X

Dış dünya yoksa, içsel dünyamız var: İçimize dönüp sesimizi dinlemek

İlham vermek… Etrafımda olmasını en çok istediğim insan tiplerinin başında ilham verenler gelir ve ben de daima ilham veren olmak isterim. Ne kadar başarılıyım, ne kadar anlaşılıyorum, bilemiyorum. Bildiğim şu ki ilham veren olmak için önce özgün olmak gerekir. Özgün olmak, kendi varlığına karşı doğru kalmaktır. Nasıl doğru kalınır?

Asla başkalarının senin ne olduğun hakkında söylediklerine kulak asma, daima nasıl olmak istediğin hakkında kendi iç sesini dinle. Aksi takdirde bütün hayatını boşa harcarsın. Unutma, iç sesine karşı doğru ol. Seni tehlikeye atabilir, git tehlikeye atıl, ama iç sesine karşı doğru kal. İşte o zaman içsel doyumla dans edebileceğin gün gelebilir.

Daima bak; ilk şey varlığındır, başkalarının seni etkilemesine ve kontrol etmesine izin verme. Bunu yapmak isteyecek çok kişi vardır. Herkes seni kontrol etmeye hazırdır, herkes seni değiştirmeye hazırdır, herkes sana istemediğin bir yön vermeye hazırdır. Herkes sana bir hayat rehberi verir. Ama bu hayat rehberi senin içinde vardır. Özgün olmak kendine karşı doğru olmaktır. Zor bir fenomendir bu ve az insan bunu yapabilir. Herkesin bu kadar hüsran dolu görünmesinin nedeni hiç kimsenin kendi içsel sesini doğru dinlememesindendir.

İç sesini dinledikçe kendini tanımaya başlar insan, kendini bilmeye başlar. Yaşadığı hayatı, kim olduğunu gözden geçirir ve aslında kim olmak istediğini araştırır. Yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının, kendi potansiyelinin farkında olmaya başlar. Ben kimim, neyim, hayattan ne istiyorum, beklentilerim neler, bulunduğum yerden mutlu muyum, yoksa zoraki ve tatsız bir mecburiyet mi? Ne yaparım, neyi severek yaparım, en sevdiğim şey nedir? Hayata kendini bilmekten başlamalı, hayatın orijini budur. Freud’un dediği gibi “Bilincinize ulaşan bilgiler eksik ve çoğunlukla güvenilmezdir. Gözlerinizi içinize çevirin, kendi derinliklerinize bakın, önce kendinizi bilmeyi öğrenin.

Dünyamızın gündemine bomba gibi düşen Corona virüsü dolayısıyla şu dönemler kendi içimize yönelmek için doğru zamanlar olabilir. Tabii ki karşı karşıya kaldığımız, sevdiklerimizden uzak durmak zorunda kalmak, onlara dokunmak, sarılmak yerine, soğuk camın ardından bakmak, evden dışarı çıkamamak, hayata karışamamak gibi durumlar insan psikolojisini olumsuz etkiliyor. Ancak yine de bu olumsuz duygulardan biraz olsun sıyrılıp dış dünya ile büyük oranda dijital olarak bağlantı kurabildiğimiz, kendi kendimize kaldığımız bu zamanları fırsata çevirebiliriz. İç sesimizi dinlemeye başlayabilir ve özgün olmak adına adımlarımızı atabiliriz.

Kaynak
Bireyin Doğuşu/Osho

İlginizi çekebilir: Dengede olma sanatı: Olumsuz duyguları neden kabul etmeliyiz?

Özlem Özkılınç: Yatırım Planlama Yöneticisi olan Özlem Özkılınç, 1987 yılında Karamürsel’de doğdu. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladıktan sonra lojistik alanında çalıştı, hala otomotiv sektöründe çalışmaya devam etmektedir. 2020 yılında Başkent Üniversitesi’nde Yaşam Koçluğu eğitimi aldı. Yazmayı, okumayı, yoga yapmayı seven Özlem’in yaşama dair notları şu şekildedir; “Yargılardan ve başkalarının beklentilerinden arınmış bir alanda kendim olmaya, kendimden ilham almaya, aynada gördüklerimin ötesini fark etmeye çalışıyorum. Çalışan, üreten, hayatın içinde yer alan, yaşama iştahı olan bir insan olduğum için mutluyum. “

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale