X

Kedinizin isminizi öğrenebildiğini biliyor muydunuz?

Evinizde bir köpek dostunuz varsa, çoğu zaman ismiyle seslendiğinizde koşa koşa heyecanla size doğru geldiğini fark ediyorsunuzdur. Hatta, son zamanlarda sosyal medyada sıkça paylaşılan köpeklerin butonlara basarak insanlarla iletişim kurduğu videolara da şahit olmuşsunuzdur. Peki, tatlı pisi pisiler için de durum böyle mi dersiniz? Çoğumuzun cevabı, muhtemelen hayır olacaktır; ama araştırmalar bizi yine şaşırtmayı başarıyor.

Bazı kediler sevilmekten çok hoşlandıkları için sahiplerinin kucaklarından inmiyor olsa da bu sevimli patiler çoğu zaman biz insanlardan uzak duruyor, sevmeye çalıştığımızda kaçabiliyor, hatta bizden daha üst bir boyutta yaşayan varlıklarmış gibi davranabiliyorlar. Tabiri caizse bizi pek takmıyorlar . Ama sandığımız kadar bizden kopuk değiller, şaşırtıcı bir şekilde bizi dinliyorlar ve olup biten her şeyin farkındalar.

Japon araştırmacılar, kedilerin kendi isimlerini bildiklerini, hatta ve hatta diğer kedilerin de isimlerinin farkında olduklarını söylüyorlar. Japonya’da yapılan bir araştırma, kedilerin insanların konuştuklarını biz fark etmesek de gizliden gizliye dinlediklerini, isimlerini bildiklerini ve hatta diğer kedileri de tanıdıklarını ortaya çıkarıyor.

Azabu Üniversitesi’nde bulunan hayvan bilimi araştırmacısı Saho Takagi; “Keşfettiğimiz şey çok şaşırtıcı, insanların gerçeği bilmesini istiyorum. Kediler, insanların konuşmalarını dinlemiyor gibi görünüyor, ama işin doğrusu, dinliyorlar.” diyor ve ekliyor: “Daha da şaşırtıcı bir şekilde, kediler kendi adlarını tanıyabiliyorlar ve bu kedilerin başarılarının fark ettiğimizden çok daha ileri gittiğini gösteriyor.”

Kediler hem kendi hem de yakın kedi arkadaşlarının isimlerini biliyor

Araştırma, kedilerin kendi isimlerini bilmenin yanı sıra aşina oldukları diğer kedilerin isimlerini de tanıdıklarını ve aynı evde yaşayan insanların isimlerini de bilebileceklerini ortaya çıkarıyor. Genellikle köpeklerle özdeşleştirdiğimiz bu beceri, kedilerin de eğitebileceğini, her şeyin farkında olduklarını, dinlediklerini, hatırladıklarını ve öğrenebildiklerini gösteriyor.

Yürütülen araştırmada iki deney yapılıyor; ilkinde, çok kedili bir evde yaşayan ya da Japonya’da ziyaretçilerin onlarla etkileşime geçebileceği ‘kedi kafelerinde’ bulunan kediler dahil ediliyor ve kedilere aynı ev/kafeden ‘model kedi’ olarak adlandırılan tanıdık bir kedinin görüntüsü bilgisayar ekranında gösteriliyor.

Görüntü görüntülenirken, sahibinin ses kaydı, hem model kedinin adını yüksek sesle söylüyor (uyumlu koşul), hem de farklı bir ismi seslendiriyor (uyumsuz koşul). Sonuç olarak, kedilerin uyumsuz koşul sırasında bilgisayar ekranına daha uzun süre baktıkları, yani kafalarının karışmış olduğunu gösteriyor.

Bazı kediler sahiplerinin isimlerini de öğrenebiliyor

İkinci deneyde ise kedilerin insanların isimlerini bilip bilmediği test ediliyor ve benzer bir yöntem uygulanıyor. Bu sefer kedilere evlerindeki insanların isimleri söyleniyor ve fotoğrafları gösteriliyor. Bazı kediler sahiplerinin isimlerinin farkında olduklarını gösteren tepkiler verirken; özellikle kalabalık evlerde yaşayan ve farklı isimlere maruz kalan kedilerin beklenilen tepkileri vermediği bulundu. Öte yandan, kedilerin evde ne kadar uzun süre yaşadıklarının anlamlı bir değişken olduğu ortaya çıktı. Sonuçlar, daha uzun süredir aynı evde yaşayan kedilerin lehineydi. Çalışmayı yürüten araştırmacılar, kedilerin ‘sandığımızdan çok daha zeki oldukları’ vurgusunu da eklemeyi unutmadılar.

İki deneyden de anlaşılacağı üzere kediler isimlerin farkındaydı. Yani, minik patili dostlarımız ne olup bittiğinin gayet farkında. Sizin de şirin dostlarınızla yaşadığınız benzer deneyimler varsa, yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.

Kaynak: Psychology Today

İlginizi çekebilir:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale