X

Eklem yogası ile esneklik ve sağlık arasındaki bağı güçlendirebilirsiniz

Fiziksel sağlık ele alındığı zaman genellikle kemikler ve kaslar üzerine düşünmeye başlıyoruz. Kemik ve kas sağlığına verdiğimiz önemin aynısını eklem sağlığı da taşıyor aslında. Eklemler kendilerinden çok fazla söz ettirmeseler de iskelet sisteminin önemli bir parçası olan bu yapılar sayesinde kemiklerin büyümesi destekleniyor, kemikler arasında iletim gerçekleştiriliyor ve harekete geçiliyor. Kısacası, bir kemiğimiz ya da kasımız ağrıdığı zaman hissettiğimiz stresi ve sergilediğimiz ilgiyi eklem ağrısı gibi eklemsel rahatsızlıklara da yönlendirmemiz gerekiyor. İki ya da daha fazla kemiğin bağlantı noktası olarak bilinen eklem, çeşitli vücut bölümlerinin hareket etmesini sağladığı için eklem sağlığı üzerine yoğunlaşmakta büyük bir fayda var. Eklem sağlığına odaklanırken ilerlenen yol, uzman görüşlerinden yogaya kadar uzanıyor. Hatta, eklem sağlığına direkt olarak yoğunlaşmış bir yoga çeşidi bulunuyor ve bu yogaya da eklem yogası deniyor. Bu yazımızda, sizler için eklem yogasını ve bu yoga çeşidinin faydalarını kaleme aldık.

Eklem yogası nedir?

Pawanmuktasana olarak da bilinen eklem yogası, hatha yoga veya vinyasa yoga gibi yoga türleri kadar tanınmıyor fakat bu yoga türünü tanıyıp dikkatli bir biçimde uygulamak hayati bir değere sahip. Eklem yogası, vücudun kendi ağırlığına dayanan bir yoga türü olup bedenin sahip olduğu güçten faydalanıyor. Bir başka deyişle, bu yoga çeşidinin içerdiği pozisyonlar yapılırken bedenin kendi gücü kullanılıyor ve bu durumla birlikte eklemlerin -özellikle oynar eklemlerin- çok aktif bir şekilde çalışması için bir kapı aralanıyor. Eklemlerin etkin hareketliliğine ek olarak, eklem yogası dokuları bir arada tutan ve enfeksiyonlara karşı koruyucu bir duvar görevi gören bağ dokuları da güçlendiriyor.

Vücudun her yerindeki eklemleri harekete geçirme amacıyla dolu olan eklem yogası, doğru nefes tekniklerinin uygulanmasıyla daha da zenginleşen bir yoga çeşidi. Bu yoga esnasında ayak parmaklarındaki eklemlerden boyundaki eklem yapısına kadar vücudun her noktasına ulaşılıyor ve bu noktalara hem rahatlama hem özgürlük hem de esneklik kazandırılmaya başlanıyor.

Bir eklem bölgesinde ağrı ya da acı hissedildiği zaman elbette ilk olarak bir uzmana danışmanızı öneriyoruz fakat çeşitli durumlar için eklem yogası da ilaç gibi bir çözüm olabiliyor. Pek çok insan, eklemlerle ilgili problemlerin çözüm yollarına kimyasalsız ve harekete dayalı bir pratik olduğu için eklem yogasını dahil ediyor. Bu noktada, bazı eklem sorunlarının yoga çeşitlerinin yanlış uygulanmasından yani yoga süresince bedenin aşırı zorlanmasından veya duruşların dikkatsizce sergilenmesinden kaynaklanabildiğini vurgulamak istiyoruz. Eğer herhangi bir yoga seansından sonra vücudunuzun herhangi bir noktasında geçmek bilmeyen bir ağrı ile karşılaşırsanız mutlaka bir doktora görünmelisiniz.

Hem biyolojik hem de psikolojik açıdan sağlığı ve enerjiyi beraberinde getiren eklem yogasının diğer yoga çeşitleri gibi haftada 2-3 gün düzenli olarak yapılması gerektiğini ifade ediliyor uzmanlar tarafından. Hatta, profesyonel insanlar eklem yogasının aynı saatlerde yapılmasını da öneriyor. Örneğin, pazartesi günü 20.00’da eklem yogası yaptıysanız çarşamba günü de 20.00’da eklem yogasıyla içli dışlı olmalısınız. Gelelim, eklem yogasının faydalarına…

Eklem yogasının yararları nelerdir?

Home office çalışan insanlardan sahaya inen bireylere kadar pek çok çalışan insan için eklem ağrısı korkunç bir durum. Hem çalışmanın hem de sosyalleşmenin önüne geçen eklem ağrıları, gündelik hayatın getirdiği yorgunluğun derinleşmesine ve yoğunlaşmasına sebep oluyor. Bu yüzden, eklem ağrılarını en kısa sürede dindirmek büyük bir önem taşıyor. İşte, eklem yogası da bu hedef doğrultusunda kendisini gösteriyor! Bu yoga çeşidi, diz eklemlerini, kalça eklemlerini, parmak eklemlerini ve omuz eklemlerini çok aktif bir şekilde çalıştırıyor. Bu aktiflik sayesinde eklemlerdeki ağrıların şiddeti azaltılabiliyor ve eklem sağlığı destekleniyor. Anlayacağınız, eklem yogası eklem ağrıları için ciddi bir çözüm yöntemi olabiliyor.

Eklemlerinde ağrı gibi herhangi bir rahatsızlığa sahip olmayan insanlar için de eklem yogası kritik bir anlam taşıyor. Bu kişiler, eklem yogasını bir alışkanlığa dönüştürürlerse hem eklem yapılarını güçlendirmiş oluyorlar hem vücutlarına esneklik kazandırıyorlar hem de romatizma, kireçlenme ve iltihap gibi eklem hastalıklarının riskini düşürüyorlar.

Fizyolojik faydalarına ek olarak, eklem yogasının psikolojiyi de pozitif bir şekilde etkilediğini belirtmek istiyoruz. Eklemsel rahatsızlıklar ciddileştikleri zaman insanların depresyon gibi psikolojik sorunlarla karşılaşmasına yol açabiliyorlar. Eklem yogası ise hem bu tarz psikolojik rahatsızlıklarla mücadele ediyor hem de doğru stres yönetimini insanlara aşılıyor. Çeşitli nefes tekniklerini içerdiği için nefes kontrolünü ve meditasyon anlayışını beraberinde getiren bu yoga çeşidi, eklemleri rahatlatmakla kalmıyor ve zihin ile ruhun da rahatlamasına yardımcı oluyor.

Dilerseniz aşağı videodan ilham alabilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Yoga nedir? Yeni başlayanlar için yoga rehberi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale