X

Yoga ile odaklanma problemini hayatınızdan silin

yoganın odaklanma problemi üzerindeki etkisi

Gün boyunca, sabah uyandığımız andan gece uyuduğumuz zamana kadar geçen dönemde farkında olmadan ne çok farklı iş ile meşgul olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Uyanıyoruz, ertesinde çocuklarımız varsa okul için onları hazırlıyoruz, işe gitmek için hazırlanıyoruz, işte birçok farklı görevi tamamlıyoruz, iş çıkışı spor yapabiliyoruz, sinemaya gidebiliyoruz, arkadaşlarımızla vakit geçirebiliyoruz veya akşam yemeğini hazırlamak üzere eve dönüyoruz.

Tüm gün boyunca, bunca farklı aksiyon esnasında, hepimiz aklımızda birçok düşünce ile dolaşıyoruz; ‘bir sonraki gün ne pişireceğim’, ‘bir sonraki güne işimi yetiştirebilecek miyim’, ‘bu ay harcamalarımı doğru değerlendirebiliyor muyum’ veya ‘daha fazla kilo verebilecek miyim’ gibi.

İşte tüm bu endişe ve korkuların kısır döngüsünde, çağımızın hastalığı olarak nitelendirilen bir durum çıkıyor ortaya; ‘’konsantre olamama’’ yani konsantrasyon sorunu.

Konsantrasyon, aklımızın tek bir noktaya, sürekli olarak odaklı kalabilmesi halidir. Gün içerisinde e-mailler, telefonlar, iş seyahatleri ve toplantılar ile geçen yoğunlukta; tüm hedeflerimizi tamamlayabilmek için zamanımızı iyi kullanmamız, yani aklımızı uğraştığımız iş üzerine yoğunlaştırmamız da zorlaşmaktadır.

Peki, odaklanma problemi hayatımızı nasıl etkiliyor?

 Günlük işlerimizde gecikmeler yaşıyoruz ve planladığımız iş akışlarını tutturmamız mümkün olmuyor. Zamanımız tüm hedeflerimizi gerçekleştirmeye yetmediğinden, stres ve endişe döngüsü başlıyor; yetiştiremediğimiz her iş için, üzerinde çalışmakta olduğumuz işe konsantre olamıyor ve bu durum ‘’yapamadığımız’’ herşey için daha fazla endişe duymamıza neden oluyor.

Yoga işte tam bu noktada devreye giriyor. Seanslar kapsamında katılacağımız nefes, duruş ve meditasyon çalışmaları, aklı sakinleştirmeyi hedefliyor. Nefes çalışmaları ile özellikle  nefesimizi izleme ve yogik nefes uygulamaları ile odaklanmak kolaylaşıyor. Daha uzun süre odaklanabilir hale geliyoruz.

Yoga duruş çalışmalarında, özellikle denge duruşları yüksek konsantrasyonu hedefleyerek, tüm seans boyu yoğun odaklanmanın bir egzersizi halinde gerçekleşiyor. Sonuçta katıldığınız her seansta vücudumuza, dengemize ve aynı anda nefesimize odaklanmış oluyoruz.

Meditasyon çalışmaları, vücut farkındalığı ve aklın en sakin olduğu durumun amaçlandığından, (dolayısı ile stres ve endişeyi akıldan ve bedenden tamamiyle uzaklaştırmayı hedefleyen) evrenin enerjisine odaklanabilmemiz için temel yol gösterici niteliği taşıyor. Seanslarda içerilen gevşeme bölümleri ile, özellikle akıl yorgunluğu ile birikmiş gerginliği vücuttan boşaltılması ile, tam bir gevşeme hali yakalanabiliyor. Bu gevşemeler, uzun dönemde konsantrasyon yeteneğimizi arttırmamızı ve böylece çalışmalarımız esnasında kolaylıkla ‘’odaklanma’’ aşamasına geçebilmemizi sağlıyor.

 Konsantre olamıyorum, günlük iş planımı tam anlamıyla gerçekleştiremiyorum veya bir türlü dikkatimi yaptığım işe veremiyorum diyorsanız, siz sevgili okurlarımız için bir çözüm önerimiz var; Yoga ile konsantrasyon yeteneğinizi geliştirirken, zindeliğinizi de korumaya devam edebilirsiniz.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale