X

In Pursuit of Wellness Serisi 6: Sorumluluk almak

Wellness sektörünün öncüsü olan Global Wellness Institute’un önemli konulara değindiği, uzman görüşlerini ve deneyimlerini içeren videoları bir araya getiren ‘Wellness Serisi’nde yer alan pek çok içeriği geçtiğimiz haftalarda sizlerle paylaşmıştık. İyi Uyumak, Mutluluğa Doğru Dans Etmek, Kalpleri Bütüncül Olarak İyileştirmek daha önce ele aldığımız konular arasındaydı. Bu yazımızda ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladığımız bu haftaya uygun olabileceğini düşündüğümüz ‘Sorumluluk Almak’ (Taking Charge) videosuna değiniyoruz. Kız çocuklarının karşılaştığı zorluklara dikkat çeken bu videoda umut verici adımlar da yer alıyor.

Dünya genelinde yaklaşık 132 milyon kız çocuğunun okula gitmediğini, yaklaşık 650 milyon kadının ise 18 yaşından önce evlendirildiğini biliyor muydunuz? Özellikle gelişmemiş yoksul ülkeler başta olmak üzere dünya üzerinde kız çocuklarının karşılaştıkları zorluklar oldukça fazla. Cinsiyet ayrımcılığından eğitim haklarının ellerinden alınmasına, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmaktan gerekli sağlık ve hijyen ürünlerine erişememeye kadar ciddi sorunlar ile yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Küçük yaşlarından itibaren yaşamın ağır yükünü omuzlarında hissetmeye başlayan kızlar, çocukluklarını yaşayamadan evlendirilip çocuk sahibi oluyorlar, pek çok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyorlar ve eğitimden, iş hayatından tamamen koparılarak adeta toplumun küçük, sessiz bir köşesine sıkıştırılıyorlar.

Wellness Serisi’nin ‘Sorumluluk Almak’ videosunda ise içimizi umutla dolduran gelişmelere imza atan, kar amacı gütmeyen ‘Soy niña, soy importante’ yardım kuruluşu, Dominik’te yaşayan kızların sağlıklı gelişimini desteklemek ve cinsiyet eşitliğini sağlamak için önemli çalışmalar yürütüyor. Bölgede yaşayan kızların, karşılaştığı zorluklara rağmen güçlü durabilmelerini, fiziksel, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini ve en önemlisi hak ettikleri ilgiyi, değeri görmelerini sağlayan Soy niña, soy importante, kız çocuklarına daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu gösteriyor. Şu ana kadar bölgede 1300’den fazla kız çocuğunun yaşamına dokunan ve onlara, çocukların tabiriyle ‘nefes alabilecekleri’ bir alan açan kuruluşun çalışmalarına ve daha fazlasına tanık olmak için videonun tamamını izleyebilirsiniz:

İlginizi çekebilir: In Pursuit of Wellness Serisi 4: Geleceği tamamlamak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale