Tatil sonrası depresyonu: Uzun bir tatil döneminden sonra şehir hayatına adaptasyonunuzu kolaylaştıracak öneriler

Tatilden döndüğünüzde içinizi bir hüzün kaplıyor, yapacaklarınıza ve işlerinize odaklanmakta zorluk çekiyor, şehirdeki hayatınıza adapte olmakta zorlanıyor, sürekli fotoğraflara bakıp iç geçiriyor olabilirsiniz. Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz.

Özellikle güzel geçen tatillerden sonra kişinin eski rutinine dönmesi ile birlikte hayatının ne kadar sıradan, stresli ve tatmin edici olmadığını hissetmesi durumunun psikolojide bir adı var: Tatil sonrası depresyonu!

Tatilin bol keşifli, özgür, eğlenceli, rahat ve huzurlu atmosferinden sonra şehre ve monotonluğa geri dönüş yapmak kendinizi mutsuz ve üzgün hissetmenize, yaşamın amacını sorgulamanıza, iş hayatında ya da günlük yaşamınızda sahip olduğunuz sorumluluklardan uzaklaşmak istemenize, sürekli fotoğraflara bakıp hüzünlenmenize sebep olabilir. İşe dönmek istemeyebilir, uyumakta ya da uyanmakta zorlanabilir, iştahınızla ilgili problemler yaşayabilirsiniz.

Genelde tatilden döndükten sonra hissedilen umutsuzluk ve mutsuzluk duygularıyla kendini belli eden tatil sonrası depresyonu, aslında kültür şoku yaşamakla eşdeğer. Fiziksel çevrenin, iletişim kurduğumuz insanların, günlük rutinimizin, dolayısıyla kültürümüzün bir anda değişmesi tatilden döndükten sonra depresif bir moda girmemize neden olabiliyor.

Uzun ya da kısa, tatilden döndükten sonra herkesin deneyimleyebileceği tatil sonrası depresyonuyla baş etmek için, ”normal hayata” geçiş sürecini mümkün olabildiğince iyi yönetmeniz gerekiyor. Dinlenme, rahatlama ve eğlenme modundan daha sıradan, daha monoton ve sorumluluklarla dolu eski günlük rutininize dönüşünüzü kolaylaştıracak önerilerimizle tatil sonrası depresyonu yaşamadan şehir hayatına daha kolay adapte olabilirsiniz. 

Kendinize en az 1 haftalık alışma süresi tanıyın

Nereye gitmiş olursanız olun, tatile gitmek doğası gereği rahatlatıcı, ilgi çekici ve sonsuza kadar sürmesini istediğimiz bir deneyim. Ancak her güzel şeyde olduğu gibi tatili de bu kadar özel ve değerli kılan şey sonsuza kadar süremeyecek olduğu gerçeği. Sürekli tatil yollarda olmak, valizle oradan oraya taşınmak ve yerleşik bir düzenimizin olmaması aslında uzun süreli olduğunda yıpratıcı ve yorucu bir durum.

Bu nedenle yerleşik düzeninize geri dönmek ve günlük rutininize tekrar uyum sağlayabilmek için kendinize en az bir haftalık bir geçiş süreci tanımalısınız. Gerekirse valizinizi bile açmadan, evinize ve günlük rutininize geri dönmek, duygularınızı ve hislerinizi fark etmek ve olumsuz da olsa o duygularla kalabilmek için kendinize alan yaratmalısınız. Bu geçiş sürecinde nefes egzersizleriyle kendinizi rahatlatabilir, meditasyona zaman ayırabilir, evcil hayvanınız varsa onunla ya da uzun zamandır görmediğiniz arkadaşlarınızla vakit geçirebilir, Netflix’e yeni gelen dizi ve filmlere göz atabilirsiniz.

Sizin için önemi olan şeylere odaklanın

Bir haftalık alışma sürecinin sonunda, duygularınızı kontrol ettikten ve az da olsa regüle olduktan sonra, eviniz ya da işiniz için gerekli olan, uzun zamandır ertelediğiniz bir göreve başlayın ve bu göreve odaklanın. Çiçeklerinizin saksısını değiştirmek, dolabınızı ya da kitaplığınızı düzenlemek, büyük bir temizliğe girişmek, bilgisayarınızı temizlemek, fotoğraflarınızı gruplayıp albümlere yerleştirmek ya da uzun zamandır gerçekleştirmek istediğiniz bir projeye taze bir başlangıç yapmak günlük yaşamınıza daha kolay adapte olmanıza yardımcı olmanın yanı sıra, bir amaç doğrultusunda anlamlı bir şey yaptığınız hissiyatını deneyimlemenizi sağlayacaktır. Daha üretken olduğunuzu hissettiğinizde, hayatınızın sorumluluğunu almak konusunda da daha motive olduğunuzu göreceksiniz.  

Bir sonraki seyahatinizi planlamaya başlayın

Bir ay da sürmüş olsa, 3 günlüğüne de gitmiş olsanız tatil tatildir ve tatilden dönüyor olmak, evinizden ne kadar uzak kaldığınızdan bağımsız olarak duygusal olarak ağır gelebilir. Ancak bu son tatiliniz değil ve önünüzde tatil planlamak için yepyeni, uzun bir dönem var! Gelecek tatillerinizi planlamak, nereye gidebileceğiniz konusunda ilham veren blogları ve yazıları takip etmek, yeni rotalar hakkında bilgi edinmek ve kendinize gidilecek yerler listesi çıkarmak tatile gitmek kadar olmasa da tekrar iyi hissetmenize ve tatil sonrası depresyonuyla daha kolay baş etmenize yardımcı olabilir. Pinterest’te, Instagram’da ya da seyahat bloglarında gitmek istediğiniz yerlere dair fotoğrafları, yazıları ve ilginç bilgileri toplayabilir, küçük bir seyahat defteri edinerek edindiğiniz bilgilerle yeni tatil planları oluşturabilirsiniz.

Kendinizi sürekli olarak bir şeylerle meşgul tutun

Tatil dönüşü duygusal boşluğa düşmemek için yapmanız gereken en önemli şeylerden biri de kendinizi sürekli olarak anlamlı şeylerle meşgul tutarak üretmeye ve gelişmeye devam etmek. Tatil süresince her gün bir sürü aktivite yaptıktan, pek çok yeni insanla tanıştıktan, her gün planlama yaptıktan sonra döndüğünüzde yapacak hiçbir şeyinizin olmaması, kendinizi kötü hissetmenize ve duygusal boşluğa düşmenize sebep olabilir. Yoğun ve dolu dolu bir yaşam tarzına alıştıktan sonra eve gelip bir anda hiçbir şey yapmadığınızda, kendinizi anlamsız bir boşlukta hissedebilirsiniz. Bu boşluk hissine ve beraberinde getireceği olumsuz duygulara teslim olmamak için, döndükten sonra yapacağınız bir işinizin olması, yoksa da kendinize yapılacaklar listesi oluşturup tüm gün meşgul olmanız oldukça önemli.

Spora gitmek, yemek yapmak, yeni bir kitaba başlamak, uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınızla buluşma planlamak, yeni bir dil öğrenmek, şehirdeki kültür ve sanat aktivitelerini araştırıp program oluşturmak, yeni açılan restoranları keşfetmek gibi çeşitli aktivitelerle kendinizi meşgul tutabilirsiniz.

Fotoğraflarınızı düzenleyin

Tatilden normal hayata geçiş sürecinizi kolaylaştıracak en iyi şeylerden biri de tatil fotoğraflarını elden geçirmek. Tüm güzel anılarınızı tekrar hatırlamak, kendinizi mutlu hissetmek ve güzel deneyimlerinize şükretmek için fotoğraflarınızı düzenleyebilir, hatta mümkünse en beğendiğiniz anları bastırarak keyifli bir albüme yerleştirebilirsiniz. Kolay gibi görünse de oldukça zaman alacak fotoğraf ayıklama ve düzenleme işi, tatil dönüşünde hem güzel anlarınıza tekrar dönmenizi hem de depresif modunuzdan kolaylıkla sıyrılmanızı sağlayabilir.

Bu yıl tatil sezonu önceki yıllara göre daha kısa ve pandemi gölgesinde geçmiş olsa da, hala yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak, yeni deneyimler edinmek ve yeni şeyler öğrenmek için fırsatımız var. Bu fırsatlara sahip olduğunuz için şükretmeyi ve yeni tatil planlarınız için heyecanınızı canlı tutmayı ihmal etmeyin.

İlginizi çekebilir: Tatil Sonrası Depresyonu nedir ve nasıl atlatılır?

 

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!