X

Yalnız vakit geçirme sorunsalı: keyif mi bekleme mi?

Birçok insan, tek başına vakit geçirmenin tadını bilir. Özellikle belli bir olgunluğa eriştikten sonra hayatını paylaştığı biri de olsa tek başına vakit geçirmenin keyfi ayrıdır. Ancak tek başına geçirilen bu vakti evlenmek, çocuk sahibi olmak veya aradığınız arkadaşı bulmak için bir bekleme süresi olarak görüyorsanız, ömrünüzün o değerli yıllarını boşa harcıyorsunuz demektir.

ABD’li blog yazarı Starre Vartan da Mother Nature Network için kaleme aldığı “Neden tek başıma vakit geçirmeyi seviyorum” başlıklı yazısında, bu konuyu ele alıyor. Uplifers olarak Vartan’ın makalesini sizin için özetledik:

Tek başına seyahat etmek yeni insanlarla tanışmanın en iyi yollarından biridir.

Uzun süreli iki ilişkim oldu. İlki yedi yıl sürdü, ikincisi ise beşinci yılında hala devam ediyor. Şunu itiraf etmeliyim ki, iki ilişki arasında bekar olduğum dönem, benim için çok daha kolay geçen günlerdi. Yeniden bir ilişkiye girmiş olsam bile, bazı şeyleri hala tek başıma yapmayı seviyorum. Tek başıma kahve içmek veya kitap raflarına dalmak, sinemaya gitmek hatta tek başıma seyahat etmek bunlardan bazıları.

Tek başına yemek yemenin keyfi

Tek başına vakit geçirmeyi sevmeyen insanlara tavsiyeler veren bu kadın kim diye düşünebilirsiniz. Ben, bu konuda gerçek bir uzman olduğumu söyleyebilirim. Tek başıma akşam yemeği yemekten veya bir mekana gidip tek başıma bir şeyler içmekten, ormanda yalnız yürüyüş yapmaktan kesinlikle hiçbir rahatsızlık duymam. Üstelik bunun günümüzde son derece önemli olduğunu düşüüyorum. Küçük ailelerde büyüyüp daha sonra evlenen ve çalışan insanlar için tek başına vakit geçirmek önemli bir konu.

Sinemaya tek başına gitmenin keyifli bir aktivite olduğu görüşünde.

Geçtiğimiz akşam dışarı çıkıp hayatımın en güzel akşam yemeklerinden birini yedikten sonra etrafıma bakıp düşünmeye başladım. Restoranda yalnız başına yemek yiyen tek kadın bendim. Bununla birlikte erkekler tek başına dışarı çıktığında, evde kalan kadınların ekmeğin üstüne fıstık ezmesi sürüp, yalnızlığın tadını nasıl da çıkardığını düşündüm. Peki erkekler de aynı şekilde evde oturmaktan keyif alıyorlar mı?

Cinsiyetinize bakmaksızın eğer yalnız başınıza yemek yemekte rahatsız oluyorsanız, aslında birçok şeyi kaçırıyorsunuz demektir. Neden mi? Yanıtı oldukça basit; çünkü yalnız başına yemek yemek başkalarıyla yemek yemekten çok daha keyifli olabilir. Öncelikle, tam olarak istediğiniz şeyi sipariş edebilirsiniz, karşınızdaki kişiye değil yediğiniz şeye konsantre olabilirsiniz. Ayrıca rastgele önünden geçerken ilginizi çeken bir yeri deneme şansınız daha yüksek olur.

Yalnızlıktan korkup daha fazla yalnızlaşmak

Üstelik bunu söyleyen sadece ben de değilim. School of Business’tan pazarlama profesörü Rebecca Ratner “İnsanlar, sadece yalnız oldukları için bazı şeyleri yapmamaya karar veriyorlar. Oysa yalnızken dışarı çıksalar ve bir şeyler yapsalar çok daha mutlu olacaklar” diyor. Rather ve Prof. Rebecca Hamilton, Journal of Consumer Research dergisinde yalnız yapılan aktivitelerle ilgili beş farklı bilimsel çalışmayı bir araya getirmişti. Araştırmacılara göre tek başına eğlenen kişiler, kendilerini izleyen kişilerin asla onlara eşlik etmeyeceğini düşünüyor. Bu da birçok kişiyi, tek başına eğlenmekten uzaklaşmaya itiyor. Araştırmacıların bu teoriyi test etmek için öğrenciler üzerinde yaptığı soru-cevap çalışması da aynı sonucu destekliyor.

Tek başına olmak, sizi dış dünyaya, yeni insanlara daha açık hale getirir.

Oysa bilenler bilir, tek başına seyahat etmek yeni insanlarla tanışmanın en iyi yollarından biridir. Bir arkadaşınız veya sevgilinizle dışarı çıktığınızda bir balonun içinde olduğunuzu düşünün, kendi başınıza kaldığınızda bu balon patlıyor ve dış dünyaya, yeni insanlara daha açık hale geliyorsunuz. Bunun ne kadar eğlenceli olduğunu keşfetmelisiniz.

Başka insanların tek başınıza yaptığınız aktivitelerle ilgili ne düşünecekleri konusunda endişeleniyorsanız, bu yaptığınızdan daha az keyif alırsınız. Eğer çok zorlanıyorsanız, ilk başlarda yanınıza bir kitap veya dergi alın ama okumayın. Etrafınıza bakın, yemeğinizin tadını çıkarın, başkalarını izleyip, anılarınızı düşünmenin tadını çıkarın. Kendinizi keşfedin.

Kaynak:
Mother Nature Network

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale