X

Dengede olma sanatı: Olumsuz duyguları neden kabul etmeliyiz?

Uzakdoğu topraklarından insanlığa miras kalan, dengeyi, birbirini tamamlayan iki gücü, sonsuz döngü ve değişimi anlatan bir felsefedir Yin Yang. Yuvarlak bir halka içerisinde bir tarafı siyah içerisinde beyaz bir nokta, diğer tarafı beyaz içerisinde siyah bir nokta olan Taijitu, yani Yin Yang görseli de aklınıza gelmiştir.

Evrenin, hayatın, ekolojik sistemin, ruhun, beynin temelini oluşturan denge kavramına duygular açısından bakmayı birlikte deneyeceğiz bu yazımda.

En belirgin duyguların temel duygular dediğimiz şaşkınlık, korku, mutluluk, hüzün ve öfke olduğu düşünülür. Bu beş duygudan herkes payına her zaman bir tanesini almak ister… En popüler olan ve kulağa hoş gelen odur. Her zaman peşinden koşulan, hep aranılan: Mutluluk.

Mutluluğun bizleri iyi hissettirdiği, neşe, umut gibi hisleri de beraberinde getirdiği doğru ancak diğer duyguların da hayat üzerinde işlevleri vardır. Örneğin şaşırmak… “Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum!” Bu sözü çevremde çok duyuyorum ve onlara şöyle cevap vermek istiyorum;
– Neden?
– Şaşırmanın nesi kötü?
– Şaşırmayınca daha mı cool oluyoruz?

Şaşırmak uyarıcı eylemleri tetikleyen bir duygudur, merak öğesini de beraberinde getirir. Bilimde de oldukça yer alan bu duygu hayatta tekdüzeliği tökezletir. Bu sebeple kendinizi rahat bırakınız ve şaşırmanız gereken yerde şaşırınız.

Diğer değinmek istediğim duygu korku… Bunu da sevmeyiz. Biraz zayıflık kokar. Oysa ki korku hayatta kalma güdüsünü pekiştiren evrimsel bir miras. Tehlike içeren durumlarda kendini hazırlamak ve hayatta kalma davranışı sergilemek için gereklidir.

Genellikle bu duygulardan kaçınmaya çalışırız, aslında haklıyızdır da, çünkü olumsuz duyguların sık yaşanması psikolojik sorunları da beraberinde getirir ve araştırmalara göre sağlıklı değildir. Ancak olumsuz duyguların da zaman zaman ve belirli seviyelerde deneyimlenmesinin de normal ve sağlıklı bir süreç olduğu doğrudur. Burada önemli olan; olumsuz duyguların davranışı tetiklediği noktaların kontrol altında tutulabilmesi ve yönetilmesidir.

Korku, üzüntü, şaşkınlık gibi olumsuz olarak görülen fakat her biri davranışlarımız üzerinde işlevi olan bu duygularımızı da kabul etmeliyiz. Sürekli mutlu olmak, aynı duygu seviyesinde kalmak ve devamlı bunları amaçlamak gerçekçi olmaz. Tüm duyguları kabul ederek, hissederek, iç dengemize ulaşabiliriz.

Ve… Her Yin’in içinde bir Yang, her Yang’ın içinde bir Yin vardır ve birbirine dönüşebilir. Şefkat merhametsizliğe, nefret sevgiye, hüzün mutluluğa, varlık yokluğa… Dönüşebilir…

İlginizi çekebilir: İçsel dengenizi bulmak için izlemeniz gereken 5 adım

Özlem Özkılınç: Yatırım Planlama Yöneticisi olan Özlem Özkılınç, 1987 yılında Karamürsel’de doğdu. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladıktan sonra lojistik alanında çalıştı, hala otomotiv sektöründe çalışmaya devam etmektedir. 2020 yılında Başkent Üniversitesi’nde Yaşam Koçluğu eğitimi aldı. Yazmayı, okumayı, yoga yapmayı seven Özlem’in yaşama dair notları şu şekildedir; “Yargılardan ve başkalarının beklentilerinden arınmış bir alanda kendim olmaya, kendimden ilham almaya, aynada gördüklerimin ötesini fark etmeye çalışıyorum. Çalışan, üreten, hayatın içinde yer alan, yaşama iştahı olan bir insan olduğum için mutluyum. “

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale