X

Vücudu ağır metallerden arındıran detoks içeceği tarifi

Cıva, kurşun, uranyum alüminyum gibi ağır metaller, yediğimiz yiyeceklerle soluduğumuz havayla, içtiğimiz suyla ya da derimizden absorbe edilerek vücudumuza girebiliyor ve sağlığımız için ciddi bir tehdit oluşturuyorlar. Toksik madde olarak vücuda alınan ağır metaller, insan vücudundaki birçok ciddi hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Diş dolgusu, aşı ya da deniz ürünlerinde bol miktarda bulunan ağır metaller, vücudu zehirleyerek sağlıklı işleyişini sekteye uğratabiliyor.

Ağır metallerin insan sağlığına etkileri

Vücuda fazla miktarda alınması ağır metal zehirlenmesine yol açabilen ağır metaller, aslında toprakta doğal olarak bulunan ve dolayısıyla da tarım, tıp ve ilaç endüstrisinde kullanılan, toprakta yetişen tüm ham malzemelerin yapısında bulunan elementler. 

Yiyeceklerin büyük çoğunluğu bir miktar ağır metal içerdikleri için vücudumuzda da çok az da olsa ağır metal bulunuyor. Örneğin, çinko, demir ve bakır gibi vücudun temel fonksiyonlarını yerine getirmesi için hayati bir öneme sahip bazı ağır metaller, yüksek miktarda alındıklarında vücut için toksik hale gelebiliyor. 

Ağır metal zehirlenmesi, vücudunuzun yumuşak dokuları belirli bir metalden çok fazla miktarda emdiğinde meydana geliyor. İnsan vücudunun toksik miktarlarda emebileceği en yaygın metaller arasında merkür, kurşun, kadmiyum, cıva ve arsenik bulunuyor.

Bu metallerin yüksek konsantrasyonlarda bulunduğu bazı gıdalar (özellikle deniz ürünleri ve kırmızı et), hava veya su kirliliği, yüksek dozlarda alınan bazı takviyeler ve ilaçlar , sağlığa zararlı metal saklama kapları, egzos dumanı ve hatta kurşun bazlı boyalar bile ağır metal zehirlenmesine yol açabiliyor.

Özellikle büyük şehirlerdeki endüstriyel atıklar nedeniyle yaşanan çevre kirliliği, egzos dumanına fazla maruz kalmak ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları ağır metal zehirlenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve ağır metallere çok fazla maruz kalan kişilerde, ağır metallerden ve diğer toksik maddelerden arınabilmek için vücudun belirli dönemlerde temizlenmesi, yani detoks oldukça önemli. Vücudu toksinlerden temizlemek için meyve ve sebze gibi temizleyici yiyecekler yiyebilir, detoks etkili sebze suları ya da çorbalar içebilir, detoks suyu hazırlayabilir, sıcak yoga ya da sauna gibi bol miktarda ter atabileceğiniz aktiviteler yapabilir ya da nefes tekniklerinden faydalanabilirsiniz.

Sağlıklı yaşamı benimsemiş bireylerin birçoğu, detoks programına beslenme düzeninde yaptığı değişikliklerle başlıyor. Yeşil sebzelerin suyunu içmek ise en sık karşılaşılan yöntemlerden. Yeşil sebzelerle kolaylıkla hazırlayabileceğiniz sebze suyuyla, günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılamanın yanı sıra, antioksidan etkisiyle vücudunuzu kolayca temizleyebilirsiniz.

Ağır metal temizliği için detoks içeceği tarifi

Bugün sizlerle paylaşacağımız detoks içeceği, karaciğeri güçlendiren, ağır metalleri vücudunuzdan uzaklaştıran ve yok etmenize yardımcı olan bir karışım. Bol miktarda antioksidan sebzeyle hazırlanan bu mucizevi karışım sayesinde ağır metallerin vücudunuzdan atılmasına destek olabilirsiniz.

Malzemeler:

– 2 küçük ya da 1 büyük boy pancar
– 4 fincan doğranmış lahana
– 2 fincan doğranmış kereviz sapı
– 1 orta boy salatalık
– Yarım limon
– 1 demet maydanoz
– 1 demet kişniş
– Ortalama 5cm boyutunda taze zencefil

Hazırlanışı:

1. Tüm malzemeleri iyice yıkayın. Eğer imkanınız varsa, aldığınız tüm malzemelerin organik, taze ve mevsiminde olmasına dikkat edin.

2. Tüm malzemeleri katı meyve sıkacağına atın ve suyunu çıkarın. Katı meyve sıkacağınız yoksa blender kullanabilirsiniz. Blenderda malzemelerin posası da içeceğinize gireceği için, içimi sizi biraz daha zorlasa da lif de almış olacaksınız. Ancak yine de posa almak istemiyorsanız, blenderdan sonra içeceğinizi süzebilir ve öyle içebilirsiniz.

Bu karışımı düzenli olarak haftada bir kez tükettiğinizde vücudunuzun ağır metallere karşı çok daha toleranslı hale geldiğini göreceksiniz. Ne kadar yoğun olursanız olun, hiçbir şeyin sağlığınızdan daha önemli ve değerli olduğunu unutmayın. Afiyet olsun!

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale