X

Şu sıralar herkesin dinlediği gününüzü kurtaracak 10 podcast önerisi

Sabah trafiğinde, bilgisayar başındaki uzun süreli görevlerde ya da gün sonunda üzerinizdeki yorgunluğu atmak için soluğu çalma listelerinde alanlardan mısınız? O halde bunun ne kadar hayat kurtarıcı bir lüks olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Fakat bazen en favori çalma listemizi açtığımızda bile zihindeki gürültüyü susturamaz ve aradığımız rahatlamayı bulamayız. Söz ve müzik önde akıp gitse bile arka planda zihnimizde duyduklarımız çok daha farklıdır ve bizi hayatta ilerlemekten, hedefleri görmekten ya da mantıklı kararlar vermekten alıkoyar. İşte böyle anlarda ufkunuzu açacak, sizi yeni bir rahatlama tekniğiyle tanıştıracak ya da sadece kafa dağıtmanızı sağlayacak bir podcast dinlemek harika bir fikir.

Size sorunlarınızda yalnız olmadığınızı hatırlatan, entelektüel birikiminizi artıran ve felsefi tartışmalara sürükleyen podcast önerileri dinlemeye hazırsanız, son zamanların en çok dinlenen serilerine göz atabilirsiniz.

1. Meksika Açmazı

Hayatın içindeki ikilemleri ve içinden çıkılmaz sorunları absürt bir dille ele alan Meksika Açmazı; Mesut Süre, Anlatanadam ve Fazlı Polat’ın keyifli anlatımıyla hayat buluyor. Gündelik konular ve garip durumlar üzerine uzun uzun geyik yapan bu eğlenceli ekip, ciddiyetten uzak ve mizahi bir olay örgüsü sunuyor. Ancak zekice kurgulanan sohbetler, özellikle uzun süreli çalışmaların ve yorucu günlerin ardından mükemmel bir kahkaha kaynağına dönüşüyor. Fişi çekip bolca kahkaha atmak ve deşarj olmak için tercih edebilirsiniz.

2. Ortamlarda Satılacak Bilgi

Kültür, sanat, edebiyat, felsefe ve psikoloji gibi envai çeşit alanda zengin bir arşiv olan “Ortamlarda Satılacak Bilgi” adından bekleneni karşılıyor. Her biri 25 ila 40 dakika uzunluğundaki bölümler, farklı bir konuyu akıcı bir anlatıyla ele alarak kültürel birikimi zenginleştiriyor. Bölümlerin birbirini takip etmemesi ve her seferinde ilgi çekici farklı bir konuyu ele alması ise aradan istediğiniz bölümü açıp dinlemenizi sağlıyor. Piramitlerin gizeminden ilişkilerdeki hayatta kalma tekniğine uzanan geniş skalasıyla, güne bilgi dolu bir mola vermek için harika bir envanter sunuyor.

3. Merdiven Altı Terapi

Deniz Dülgeroğlu’nun sıcacık anlatısıyla hayat bulan “Merdiven Altı Terapi” canınız sıkıldığı anda dinleyerek rahatlayacağınız bir seri. Dinleyicilerin üzerindeki stresi ve omuzlarındaki baskıyı almak için hazırlanan her bölüm; kişisel travmalar, kendi içimizdeki karanlıklar ya da toplum baskısı gibi derin bilgi gerektiren konulara mercek tutuyor. “Siz uyuyabilin diye ben uyumayıp dertlerinizi düşünüyorum” mottosundan hareketle, insan psikolojisinin dehlizlerine inerek iç sesle karşılaşmak isteyenlere güvenli bir platform oluşturuyor.

4. Kendine İyi Davran

Klinik Psikolog Beyhan Budak’ın akıcı anlatısı ve yumuşacık sesiyle yayınlanan “Kendine İyi Davran”, en kolay yoldan huzur bulmak ve rahatlamak istiyorsanız sizin için en ideal seçenek. Günümüzde modern toplumundaki en yaygın problemlerden olan anksiyete, tükenmişlik sendromu, aşırı düşünme ya da üretkenlik baskısı gibi konulara odaklanan her bölüm, bu sorunlarla baş etmede etkili yöntemleri açıklıyor. Zihindeki gürültünün yoğun olduğu anlarda kendi sesini tekrar bulmak ve sinir sistemini yatıştırmak için hem kolay uygulanan hem fayda sağlayan teknikleri gösteriyor.

5. Kız Muhabbeti

Nil ve Nehir’in samimi sunumuyla hayata geçen “Kız Muhabbeti”, günlük kaosun içinde nefes almak ve rahatlamak için sığınak niteliğinde. İlişkiler, günümüz flört dünyası ve sosyal yaşam üzerine sıcacık ve eğlenceli bir ortamda geçen muhabbetler, zor sorulara cesur yanıtlar veriyor. Herkesin içinden geçen ya da çoğu kişiye tanıdık gelen konulara parmak basarken, sansürsüz yanıtlar veriyor ve acımasız gerçekleri açık açık söylüyor. Dinlediğinizde en yakın arkadaşınızla filtresiz bir konuşma yapıyor gibi hissetmeniz çok olası.

6. Aklımda Kalanlar

Sinirbilim ve genel kültür sentezi bölümleriyle öne çıkan “Aklımda Kalanlar” geçmişin unutulmuş katmanlarında adım adım dolaşır gibi hissettiren bir seri. Tıp tarihindeki ürkünç deneyler, popüler masalların arkasındaki karanlık hikayeler ya da tarih kitaplarına gömülen karanlık gerçekler üzerine akıcı bir anlatı sunuyor. Yaklaşık 30 dakikalık bölümlerde ilgi çekici konular ele alınırken, bu olayların psikolojik yönü ve günümüz düşünce yapılarına etkisi de tartışılıyor.

7. Barış Özcan ile 111 Hz

Barış Özcan’ın huzur veren ses tonuyla harmanlanan “Barış Özcan ile 111 Hz”; sanat, tasarım ve teknoloji dünyalarının en garip hikayelerini ele alıyor. Youtube’dan tanıdığımız o şahane anlatı, bu seride kulaklıklara konuk olarak dinleyicinin öğrenme hevesini uyandırıyor. İnsanlığın yarattığı ilk teknolojilerden, İpek Yolu fikrinin gelişim anına kadar zengin bir skalada ilerleyen bölümler; günlük hayattaki motivasyonu ve hayal gücünü canlandırmaya yardımcı oluyor.

8. Karanlık Dosyalar

Tüm dünyadan çözülmüş ya da hala çözülmeyi bekleyen kayıp vakalara ve cinayetlere odaklanan “Karanlık Dosyalar”, dinleyiciyi adeta gerilim dolu bir sinema atmosferine ışınlıyor. Gerçek olaylara dayanan her bölümde farklı bir suç dosyası ele alınıyor. Uzman adli psikologların ve doktorların katılımıyla gerçekleşen bölümlerde, faili meçhul suçların arkasındaki zihinsel kırılmalar adım adım incelenirken insan psikolojisinin karanlık bölümleri açığa çıkarılıyor.

9. Dr. Gulec Radio

Beylik laflar ve üst perdeden verilen öğütler olmadan, sıcacık bir sohbet ortamında geçen “Dr. Gulec Radio”, kendinize samimi bir arkadaş ortamı arıyorsanız tercih edebileceğiniz bir seçenek. “Love you Girl” enerjisiyle ilerleyen sohbetlerin tadına doyum olmuyor ve zamanın nasıl aktığı anlaşılmıyor. İkili ilişkiler, toksik aşk ve DEHB gibi konuların ele alındığı her bölüm sanki yakın arkadaş ortamında birlikte gülüp birlikte sinirlenmemize neden oluyor. Gün sonunda üzerinizde biriken stresi atmak ya da tanıdık bir konuda fikir almak için bu enerjisi yüksek sohbetler çok ideal.

10. Anlatanadam’la Aikido

Hayatın içindeki absürt olayları bu sefer yanındaki iki arkadaşı olmadan ele alan “Anlatanadam”, aikido savunma sanatını hayattaki sorunları yumuşatma tekniği olarak değerlendiriyor. Hayattaki esas koruma kalkanına dönüşen mizahi unsurlar, küçük ama sinir bozucu anlarla baş etmek isteyenlere muazzam çözümler sunuyor. İlişki hesaplaşmaları, toplumdaki nezaketsizlikler ya da klişe konuşmalar karşısında nasıl ayakta duracağınıza dair komik ama etkili yöntemler sunuyor.

İlginizi çekebilir: Son yılların en çok konuşulan kitapları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale