X

Tatil rehavetini üzerinizden hızlıca atmanızı sağlayacak fiziksel ve zihinsel detoks önerileri

Tatil modundan sıyrılıp eski temposuna dönmekte zorlananlar burada mı? Tatilin en hüzünlü ve tatsız anı hiç şüphesiz geri dönüş yolu. Uzun bir seyahatten dönen milyonlarca yürek, kafalarda tek bir soru: Zihnimde dönüp duran olumsuz düşüncelerden, tatilde yiyip içtiklerimin ağırlığından ve tatilin rehavetinden kurtulup normal rutinime, uyku düzenime, uzayıp giden mesai saatlerine, spora ve sağlıklı beslenmeye nasıl geri döneceğim?

Tatil sonrasında kendimizi yorgun, bitkin ve enerjisiz hissetmemizin sebebi aslında fiziksel yorgunluktan çok zihnimizde dönüp duran, cevabını bir türlü bulamadığımız bu yorucu sorular. Sizler için hazırladığımız; adım adım her aşamasını planladığımız; zihinsel, bedensel ve ruhsal olarak arınmanıza yardımcı olacak ‘gerçekliğe dönüş operasyonunu’ uygulayarak tatilde aldığınız kalorilerden ve toksinlerden, tatil sonrası depresyon hissinden ve olumsuz düşüncelerden hızlıca uzaklaşabilirsiniz.

Geri dönüş yolunda

Yola çıktığınız andan itibaren zihinsel olarak da ‘geri dönmeye’ kendinizi hazırlamaya başlamanız gerekiyor. Her ne kadar evinizin kapısından ilk girdiğiniz ana kadar teknik olarak ‘tatilde’ sayılsanız da, geçiş aşamasını daha acısız ve sancısız atlatmak için geri dönüş yolunda çalışmalara başlamalısınız.

1. Yolculuk sırasında karın kaslarınızı çalıştırarak rahatlayın

Gergiliğin ve stresin bedenimizde en çok hissedildiği yer karnımız. Küçük kramplar, mide bulantıları, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi semptomları azaltarak kendinizi rahatlatmak için yol boyunca rahatsız hissettiğiniz anlarda karın kaslarınızı hareket ettirerek kendinizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak rahatlatabilirsiniz.

İçinizden 10’a kadar sayarak nefes alın ve nefes alışınız sırasında karın kaslarınızı da aşamalı olarak kasmaya devam edin. Sonrasında, yine 10’a kadar sayarak nefes verin ve nefes verirken karın kaslarınızı yavaş yavaş serbest bırakın. Uçakta ya da araba yolculuğu sırasında, oturduğunuz yerde yapabileceğiniz bu egzersizle hem zihninizi rahatlatabilir, hem de yaşadığınız gerginliğin fiziksel semptomlarını en aza indirebilirsiniz.

2. Sağlıksız abur cuburlardan ve alkolden uzak durun

Geri dönüş yolculuklarında çoğumuz bazen üşendiğimiz, bazen de duygusal gerginliğimizi bastırmaya çalıştığımız için zararlı abur cuburlar tüketme eğilimi gösterebiliyoruz. Tatilde de düzensiz ve dengesiz beslenmiş olmanın verdiği rehavetle geri dönüş yolunda da sağlıksız alternatifler tercih edebiliyoruz. ‘Eve dönünce başlarım’ diyerek sürekli ertelediğimiz sağlıklı beslenme düzeni, tatil sonrası depresyonunun da etkisiyle döndükten sonra da bir süre ertelenmeye devam edebiliyor. Bu nedenle eve dönmeden, geri dönüş yolunda detoksa başlamanız gerekiyor. Geri dönerken alkol ya da sağlıksız gıdalar yerine bol su içerek, meyve ve salatalık gibi yolda yemesi kolay atıştırmalıklarla açlığınızı gidererek sağlıklı beslenme rutinine dönüşünüzü kolaylaştırabilir, tatil boyunca vücudunuzda biriken toksinlerden kurtulabilirsiniz. Unutmayın, nasıl hissettiğiniz yediklerinizle doğrudan bağlantılı!

3. Su, su, daha fazla su…

‘Yediğin içtiğin sana kalsın, …’ atasözü çok doğru ve gerçek bir noktaya parmak basıyor. Tatil boyunca yediğiniz, içtiğiniz ne varsa ne yazık ki Instagram hesabınızda paylaştığınız hikayeler gibi 24 saatte buharlaşıp gitmiyor. Vücudunuzda biriken toksinlerden ve fazlalıklardan hızlıca kurtulmanın; kontrolsüzce tükettiğiniz alkol, kafein, şeker, tuz gibi vücudunuzda dehidrasyona (susuzluğa) neden olan maddelerin olumsuz etkilerinden hızlıca kurtulmanın yoluysa çok basit: Sünger gibi su içmek! Yol boyunca büyük boy su şişenizi yanınızdan eksik etmeyin. Maden suyu ve bitki çayı gibi seçenekler de susuzluğunuzu gidermenize yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Sağlığımız için günde ne kadar su tüketmek gerekiyor?

4. Kafeinden kaçının

Yolculukta çay, kahve, enerji içeceği gibi içecekleri tüketmeyi çok seviyoruz. Özellikle araba kullanıyorsanız ve geri dönüş yolunda daha enerjik hissetmek için kafeine ihtiyaç duyuyorsanız bu tarz içecekleri tüketmeye daha yatkın olabilirsiniz. Ancak bedeniniz tatil boyunca zaten çok fazla uyarıcı maddeye maruz kalıyor ve biraz dinlenmeye ihtiyaç duyabiliyor. Yol boyunca kafeinsiz kahve ya da roibos gibi kafeinsiz çayları tüketebilir, uyanık kalmak için canlandırıcı ve hareketli müziklerden destek alabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Her gün aldığınız kafeinle ilgili şaşırtıcı gerçekler

5. Meditasyon yapın

Uçak ya da otobüsle geri dönüş yapıyorsanız, fotoğraflara bakıp hüzünlenmek ya da tüm zamanınızı sosyal medyada geçirmek yerine bu uzun zamanı meditasyon yaparak değerlendirebilirsiniz. Rahatlatan, anda olmanıza yardımcı olan ve endişe veren duygu ve düşüncelerden düşüncelerden uzaklaşmanızı sağlayan meditasyon merkezinize dönmenizi ve odağınızı kendinize çevirmenizi sağlayacaktır. Nasıl meditasyon yapacağınızı bilmiyorsanız, meditasyon uygulamalarından faydalanabilirsiniz. 10 dakikalığına da olsa nefes egzersizi yapmak ya da meditasyonla rahatlamak geri dönüş yolculuğunuzun çok daha rahat ve huzurlu geçmesini sağlayacak.

İlginizi çekebilir: En iyi meditasyon uygulamaları

Eve varır varmaz

Eve geldiğinizde sizi karşılayan sessizlik ve boşluk hissi kendinizi kötü hissetmenize sebep olabilir. O nedenle zaman kaybetmeden işe koyulma vakti!

1. Valizinizi açın ve eşyalarınızı yerlerine yerleştirin

‘Yol yorgunluğuyla valiz mi açılır?’ dediğinizi duyar gibiyiz. Ancak eve gelir gelmez elinizi yüzünüzü yıkayıp rahatladıktan hemen sonra zaman kaybetmeden valizinizi açıp eşyalarınızı yerleştirmeye başlayabilirsiniz. Eşyalarınızdan kirli olanları ayırmak, yerleştirmeniz gerekenleri de yerlerine yerleştirip valizinizi ortalıktan kaldırmak, ertesi gün çok daha düzenli, toplu ve temiz bir eve uyanmanıza, dolayısıyla eski hayatınıza ve günlük rutininize çok daha hızlı geri dönmenize yardımcı olacak.

2. Maydanoz ve limonlu suyla detoks içeceği hazırlayın

Rahat bir mide, kaliteli bir uykunun en önemli gerekliliklerinden. Yol boyunca sağlıklı yiyecek ve içecekler tükettiğinizi var sayarsak, eve geldiğinizde de maydonoz kaynatarak suyunu içmek ya da bir bardak ılık limonlu su tüketmek midenizi rahatlatacağı gibi kan akışınızı da düzenleyerek uykuya daha rahat geçmenize yardımcı olacaktır.

İlginizi çekebilir: Limonlu su içmek için 10 sağlıklı neden

Evdeki ilk gün

Yepyeni bir güne, trafiğe, kalabalığa, gürültüye merhaba! Evdeki ilk gününüzü hiçbir şey yapmadan, tembellikle geçirmek yapacağınız en son şeylerden biri olmalı. Hızlıca adapte olmak için ilk günden işe koyulmalısınız.

1. Zaman kaybetmeden kardiyo egzersizlerine başlayın

Vücudunuzda birikmiş toksinlerden, yediğiniz sağlıksız yiyeceklerin ağırlığından kurtulmak ve kan dolaşımınızı hızlandırarak metabolizmanızı düzenlemek için, tatilden döndüğünüz ilk hafta kardiyo egzersizlerine ağırlık verin. Yüzme, tempolu yürüyüş, koşu ya da bisiklet hem toksinlerden daha hızlı kurtulmanızı, hem metabolizmanızı hızlandırarak daha enerjik ve canlı hissetmenizi, hem de mutluluk hormonlarının salgılanmasını sağlayarak tatil sonrasında kendinizi depresif ve boşlukta hissetmenize engel olacak.

İlginizi çekebilir: Kardiyovasküler egzersizler neden önemlidir?

2. Market alışverişi yapın

Tatil dönüşü buzdolabının boş olması, dışarıda yeme alışkanlığını sürdürmenize neden olarak sağlıklı beslenme rutinine geçişinizi zorlaştırabilir. Bu nedenle yarım saatinizi ayırarak hafta boyunca evde pişirebileceğiniz sebze ağırlıklı yemekleri belirleyip bir alışveriş listesi yapın. Paketli ve işlenmiş gıdalardansa su oranı yüksek meyve ve sebzeler almaya dikkat edin.

İlginizi çekebilir: Susatmayan yiyecekler: Su oranı yüksek olan gıdalarla günlük su ihtiyacınızı daha kolay karşılayın

3. Eski günlük rutininizi hatırlayın ve ilk günden uygulamaya başlayın

Alarmı her zamanki uyanma saatinize kurun. Kalktıktan sonra soğuk bir duş alın. Haberleri okuyun, sosyal medyada dolaşın, yürüyüş yapın… Kısacası, eski rutininizde ne varsa döndüğünüz günün ertesinde, zaman kaybetmeden bu rutini uygulamaya koyulun. Zihniniz geri dönmeye pek istekli olmasa da, davranışlarınızın eski rutininize uygun olması zihninizin de uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.

Evdeki ilk haftanızda

Evet, gerçeğe döndünüz. Evet, yine her gün aynı güne uyanmak gibi. Evet, keşke hep tatilde kalsaydınız… Ancak normale dönmek aslında düşündüğünüz kadar kötü olmayabilir. Haftaya bomba gibi bir başlangıç yapabilir ve tatilde resetlediğiniz zihninizle harikalar yaratabilirsiniz!

1. Yüksek lifli ve protein ağırlıklı beslenmeye çalışın

Eve döndüğünüz ilk günlerde ağır kahvaltılardan kaçınmaya, hatta mümkünse kahvaltı öğününü atlamaya çalışın. Tatil boyunca yorduğunuz ve düzenini bozduğunuz sindirim sisteminizin biraz dinlenmeye ihtiyacı olacaktır. Gündüz saatlerinde yoğurt ve meyve, haşlanmış yumurta, badem gibi protein ağırlıklı, hafif bir beslenme düzenini izlemek tatil dönüşü vücudunuzu dinlendirmenize ve sistemlerinizin tekrar eski rutinine geri dönmelerini sağlamanıza yardımcı olabilir. Protein ve lif ağırlıklı bir beslenme düzeni, şeker ihtiyacınızın azalmasını, açlık hissettiğinizde karbonhidrata saldırmamanızı ve dolayısıyla kendinizi çok daha enerjik hissetmenizi sağlayacaktır.

İlginizi çekebilir: Lifli gıdalarla beslenmenin 4 önemli faydası

2. Sürünerek de olsa o spora gidin

Eğer mümkünse özellikle sabah erken kalkıp, en azından yarım saatinizi hareket ederek geçirmeye çalışın. Biliyoruz, spor yapmak tatil dönüşünde yapılması en zor şeylerden biri. Motivasyonunuz yok, yorgun ve bitkinsiniz, kolunuzu kaldıracak haliniz de yok. Ancak bu tembellik döngüsünü kırmak için o ilk adımı atmak ve spor yapmayı önceliklendirmek durumundasınız. Ve emin olun, spordan çıkıp soğuk bir duş aldıktan sonra yorgunluğunuzdan, bitkinliğinizden ve enerjisizliğinizden eser kalmayacak. Unutmayın, daha tatilden yeni döndünüz ve yorgun olan bedeniniz değil, zihniniz.

3. Güne iki bardak suyla başlayın

Journal of Human Nutrition and Dietetics dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, güne 2 bardak su içerek başlayan kişilerin aldıkları günlük kalori miktarı 205, aldıkları tuz ise 200 miligram daha az oluyor. Yani güne suyla başlayıp gün içinde daha fazla su tüketmeniz, daha az kalori almanız, daha fazla yağ yakmanız ve vücudunuzda daha az ödem olması anlamına geliyor. Enerji veren, vücut kimyasallarını düzenleyen, hücrelerde besin yakımından arda kalan maddeleri uzaklaştıran, dolaşım sisteminden boşaltım sistemine tüm sistemleri düzenleyen suya bu aralar hayatınızda daha fazla yer vermenizde fayda var.

4. Yapılacaklar listesi oluşturun ve bu listeye göre hareket edin

Tatil dönüşü en sık karşılaşılan davranış örüntülerinden biri ‘Amaan yarın yaparım’ deyip gerginlik veren ve hoşlanmadığımız işleri ertelemek, erteledikçe unutmak, unuttukça biriktirmek, biriktirdikçe içinden çıkamamak ve içinden çıkamadıkça daha fazla gerilmek. Bu döngüye girip yapılacaklar listenizi daha da uzatmamak ve sorun yaşamamak adına büyük  ya da küçük yapmanız gereken ne varsa önce tek tek, net bir şekilde listeleyin. Sonra, listelediğiniz her şeyi ne kadar zaman alacağına göre 3 gruba ayırın. İşe en az zaman alacak görevlerinizle başlamak çalışma motivasyonunuzu artıracağı ve odaklanmanıza yardımcı olacağı için önce az zaman alan işlerinizi bitirin. Nasıl olduğunu anlamadan kendinizi tüm gün çalışırken bulacaksınız.

İlginizi çekebilir: Modern zamanların kabusu: Erteleme alışkanlığı

5. Kişisel bakımınıza zaman ayırmayı ihmal etmeyin

Tatil dönüşünde ihmal ettiğiniz bakım rutininize geri dönmek için ilk hafta harika bir zaman dilimi. Tatilde güneşten yanmış, yıpranmış ve yorulmuş cildinize onarıcı ve yenileyici bakım maskeleri uygulayabilir, manikür ve pedikür için keyifli bir zaman yaratabilir, kuru fırçayla ya da keseyle cildinizde biriken ölü derilerden kurtulabilir, saçlarınıza Hindistan cevizi yağı ya da badem yağı gibi doğal yağlarla hazırladığınız bakım kürleri uygulayabilir, aromaterapi etkisi olan esansiyel yağlarla küvette uzun bir SPA keyfi yapabilirsiniz.

Tatil dönüşü hepimizin bir tatile daha değil; dinlenmeye, fazlalıklardan kurtulmaya, zihnen ve bedenen yenilenmeye ihtiyacı var. Tatilin rehavetinden şehrin hengamesine geçmek için tazelenmiş ve enerjik bir başlangıç şart. Bu nedenle de tatil sonrası zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak detoksa girmeyi, kendinizi dinlendirecek ve mutlu edecek aktiviteler yapmayı ihmal etmemelisiniz. 

Kaynaklar: Eat This, Greatist

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale