X

Negatif duygular bize ne demek istiyor – Bölüm 1

Daha önceki yazılarımda negatif duyguları kontrol edebilmek için 6 adımda duygusal ustalıktan ve aksiyona geç sinyalinden6 adımda duygusal ustalıktan ve aksiyona geç  bahsetmiştim. Bu sinyalin anlamı; hiçbir şey tesadüf olmadığı gibi bu duygular da tesadüf değildir ve içinde sizin için birer mesaj taşır. Bu mesajları fark etmek, onlardan ders çıkarmak ve daha iyi olma yolunda bu duyguları kullanmak asıl yapmamız gereken iş.

Sizler için 5 farklı aksiyona geç sinyalini ve bize ilettiği mesajları derledim:

1. Rahatsızlık

Bu aynı zamanda sıkılmak, sabırsız olmak, az miktarda da utanmayı kapsar.

Mesajı: Rahat hissetmemek iyi bir şeydir çünkü bilinçaltı size daha da fazla potansiyeliniz olduğu işareti verir. Bu sinyalin mesajı şu; ya algınızı değiştirin ya da aksiyonlarınızı.

Çözüm:

  • Duygusal ustalık üçgenini kullanın (Önceki yazılarımdan bulabilirsiniz).
  • Ne istediğiniz konusunda net olun.
  • Aksiyonlarınızı yeni baştan gözden geçirin. Farklı bir aksiyonda bulunun ve durum ya da duygularınızı hızlı bir şekilde dönüştürebiliyor musunuz, inceleyin.
Rahat hissetmemek iyi bir şeydir çünkü bilinçaltı size daha da fazla potansiyeliniz olduğu işareti verir.

2. Korku

Bu aynı zamanda yoğun bir kaygı, endişe ve terör duygusunu da kapsar.

Mesaj: Yakında yaşanacak bir gelişmeye hazırlıklı olun. Bu iyi bir şeydir, size hazırlanmanız için yüksek enerji verir.

Çözüm:

  • Ne konuda korku hissettiğinizi gözden geçirin, değerlendirme yapın ve zihinsel olarak kendinizi hazırlayın. Başa çıkmanız gereken durumları, almanız gereken aksiyonları düşünün.
  • Korkunun en iyi panzehiri, inanmaktır. Bilin ki yapabileceğiniz her şeyi yaptınız, hazırlandınız ve şimdi kendinize inanma zamanı.

3. Acı

Kaybetme korkusu ya da karşılık bulamamış bir beklentiyi de içerir.

Mesajı: Karşılanmamış bir beklentiniz var ya da güven kırıklığı hissedersiniz. Bu da iyi bir şey çünkü bu büyük bir kalbiniz olduğunu ve yaşamınıza önem verdiğinizi gösteriyor.

Çözüm:

  • Aslında kaybettiğiniz hiçbir şey olmadığını fark edin. Belki de kaybetmeniz gereken şey, karşınızdaki kişinin sizi yaralamaya ya da acı vermeye çalıştığı inancıdır.
  • Durumu yeniden değerlendirin. Gerçekten bir kayıp var mı? Yoksa durumu yargılıyor musunuz?
  • Nazik bir şekilde duygularınızı karşı taraf iletin. Örneğin; “Geçen gün şöyle bir şey oldu ve ben senin yeterince önem vermediğini düşündüm. Gerçekte ne düşündüğünü bana açıklar mısın” gibi sorular yöneltebilirsiniz.
Hayal kırıklıklarına farklı yaklaşan bir rol model edinin.

4. Öfke

Aynı zamanda alınganlık, sinirlenme, irite olmayı da içerir.

Mesajı: Yaşamında sahip olduğunuz bir kural veya prensip, siz veya bir başkası tarafından çiğnenmiş gibi hissedersiniz. Bu da iyi bir şey çünkü size tutku ve yaşamınızı bir üst seviyeye çıkarma hevesi verir.

Çözüm:

  • Durumu tamamıyla yanlış değerlendirmiş olabilme ihtimalini düşünün. Belki karşınızdaki kişi kuralları çiğnemiyordur, sadece sizin için bu kadar önemli olduğunu fark etmemiştir.
  • Karşınızdaki kişi sizin standartlarınızı ezmiş, kuralları çiğnemiş bile olsa bunların her zaman “mutlak doğru” olmadıklarını kabul edin.
  • Daha güçlü sorular sorun. “Uzun vadede bu insanın bana önem verdiği doğru mu?”, “Bundan ne öğrenebilirim?”, “Karşımdaki kişiyle bu durumda proaktif olarak nasıl iletişim kurabilirim?” gibi sorular örnek oluşturabilir.

5. Hayal kırıklığı

Bu heyecan veren bir sinyaldir. Beyniniz, mevcut durumdan daha iyisini yapabileceğinize inanıyor demektir. Sonuca ulaşmanız çok yakın olabilir ancak yaptığınız şey henüz sonuç vermemiştir, belki de bir değişikliğe ihtiyacınız olabilir.

Mesajı: Bu sinyal, size yaklaşımlarınızda daha esnek olmanız gerektiği mesajı veriyor.

Çözüm:

  • Hayal kırıklığını arkadaşınız gibi düşünün. Bu durumdan nasıl bir sonuç çıkarabileceğinize dair beyin fırtınası yapın. Bu duruma nasıl daha esnek yaklaşabileceğinizi düşünün.
  • Hayal kırıklıklarına farklı yaklaşan bir rol model edinin, ulaşmak istediğiniz sonuca varmış birini örnek alın.
  • Bu duruma hayranlıkla bakın çünkü sadece şimdi değil ileride de öğrenim ve gelişim gösterebileceğiniz bir fırsat olabilir.

Yeliz deniyorum, deniyorum ama olmuyor. İki gün yapıyorum, üçüncü gün yine eski negatif duyguyu yaşıyor ve reaktif oluyorum” diyorsanız, kendinize bir yol arkadaşı, koç edinin. İsterseniz bana yazın. Mutluluk yolunda içinizdeki güce bağlanıp, beraberce en yüksek potansiyelinize doğru yürüyelim.

yeliz@yelizruzgar.com / yeliz@powercoaching.us

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale