X

Lucid dreaming deneyimlerini teşvik eden iki girişim

Bilinçli rüya olarak da bilinen lucid dreaming, panzehir özelliği sergileyerek modern hayatın karmaşık ve stres dolu yapısıyla mücadele ediyor. Bu deneyim, içsel huzur ve bilinç açıklığı keşfi için bir fırsat oluyor. Zihin-beden dengesi arayışında öne çıkan lucid dreaming, çeşitli yönlerinden ötürü bazı girişimlerin odağında bulunuyor. Bu yazımızda, lucid dreaming pratiğini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen iki girişimi derinlemesine inceliyoruz.

Lucid dreaming nedir?

Lucid dreaming bazlı eşsiz deneyimler sunmak için çabalayan girişimleri analiz etmeden önce lucid dreamingin ne olduğunu açıklamak istiyoruz. Lucid dreaming, bilimsel ve klinik araştırmalarla desteklenen ve psikoloji dünyasında kabul edilen bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Bu deneyim, temelde bir rüya kontrol yöntemi olup insanların rüyalarında bilinçli davranmalarına olanak tanıyor. Bir başka deyişle, lucid dreamingi deneyimleyen bireyler rüya görürken rüya gördüklerinin farkına varıyorlar ve rüyaları içerisinde bilinçli kararlar alıyorlar.

Bu pratik, uyanıklık ve uyku arasında bir bağlantı kurarak zihnin rüya içeriklerini aktif olarak şekillendirmesini sağlıyor. Bu fenomen sayesinde rüya dünyasında özgürce hareket ediliyor, kabusların miktarı azaltılıyor, gerçek hayatın zorluklarına direnme gücü artıyor, çeşitli fobiler aşılıyor ve olumsuz deneyimlerden sonra ortaya çıkan duygusal iyileşme süreci hızlandırılıyor.

Bazı insanlar, pek çok faydası olan lucid dreamingi diğer bireylere göre daha net ve sık bir şekilde deneyimleyebiliyor. Her ne kadar bu pratik bazı kişilerde ciddi anlamda çalışsa da diğer insanlar da bu süreci geliştirebiliyor. Anda kalma yetisini iyileştirmeye çalışan ve düzenli olarak çeşitli farkındalık pratikleri uygulayan bireyler, bu deneyimle buluşabiliyor.

Lucid dreaming odaklı iki girişim

Şimdi, herkesin rüyalarını kontrol edebilmesi için teknoloji dünyasının derinliklerine dalan iki tane yenilikçi girişimi sizlere tanıtmak istiyoruz.

iBand+

Görsel: ibandplus.com

2016 yılında kurulmuş olan iBand+, kurulduğu dönemde Kickstarter kampanyası başlattı ve bu kampanyayla ilgileri üzerine topladı. Bu girişim, lucid dreaming deneyiminin optimize edilmesi için giyilebilir teknoloji ürünleri geliştiriyor.

iBand+, beyin dalgalarını algılayan ve yapay zekayla desteklenen bir kafa bandı üretiyor. Bu bant, patentli bir teknoloji olup çeşitli durumlara çeşitli çözümler sunuyor. Bu ürün uykuya dalmadan önce başa takılıyor ve uyku esnasında ürün tarafından kullanıcıya çeşitli uyarılar veriliyor. Beyin dalgalarını, vücut hareketlerini ve kalp atış hızını izleyen sensörlere sahip bu bant, izlenen verileri analiz ettikten sonra uyarı vermeye başlıyor. Örneğin, REM uykusu esnasında kullanıcılara durumlarına bağlı olarak ışık parlaması ya da hafif sesler gibi belirli uyarıcılar iletiliyor. Bu sinyaller sayesinde kullanıcılar rüya gördüklerinin farkına varıyorlar ve rüyaları içinde bilinçli bir şekilde hareket etmeye başlıyorlar. Lucid dreaminge ek olarak, bu bant sayesinde uyku kalitesi iyileştiriliyor ve her sabah yenilenmiş bir şekilde yataktan çıkılıyor. Girişimin hem App Store hem de Google Play aracılığıyla erişilebilen uygulaması ve kafa bandı arasında bağlantı bulunuyor. Banttan gelen veriler, mobil aplikasyon aracılığıyla rahatça incelenebiliyor. Bu uygulama sayesinde günlük uyku istatistikleri, uyku eğilimleri, uyku döngüleri ve rüya deneyimleri gibi bilgilere ulaşılabiliyor. Kısacası, iBand+ aracılığıyla uyku üzerinde gerçek zamanlı takip yapılırken aynı zamanda bilinçli rüya deneyiminin tadı çıkarılıyor.

iBand+, 2016’da düzenlediği yatırım turunda 712 bin dolarlık bir yatırım aldı. Girişim, hem giyilebilir teknoloji hem de wellness sektöründe çığır açan kafa bandı kitini şu anda 399 dolara satıyor.

PropheticAI

Görsel: prophetic.com

2023 kuruluşlu PropheticAI, iBand+’ya göre daha spiritüel bir yapıya sahip olup bilinçli rüya yönetimini geliştirmeyi hedefliyor. Bu nöroteknoloji girişimi, yapay zeka yardımıyla hem lucid dreaminge hem de diğer bilinçli deneyimlere odaklanıyor.

PropheticAI, Morpheus-1 isimli bir yapay zeka sistemi geliştiriyor. Bu sistem, beyin bölgelerini ultrasonik olarak uyarıyor. Girişim, bu sistemin kullanılabilmesi için bir tane de fiziksel ürün tasarlıyor. Halo isimli bu giyilebilir teknoloji ürünü, Morpheus-1 sistemi sayesinde kullanıcıların REM uykusunda olduğunu tespit ederek bilinçli rüyaları tetikliyor. Girişimin sistemi ve kafa bandı, şu anda beta aşamasında olup geliştirme sürecine dahil olmayan bireylerle test ediliyor. Testlerden istenilen sonuçların alınmasından ve diğer aşamalardan sonra, girişimin Morpheus-1 ve Halo’yu resmi olarak piyasaya süreceği düşünülüyor.

PropheticAI, geçen yıl düzenlediği yatırım turunda 1.1 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Girişim, felsefenin, bilincin, insan deneyiminin ve teknolojinin kesişiminde yer alarak faaliyetlerine devam ediyor.

Kaynak: Verywell Mind, Healthline, ReadWrite, PitchBook, Crunchbase

İlginizi çekebilir: 2024’te büyümeye devam eden giyilebilir teknoloji startupları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale