X

Oldboy Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Sert Gerilim Filmi

Karanlık atmosferi, sarsıcı intikam teması ve sinema tarihine geçen ters köşeleriyle Oldboy, izleyicide kolay kolay silinmeyecek bir iz bırakır. Kore sinemasının bu kült başyapıtının sunduğu psikolojik derinliği, stilize şiddeti ve sınırları zorlayan hikaye anlatımını özleyenler için sinema dünyasından en güçlü 10 filmi bir araya getirdik.

1. I Saw the Devil (Şeytanı Gördüm)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Kim Jee-woon
Süre 144 Dakika (2 saat 24 dk)
IMDb Puanı 7.8 / 10
Tür Aksiyon, Suç, Dram, Gerilim
Yayın Yılı 2010
Oyuncular Lee Byung-hun, Choi Min-sik

Neden İzlemelisiniz?

Oldboy’da ikonik Oh Dae-su karakterine hayat veren Choi Min-sik, bu kez tam zıttı bir rolle, acımasız ve katıksız bir seri katil olarak karşımıza çıkıyor. Hamile nişanlısı vahşice öldürülen bir gizli ajanın intikam takibini konu alan yapım, kedi-fare oyununu sıradan bir polisiyeden çıkarıp kanlı bir kâbusa dönüştürüyor. İntikamın insanı nasıl bir canavara dönüştürebileceğini sorgulatan film, yüksek gerilimi, nefes kesen aksiyonu ve sınırları zorlayan şiddet dozuyla Oldboy atmosferini arayanlar için en doğru başlangıç noktası.

2. Memories of Murder (Cinayet Günlükleri)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Bong Joon-ho
Süre 132 Dakika (2 saat 12 dk)
IMDb Puanı 8.1 / 10
Tür Suç, Dram, Gizem, Gerilim
Yayın Yılı 2003
Oyuncular Song Kang-ho, Kim Sang-kyung

Neden İzlemelisiniz?

Güney Kore’nin ilk kayıtlı seri katil vakasına dayanan yapım, 1980’lerin kırsal Kore’sinde geçiyor. Yerel iki polisin yetersiz imkânlar ve geleneksel yöntemlerle çözmeye çalıştığı cinayetlere, Seul’den gelen takıntılı bir dedektifin dâhil olmasıyla olaylar derinleşir. Oldboy kadar karanlık, kasvetli ve psikolojik gerilimi yüksek bir atmosfer sunan film; çözülemeyen gizemi, kusursuz sinematografisi ve ikonik final sahnesiyle sinema tarihinin en büyük polisiyelerinden biridir.

3. Lady Vengeance (İntikam Meleği)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Park Chan-wook
Süre 115 Dakika (1 saat 55 dk)
IMDb Puanı 7.5 / 10
Tür Dram, Suç, Gerilim
Yayın Yılı 2005
Oyuncular Lee Young-ae, Choi Min-sik

Neden İzlemelisiniz?

 

Park Chan-wook’un “İntikam Üçlemesi”nin (Sympathy for Mr. Vengeance ve Oldboy’un ardından) son halkası. İşlemediği bir çocuk kaçırma ve cinayet suçu yüzünden 13 yıl hapis yatan Lee Geum-ja’nın serbest kaldıktan sonra adım adım ördüğü kusursuz intikam planını işler. Yönetmenin stilize görsel dili, operatik müzikleri ve katmanlı kurgusuyla öne çıkan film, intikamın estetik ve etik sınırlarını sorgulayan doğrudan bir Oldboy akrabasıdır.

4. The Chaser (Ölüm Takibi)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Na Hong-jin
Süre 125 Dakika (2 saat 5 dk)
IMDb Puanı 7.8 / 10
Tür Aksiyon, Suç, Dram, Gerilim
Yayın Yılı 2008
Oyuncular Kim Yoon-seok, Ha Jung-woo

Neden İzlemelisiniz?

Eski bir polis olan bir kadın satıcısının, çalışanlarının tek tek kaybolduğunu fark etmesiyle başlayan soluksuz bir takip hikâyesi. Filmin en büyük gücü, katilin kimliğini hemen başında açıklaması ve gerilimi “katil kim?” sorusundan çıkarıp zamanla yarışan bürokratik engeller ile zamana karşı amansız bir mücadeleye dönüştürmesidir. Oldboy’daki gibi kapana kısılmışlık hissi, çamurlu sokakları ve klostrofobik atmosferiyle Güney Kore gerilim sinemasının en yüksek tempolu yapıtlarındandır.

5. Incendies (İçimdeki Yangın)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Denis Villeneuve
Süre 131 Dakika (2 saat 11 dk)
IMDb Puanı 8.3 / 10
Tür Dram, Gizem, Savaş
Yayın Yılı 2010
Oyuncular Lubna Azabal, Mélissa Désormeaux-Poulin, Maxim Gaudette

Neden İzlemelisiniz?

Listenin Güney Kore dışından gelen tek temsilcisi olan film, Oldboy’un en çok konuşulan yönü olan trajik ve sarsıcı ters köşesini sevenler için tam bir başyapıttır. Annelerinin vasiyeti üzerine hiç tanımadıkları babalarını ve abilerini bulmak için Orta Doğu’ya doğru yolculuğa çıkan ikizlerin hikâyesi; savaşın yıkıcılığı, aile sırları ve kaderin acımasızlığı üzerinden ilerler. Finalindeki şok edici gerçeklik, sinema tarihinde iz bırakacak kadar güçlüdür.

6. The Handmaiden (Hizmetçi)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Park Chan-wook
Süre 145 Dakika (2 saat 25 dk)
IMDb Puanı 8.1 / 10
Tür Dram, Romance, Gerilim
Yayın Yılı 2016
Oyuncular Kim Min-hee, Kim Tae-ri, Ha Jung-woo

Neden İzlemelisiniz?

Oldboy’un usta yönetmeni Park Chan-wook’un elinden çıkan bu yapım, 1930’ların Japon işgali altındaki Kore’sinde geçiyor. Zengin bir Japon mirasçıyı dolandırmak üzere onun malikanesine hizmetçi olarak giren bir dolandırıcının hikâyesi, beklenmedik duygusal ve zihinsel bağlarla karmaşık bir hal alır. Üç farklı bakış açısından anlatılan katmanlı kurgusu, zekice tasarlanmış ters köşeleri ve muazzam görsel estetiğiyle yönetmenin zirve işlerinden biridir.

7. The Wailing (Kara Büyü)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Na Hong-jin
Süre 156 Dakika (2 saat 36 dk)
IMDb Puanı 7.4 / 10
Tür Korku, Dram, Gizem, Gerilim
Yayın Yılı 2016
Oyuncular Do-won Kwak, Hwang Jung-min, Jun Kunimura

Neden İzlemelisiniz?

Ücra bir dağ köyüne yabancı bir adamın gelmesiyle başlayan garip hastalıklar, cinayetler ve delirme vakalarını konu alır. Kendi kızı da bu gizemli salgına yakalanan bir polisin çaresiz mücadelesi, psikolojik gerilimi şamanizm ve doğaüstü unsurlarla harmanlar. Oldboy’un sunduğu çaresizlik, belirsizlik ve klostrofobik atmosferi dinsel/mistik bir temelle yeniden üreten, izleyiciyi son saniyeye kadar şüphede bırakan bir başyapıttır.

8. A Bittersweet Life (Acı Tatlı Hayat)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Kim Jee-woon
Süre 120 Dakika (2 saat)
IMDb Puanı 7.5 / 10
Tür Aksiyon, Suç, Dram
Yayın Yılı 2005
Oyuncular Lee Byung-hun, Kim Yeong-cheol, Shin Min-a

Neden İzlemelisiniz?

Bir mafya patronunun en sadık sağ kolu olan Sun-woo, patronunun genç sevgilisini takip etmekle görevlendirilir. Ancak kadının ihanetini fark ettiğinde onu öldürmek yerine merhamet göstermesi, tüm yer altı dünyasının kendisine savaş açmasına neden olur. Oldboy’un stilize aksiyon sahnelerini, karamsar atmosferini ve tek bir kararla altüst olan hayat hikâyelerini sevenler için Kore neo-noir sinemasının en şık örneklerinden biridir.

9. Se7en (Yedi)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen David Fincher
Süre 127 Dakika (2 saat 7 dk)
IMDb Puanı 8.6 / 10
Tür Suç, Dram, Gizem, Gerilim
Yayın Yılı 1995
Oyuncular Brad Pitt, Morgan Freeman, Kevin Spacey

Neden İzlemelisiniz?

Hristiyanlıktaki yedi ölümcül günahı temel alarak vahşi cinayetler işleyen bir seri katilin peşindeki iki dedektifin öyküsü. Oldboy’un kasvetli, yağmurlu, çürümüş şehir atmosferine ve nihai psikolojik yıkımına Batı sinemasındaki en yakın muadildir. David Fincher’ın ustalığı ve unutulmaz finaliyle intikam, adalet ve ceza kavramlarını en sert şekilde sorgulatır.

10. The Man from Nowhere (Ajan)

Bilgi Türü Detay
Yönetmen Lee Jeong-beom
Süre 119 Dakika (1 saat 59 dk)
IMDb Puanı 7.7 / 10
Tür Aksiyon, Suç, Dram, Gerilim
Yayın Yılı 2010
Oyuncular Won Bin, Kim Sae-ron, Kim Tae-hoon

Neden İzlemelisiniz?

Toplumdan izole bir hayat süren eski bir özel harekat ajanının, tek arkadaşı olan küçük komşu kızının organ mafyası tarafından kaçırılması üzerine harekete geçmesini konu alır. Oldboy’un ikonik koridor dövüşü sahnesindeki ham ve sert aksiyon estetiğini sevenler için bıçaklı ve yakın dövüş koreografileriyle öne çıkan, yüksek tempolu ve duygusal tonu güçlü bir final yapıtıdır.

Oldboy, yalnızca bir intikam hikâyesi değil; sinematografisi, psikolojik derinliği ve izleyicide bıraktığı sarsıcı etkiyle bir sinema fenomenidir. 10 filmlik bu seçki, Oldboy’un yarattığı o karanlık ve tekinsiz atmosferi farklı açılardan yaşatmak için tasarlandı:

  • Sert İntikam ve Gerilim Aratmayanlar: I Saw the DevilThe ChaserThe Man from Nowhere
  • Karanlık Cinayet ve Gizem Atmosferi Sevenlere: Memories of MurderSe7enThe Wailing
  • Yüksek Sinematografi ve Psikolojik Derinlik: Lady VengeanceThe HandmaidenA Bittersweet Life
  • Sarsıcı Ters Köşe Tutkunlarına: Incendies

Bu liste, sinematik sertliği ve sürpriz kurguları seven izleyiciler için eksiksiz bir rehber niteliğindedir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale