X

Anneler Günü Özel: Klasik hediyelere sevgi dolu ve düşünceli “karantina”alternatifleri

Mayıs ayı geldi. Doğanın canlandığı, çiçeklendiği ve her geçen gün güneşin sıcaklığını daha çok hissettiğimiz Mayıs ayının içimizi ısıtan bir diğer özelliği de Anneler Günü. Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü’nü bu sene evlerimizde geçirecek olsak da, bu annelerimize sevgimizi göstermemize engel değil.

Karantina süreci “klasik” Anneler Günü kutlamalarını ve hediyelerini değişikliğe uğratacak gibi görünüyor. Önemli olan bu süreçte evlerimizde ve güvende kalmak. Biz “klasik” hediyelere taş çıkaracak alternatifleri sizler için düşündük.

Klasik hediyelere “karantina” alternatifleri

Annelerimize karşı duyduğumuz sevgi, saygı ve minneti kelimelerle tarif etmek pek mümkün olmasa da, sevgi dolu bir bakış, içten bir sarılma ve birlikte paylaştığımız anlar duygularımızı ifade etmenin en özel ve güzel yollarından. Siz yine de bu özel günü anlamlı hediyelerle taçlandırmak istiyorsanız, işte klasik Anneler Günü hediyelerine, düşünceli ve sevgi dolu “karantina” alternatifleri:

Klasik: Birlikte seyahat planı

Alternatif: Birlikte gittiğiniz bir seyahate özel anı defteri

Hepimiz seyahat planlarımızı bir süreliğine rafa kaldırdık. Bu Anneler Günü’nde birlikte seyahat etmenizin bir yolunu bulamayabiliriz; ancak eski seyahat anılarınızı canlandırmanın formülünü sizinle paylaşabiliriz: Birlikte çıktığınız bir seyahate özel anı defteri.

Anı defterinizi hazırlamaya seyahatinizin tarihini atıp uçak biletini yapıştırarak başlayabilir ve sayfalara birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları yapıştırabilirsiniz. Anı defterini daha özel bir hale getirmek için bu seyahatte annenizle birlikte olmanın size neler hissettirdiğini yazdığınız bir notu defterin sonuna ekleyebilirsiniz. Eğer elinizde yeterli seyahat fotoğrafı yoksa, eski fotoğraflarınızdan sevgi dolu bir “anne-çocuk” yolculuğu albümü hazırlamanız da mümkün.

Klasik: Annenizle baş başa yemek yemek

Alternatif: Annenize yemek yapmak

Güzel bir restoranda birlikte yemek yemek ve uzun sohbetler etmek, en klasik ve en keyifli kutlama alternatiflerinden biri olsa da, bu bir süre daha mümkün görünmüyor. Eğer karantina dönemini annenizle birlikte geçirme şansına sahipseniz, önerimiz restoranı evinize taşımak. İster tek başınıza isterseniz de ailenin diğer üyeleriyle güçlerinizi birleştirerek annenizin en sevdiği yemekleri hazırlayabilir, şık bir sofra ile bu özel günü tatlandırabilirsiniz.

Klasik: Birlikte spa deneyimi

Alternatif: FOREO ile evde bakım rutini

Vaktimizin neredeyse tamamını evimizde geçiriyor olmamız, iyi görünmenin mutluluk verici etkisinden faydalanamayacağımız anlamına gelmiyor. Bu Anneler Günü’nden annenizin hem ruhuna hem de cildine iyi gelecek bir hediye arayışındaysanız, önerimiz: Evde bakım rutini.

Birlikte geçireceğiniz bu kişisel bakım saatlerinde, saç, el ve tırnak bakımı yapabilir; annenizden uzaktaysanız kendisini şımartacağı spa kalitesinde bir cilt bakım deneyimi için FOREO’dan yardım alabilirsiniz.

Anneler Günü bakım rutini önerimizse şöyle: Önce cildinizi LUNA mini 3 ile güzel bir şekilde temizleyin; sonrasında UFO ve  “Make My Day” gündüz maskesi ile cildinizi derinlemesine nemlendirin. FOREO’nun UFO akıllı maske terapisi ve nem yükleyici hyalüronik asit açısından zengin, kirliliğe karşı koruma sağlayan kırmızı alg içeren Make My Day maskesi ile saniyeler içerisinde hızlı ve pratik bir şekilde cildinizi nemlendirebilir, uzun süre etkili nemin tadını çıkarabilirsiniz. FOREO UFO’nun Make My Day maskesi  için uyguladığı terapide:

  • Kırmızı led ışık cildin kolajen üretimine ve daha genç bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor,
  • Yeşil led ışık mat görüntüyü canlandırmaya ve ciltteki ton eşitsizliklerini düzenlemeye yardımcı oluyor,
  • Termo terapi cilde uygulanan bakım ürünlerinin emilimini artırırken, ciltteki kan dolaşımını hızlandırıyor.
  • T-sonic titreşimler, led ışıkların ve ürün içeriğinin cildeiyice nüfuz etmesine yardımcı olurken, kan dolaşımını hızlandırıyor ve rahatlatıcı bir etki sağlıyor.

Güzellik ve cilt bakımında devrim yaratan İsveç Markası FOREO tarafından sunulan dünyanın ilk akıllı maske terapisi FOREO UFO, saniyeler içinde etkili bir maske deneyimi sağlamak için geliştirilmiş dermal teknolojilerini Kore’nin seçkin maske formülleriyle birleştiriyor.
En üstün kalitede bitki ve meyve özleri ile formüle edilen FOREO UFO aktif maskeler Paraben, Fenoksietanol, Silikon, Disodiyum EDTA ve Mineral Yağ içermiyor.

FOREO UFO‘yu incelemek için tıklayınFOREO UFO‘.

Klasik: Birlikte sinemaya gitmek

Alternatif: İstediği her şeyi izleyebileceği online platform üyeliği

Eğer film izlemekten keyif alan bir anneniz varsa ya da annenizle birlikte yaptığınız favori aktivitelerinizden biri sinemaya gitmekse, sizin için seçtiğimiz hediye önerisi online platform üyeliği. Netflix, BluTV, Hulu gibi farklı online platformlar arasından annenizin izlemeyi sevdiği içerik tarzlarına göre birini seçebilir, evde doyasıya sinema keyfi yaşamasına yardımcı olabilirsiniz. Eğer birlikte film izlemeye karar verdiyseniz, mısır patlatmayı da unutmayın 🙂

Klasik: Spor, dans, aktivite dersleri

Alternatif: Online ders üyeliği

Sosyal hayatına düşkün, farklı aktivitelerden keyif alan bir anneniz varsa, bu dönemde biraz değişiklik ona iyi gelecektir. Annenizin karantina günlerine biraz renk katmak için, online ortama taşınan pek çok eğitim, yoga, hobi ve spor aktivitelerinden birini hediye edebilir; eğer gerekiyorsa aldığı ders için gerekli materyalleri de temin edebilirsiniz. Üretmenin harika hissettireceği kesin! 🙂

Klasik: Almış olmak için alınan hediyeler

Alternatif: Adına bağış yapmak

Anneler Günü’ne dair üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir şey varsa, o da almış olmak için alınan hediyeler. Anneler Günü’nü hediyesiz geçirmek istemiyor, ancak telaşla son anda gördüğünüz ilk seçeneğe sarılıyorsanız; hem doğaya hem kesenize zararlı bu seçimden vazgeçip, anneniz adına desteklemekten gurur duyacağı bir platforma bağış yapabilirsiniz. Oldukça anlamlı, duygusal bir hediye olacak.

 

Bu içerik FOREO katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale