da bir şeyler izleyerek geçirdiğinizde; yapmanız gereken bir işin zihninizi meşgul ettiği, kendinizi gergin hissettiğiniz zamanlarda yediğiniz yemeklerin gerçekten tadını çıkardığınızı söyleyebilir misiniz?

Yemek yediğimiz anlarda zihnimiz başka şeylerle meşgul olduğunda, yemek yemenin verdiği zevkten ve yemenin mod yükseltici etkisinden faydalanamıyoruz. Mindful beslenme, yediğiniz yemeğe odaklanarak tadını, kokusunu, dokusunu ve bedeninizde gerçekleştirdiği tüm değişimleri duyumsamanıza olanak veren bir yavaşlama pratiği. Yemek yediğiniz anlarda tüm odağınızı yediklerinize verdiğinizde, sadece doymak için hızlıca bir şeyler atıştırmak yerine, hazırlama aşamasından doyma noktasına kadar tüm dikkatinizi bu deneyime aktardığınız için çok daha uzun süre tok hissettiğinizi ve ağzınıza giren her yudumun tadını çok daha yoğun şekilde duyumsadığınızı fark edeceksiniz. Mindful beslenme aynı zamanda yediğiniz yiyeceklerin kaynağını sorgulamanızı, besleyici yiyecekler tüketmenizi, doyma ve acıkma hissini daha bilinçli şekilde deneyimlemenizi de sağlayacağı için çok daha sağlıklı, kaliteli ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmanıza yardımcı olacak.

İlginizi çekebilir: Mindful beslenme: Yemek ile farkındalığın buluştuğu nokta

Kıyafet seçimlerinizde sürdürülebilir alternatiflere yönelin

Eskiden mevsimlere göre sadece kış, sonbahar, ilkbahar ve yaz aylarında yeni koleksiyon çıkaran markalar artık neredeyse her hafta yeni bir koleksiyon çıkaracak kadar hızlı üretim yapıyor. Daha yeni satın alınmış olan kıyafetlerin modasının birkaç ay içinde geçip gitmesi ve çok kısa sürede vadesini doldurması nedeniyle son yıllarda moda sektöründe üretilen dayanıksız, kullanışsız, kısa ömürlü ürünler zaten çok da ucuza alındıkları için, satın alındıktan çok kısa bir süre sonra çöpe atılıyor.

Üretim aşamasında çevreye zarar vermeyen; ürünlerinde daha sağlam, daha kaliteli ve uzun ömürlü malzemeler kullanan, kullanılamayacak hale geldiğinde geri dönüştürülebileceği gibi uzun yıllar hasar görmeden kullanılabilen sürdürülebilir seçimler yapmak, kıyafet seçimlerinde de yavaşlayabilmenin, moda sektöründeki bu hız odaklı, kaliteden yoksun dönüşüme bir ‘dur’ diyebilmenin en iyi yollarından biri.

Hali hazırda dolabınızda bulunan kıyafetleri koruyarak dikkatli kullanmak, zarar gören kıyafetlerinizi tamir ederek kullanılabilir hale getirmek; kullanılamayacak durumda olan kıyafetlerinizi çöpe atmak yerine toz bezi olarak kullanmak ya da alışveriş çantası gibi farklı tasarımlara dönüştürmek, ikinci el seçeneklere yönelmek, ihtiyacınız olduğu için yeni almanız gereken eşyalarda sürdürülebilir, yerel markaları tercih etmek ve en önemlisi de kullandığınız eşyaların hangi malzemelerden yapıldığı, nerede üretildiği, nasıl kullanılması gerektiği gibi bilgilerin yer aldığı etiketleri okuyarak bilinçli bir tüketici olmak, kıyafet seçimlerinizde nicelikten çok niteliği odağına almanıza yardımcı olacaktır.

İlginizi çekebilir: Doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir gardırop sahibi olmanın yolları

Tek başınıza doğada yürüyüşlerine çıkın

Her gün, birkaç dakikalığına bile olsa telefonunuzu evde bırakarak doğada yürüyüş yapmaya çalışın. Mümkünse ayakkabılarınızı çıkararak toprağa basın ve bastığınız yerle olan bağlantınızı hissedin. Doğanın kendi hızında akıp giden ritminden ilham alın ve sakinleştirici etkisini hissedin. Temiz havayı içinize çektiğinizde, bedeninizde ve zihninizde ne gibi değişiklikler olduğunu gözlemleyin. Hareket etmenin yanı sıra zihinsel olarak da rahatlamanıza, deşarj olmanıza ve doğayla bağlantı kurarak ritminizi yeniden düzenlemenize yardımcı olacak bu iyi yaşam pratiği, hayata mola vermek ve yavaşlamak için uygulanabilecek basit ama bir o kadar da etkili yöntemlerden biri.

Nefesi odağına alan meditasyon pratiklerini öz bakım rutininize ekleyin

İstediğimiz her anda yavaşlayabilmenin, zihnimizi ve bedenimizi bulunduğumuz ana getirebilmenin en kolay ve etkili yollarından bir diğeri de meditasyon ve nefes pratikleri. Zihninizin çok yoğun olduğu, yetişmeniz gereken çok fazla şeyin olduğu ve yaşamın hızına adapte olmakta zorlandığınız zamanlarda meditasyon ve nefes uygulamaları aracılığıyla ana gelebilmek zihninizdeki düşünceleri toparlamanıza, yavaşlamanıza ve biraz uzaklaşarak büyük resmi çok daha net görmenize olanak sağlayabilir. İçinde bulunduğunuz anla bağlantı kurabilmenize olanak veren beden farkındalığınızı ve nefesinizi çok daha iyi duyumsamanıza, yaşamın hızlı döngüsünden kendinize dönmenize yardımcı olacak meditasyon ve nefes pratiklerini düzenli olarak uygulamaya başladığınızda çok daha yavaş ve emin adımlarla ilerlemeyi de öğreneceksiniz. 

İlginizi çekebilir: Meditasyon nedir? 3 temel meditasyon tekniğine dair bilgiler

Yoga ve QiGong gibi ‘yavaş’ egzersizleri deneyimleyin

Yoga, hem bedeninizi esnetmek hem de yaptığınız egzersizle bedeninizi olduğu kadar zihninizi de rahatlatmak, yavaşlatmak ve daha fazla anda kalabilmek için uygulayabileceğiniz en iyi egzersiz türlerinden biri. Dengeyi ve sakinliği odağına alan yoga pozları, bedeni yavaşlatmanın yanı sıra bedenimizle olan bağlantımızı güçlendirmemize de yardımcı oluyor. Yogayı daha önce denediyseniz ve size uygun olmadığını düşünüyorsanız seçenekleriniz elbette bununla sınırlı değil.

Oldukça yavaş uygulanmasıyla ve zihni de bedensel pratiğe dahil etmesiyle bilinen bir başka egzersiz türü de QiGong. Geleneksel Çin öğretilerinde yaşam enerjisi anlamına gelen “Qi” enerjisinin dengeli ve düzenli bir şekilde bedende akmasını sağlayan çalışmaların tamamını kapsayan QiGong’da nefes dikkatli ve bilinçli bir şekilde kullanılarak “qi” enerjisi kol ve bacaklarda açığa çıkarılmaya çalışılıyor. Daha önce hiç duymadıysanız, aşağıda nasıl uygulandığını izleyebilir, hatta deneyebilirsiniz.

Seyahat deneyimlerinizde niceliğe değil niteliğe önem verin

Seyahat zamanlarınızı çok daha farkında, her dakikasının tadını çıkardığınız deneyimlere dönüştürebilmek de yeni yerler keşfederken yavaşlamanın en kolay yollarından biri. Olabildiğince çok şey görmek, olabildiğince fazla deneyim yaşamak, olabildiğince fazla insanla tanışmak yerine seyahate dair her şeyi derinleştirerek yaşamayı odağına alan mindful seyahati uygulayabilmek, yaşamınıza yavaşlığı davet etmenin bir başka yolu. Seyahat ederken mümkün olabildiğince az eşya taşımak, sadece gittiğiniz yerde değil yolculuk sırasında da anın tadını çıkarmak, gittiğiniz yerin kültürüne, diline, orada yaşayan insanların alışkanlıklarına dair bilgiler edinerek seyahatinizi turistik değil ‘yerel’ deneyimlerle taçlandırmak, sadece oturup gözlem yapacağınız uzun zaman dilimleri yaratmak, deneyim günlüğü tutmak gibi uygulamalarla seyahat deneyimlerinizi de daha yavaş ve doyuma ulaşarak gerçekleştirebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Tatilde de anın tadını çıkarabilmek: Mindful seyahat nedir, mindful gezgin kimdir?

Ebeveynlik stilinizi ve algınızı değiştirin

Hızla akıp giden hayatta bir de ebeveynlik gibi önemli bir sorumluluğunuz varsa yavaşlamak ve sakinleşmek konusunda çok daha fazla zorlanıyor olabilirsiniz. En az kendiniz kadar sorumlu olduğunuzu hissettiğiniz çocuğunuzun hayatını kontrol edebilmek hiç şüphesiz hızlı, çevik, pratik ve tehlikeler karşısında tetikte olmayı gerektiriyor. Peki, çocuğunuzdan ya da çocuğunuzla ilgili konularda kendinizden beklediklerinizin dozunu zaman zaman kaçırıyor olabilir misiniz?

Yorulmadan, tükenmeden, tahammül seviyenizin sınırlarını zorlamadan daha ‘yavaş’ ebeveyn olabilmenin püf noktası da temelinde farkındalığı içeriyor. Toplum tarafından ebeveynlere atfedilen rolleri sorgulamadan kabul etmemek, hem kendimizi hem de çocuğumuzu tanımak ve anlamak için alan ve zaman bırakmamak ebeveynliğin yorucu ve tüketici olmasının en önemli sebeplerinin başında geliyor. Hızlı ve kaygılı bir süreç olan ebeveynlik deneyiminizi biraz yavaşlatmak için mükemmeliyetçi beklentilerinizi tekrar gözden geçirmeyi, üstünüze aldığınız tüm sorumlulukları ailenin diğer üyelerine paylaştırmayı (bu üyelere tabii ki çocuğunuz da dahil), herkes gibi olmanız gerekmediği düşüncesini kendinize sürekli hatırlatmayı, kendi ihtiyaç ve isteklerinizi önceliklendirmeyi deneyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kontrolü elinize alın: Ebeveynlik stresini yönetmenize yardımcı olacak 7 etkili öneri

Teknolojiden mümkün olabildiğince uzak durmaya çalışın

Sabah uyandığınız andan gece uyuduğunuz saate kadar en çok nerede zaman geçirdiğinizi hiç düşünmüş müydünüz? Siz düşünmeden biz söyleyelim: Telefonda konuşarak, internette sörf yaparak ya da sosyal medyada amaçsızca dolaşarak.

Pandemi sonrası dönemde hayatımıza adeta entegre olan teknoloji ve beraberinde getirdiği yenilikler o kadar hızlı ki, her saniye değişen ara yüzlere, özelliklere ve yeni kullanım şartlarına ayak uydurabilmek neredeyse imkansız hale geldi. Üstelik işle ilgili her konuda ihtiyaç duyduğumuz ve kullanmak zorunda olduğumuz akıllı telefon, bilgisayar, tablet gibi cihazların ve internetin kullanım alanı sadece iş yaşamıyla ya da ihtiyaçlarımızla da sınırlı değil. Boş zamanlarımızın da çoğunu, zorunlu olmadığımız halde, ekran karşısında geçirmek hepimiz için alışkanlığa dönüştü. Teknolojinin yaşamımıza getirdiği kolaylıklar bir yana, oldukça kısa bir sürede çok fazla değişimin yaşandığı bir alanı hayatımızın her alanına bu kadar dahil etmek yavaşlamamızın ve nefes almamızın önündeki en büyük engellerden biri.

Yavaşlayabilmek içinse teknoloji kullanımına ara verebilmemiz ve kontrol altında tutabilmemiz özellikle şu dönemde olmazsa olmaz. Teknoloji kullanımınızı sınırlandırmak için yapabileceğiniz en etkili şeylerden biri, vücutta melatonin hormonu salınımının arttığı ve bedeninizin rahatlama moduna geçtiği akşam saatlerinde, mümkünse uykuya geçmeden 2 saat önce yapay ışık yayan, teknolojik tüm cihazlarınızı uyku moduna almak ya da kullanmayı bırakmak. Benzer şekilde eğer mümkünse gün içinde de 1-2 saatliğine telefonunuzu uçak moduna alabilir, kendinize yavaşlamak ve diğer işlerinize daha iyi odaklanmak için alan yaratabilirsiniz.

Yaptığınız şey her ne olursa olsun üstünüzde baskı yaratmayın

Yapabildiklerimizdense yapamadıklarımıza, iyi olduğumuz şeylerdense eksik olanlara, bardağın dolu tarafındansa boş tarafına odaklanmak hepimizin düştüğü en büyük yanılgılardan biri. Neyi yapmadığınızı ya da yapamadığınızı değil, ne kadar yapabildiğinizi ve gösterdiğiniz çabayı görmeye başladığınızda bir şeylere ulaşmak ya da bir şeyler başarmak için koşmak zorunda olmadığınızı anlayacaksınız. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret etmek tabii ki takdir etmeniz gereken bir davranış, ancak elinizden gelenin en iyisinin ‘ne çok az, ne çok fazla; olması gerektiği kadar’ olduğundan emin olun ve kendinizi ‘mükemmele’ şartlayarak üstünüzde ekstra stres yaratmayın.

Hızla akıp giden hayatın içinde sürüklenirken yavaşlamaya ve durmaya çalışmak hiç şüphesiz zor bir iş. Ancak bu hızın bir parçası olmak yerine kenara çekilip gözlemci olmayı başarabildiğinizde, yavaşlamanın hayatınıza neler getirdiğine inanamayacaksınız. 

Yavaşlamanın neden önemli ve gerekli olduğunuz, yavaşladığınızda yaşamınızda nelerin değişeceğini merak ediyorsanız Yavaş Hareketi: Yavaş Yaşam Felsefesi (Slow Movement) nedir? Yavaşlamak bize neler kazandırır? Yavaş Hareketi: Yavaş Yaşam Felsefesi (Slow Movement) nedir? Yavaşlamak bize neler kazandırır?  yazımızı okuyabilirsiniz. Yavaş hareketinin iyi yaşamla olan bağlantısını ve yavaş ebeveynlik, yavaş seyahat, yavaş yemek gibi trendlere dair detayları ise İyi yaşamın her alanında yavaş olmak: Yavaş ebeveynlik, yavaş yemek, yavaş seyahat ve çok daha fazlası yazımızda bulabilirsiniz. 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Hayallerinizi büyütürken yanınızda: Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi

Girişimci kadın olmanın, sadece bir iş kurmak değil; aynı zamanda binbir çeşit sorumluluğu, hayalleri ve o hiç bitmeyen “her şeye yetişme” çabasını aynı anda yönetmek olduğunu biliyoruz. Bazen bir kahve molasında alınan o kritik karar, bazen de gece geç saatlerde anca bitirilen evrak işleri… Hayatın bu yoğun temposunda, yanınızda sadece finansal bir güç değil, aynı zamanda yükünüzü hafifletecek bir yol arkadaşı olsun istersiniz.



Tam da bu yüzden, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alması yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin ve toplumsal dönüşümün en önemli itici güçlerinden biri olarak görülüyor. Bu ihtiyacın farkında olan Türkiye İş Bankası ise uzun yıllardır attığı adımları somut çözümlerle destekleyerek, girişimci kadınların işlerini büyütmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine katkı sunmaya devam ediyor.

Bu yaklaşımın bir yansıması olarak Türkiye İş Bankası tarafından hayata geçirilen “Girişimci Kadın Destek Paketi”, işini büyütmek, yeni fırsatlara adım atmak ve finansal gücünü artırmak isteyen kadınlara kapsamlı bir destek sunarken; bankayı yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine taşıyarak, girişimcilik yolculuğunda güçlü bir çözüm ortağı haline getiriyor.

Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi Avantajları:

  • Finansal Adımlarda Esneklik: İşinizi bir adım öteye taşımak için ihtiyacınız olan sermaye bazen en büyük soru işaretidir. Bu süreci daha kolay yönetebilmeniz için Girişimci Kadın Destek Paketi’ne başvurun, uygun faiz oranlarından ve vade seçeneklerinden yararlanın. Böylece bütçenizi zorlamadan, sadece büyüme planlarınıza odaklanabilirsiniz.
  • İşlemlerde Masrafsızlık Ayrıcalığı: Gün içinde kaç tane havale veya EFT yaptığınızı saymak zorunda kalmayın diye; paket kapsamında kredi kullanan girişimcilere özel, tam bir yıl boyunca İşCep ve İnternet Şubesi üzerinden yapacağınız 100 havale ve 50 EFT işlemi tamamen ücretsiz. Küçük görünen ama birikince fark yaratan bu muafiyet avantajları operasyonel yükünüzü azaltıyor.
  • POS ve Teminat Çözümlerinde İndirim: Satış ağınızı genişletirken POS kullanım ücretlerinde sağlanan indirimler ve avantajlı komisyon oranlı teminat mektupları ile işinizi kolaylaştırıyor.
  • Ücretsiz Çek Karnesi: İlk kez 10 yapraklı çek karnesi alan girişimci kadınlara, ticari itibarlarını ve ödeme planlarını yönetirken yanlarında olacak çek karnesi bu destek paketi kapsamında ücretsiz sunuluyor. İş dünyasındaki imzanız, cebinize ek bir maliyet getirmeden değer kazanıyor.
  • Girişimci Kadınlara Özel Kapsayıcılık: Bu desteklerden yararlanmak için sadece tek başına bir işletme sahibi olmanız gerekmiyor. İster gerçek kişi tacir olun, ister hisselerinin çoğunluğu kadınlara ait bir şirketin ortağı, isterseniz de yönetiminde söz sahibi olduğunuz bir yapının parçası; işini büyütme vizyonu olan her girişimci kadın bu avantajlı dünyaya dahil olabiliyor.

Kendi hikayesini yazan, üretimden ve yaratıcılıktan beslenen tüm girişimci kadınlar için bu paket, sadece teknik bir destekten fazlası; bir güven oyu. Bu ayrıcalıklarla tanışmak,  size en uygun seçenekleri değerlendirmek ve detaylı bilgi almak için linki incelemeniz yeterli.

Birlikte büyüyeceğimiz, emeğinizin karşılığını her adımda daha güçlü hissedeceğiniz güzel günlere…

Bu makale Türkiye İş Bankası katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale