X

Zor zamanlarla baş etme kılavuzu: Hayatın zorlukları karşısında nasıl güçlü kalınır?

Hepimizin hayatı aslında fırtınalarla dolu, yaşamımız içinde iniş ve çıkışları barındıran bir serüven. İşte tam da bu noktada, bir sonraki yıkılma anını kontrol altına almanıza yardımcı olacak ve kendinizi biraz daha iyi korumanızı sağlayacak, zor zamanlar için saklayabileceğiniz bazı önerileri sizlerle paylaşmak istedik.

Acılarımızın varlığını inkar edip, onları geri plana atarak hayatımıza devam edemeyiz. Aksine, işe önce onları kabullenerek başlamalıyız. Yani onları iyi incelemeli, eleştirmeli ve sonra hayatımızdan yollamalıyız.

Her şey, siz ve içsel dünyanız arasında geliştirdiğiniz iletişimle başlıyor. Önceliği güçlü ve zayıf yanlarımıza sert ve sıkı sorular sorarak vermeliyiz. Tabi, bunun karşılığında dürüst cevaplar vermek çok önemli. İşe, kendinize aşağıdaki soruları sorarak başlayabilirsiniz:

  • Geçmişte beni yaralayan her ne varsa, bunların üstesinden nasıl geldim? Yalnız mıydım, yoksa birileri bana bu süreçte destek verdi mi?
  • Hiçbir umut olmadığı halde yaşantıma nasıl devam edebiliyorum? Beni neler motive ediyor da yine ayakta durabiliyorum?

Acılarımızın varlığını inkar edip, onları geri plana atarak hayatımıza devam edemeyiz. Aksine, işe önce onları kabullenerek başlamalıyız. Yani onları iyi incelemeli, eleştirmeli ve sonra hayatımızdan yollamalıyız.

Zor zamanlarda kendinize sormanız gereken sorular

Melankolik bir kişilik yapınız olduğunu düşünüyorsanız, kendinize sıkıntılarınızı düşünmek için on beş dakika ayırın. Buna kısaca ‘on beş dakikalık endişe zamanı’ da diyebiliriz. Kulağa biraz absürt gelse de, bir sıkıntı ya da endişe ile karşı karşıya olduğunuzda bu on beş dakikalık zamanı kullanmanızı tavsiye ederiz. Kısacası yaşadığınız sıkıntılar, kendinize yönelteceğiniz sorular ve karşılığında vereceğiniz dürüst cevaplarlakişilik yapınız olduğunu düşünüyorsanız, kendinize sıkıntılarınızı düşünmek için on beş dakika ayırın. Buna kısaca ‘ yok olabilir. Kendinize soracağınız soruları bulmakta zorluk çekiyorsanız, Stephen Borgman’ın birkaç soru önerisinden faydalanabilirsiniz.

  • Hayatımda beni mutlu eden şeyler neler?
  • Yaşantımda heyecanlı olan şeyler neler?
  • Gurur duyduğum şeyler neler?
  • Şu an keyif aldığım, bana neşe ve mutluluk verenler neler?
  • Küçük ya da büyük, bugün insanlara ne verdim?
  • Bugün yaşadıklarım, hayatımın kalitesini arttırdı mı?
  • Kimi seviyorum? O da beni seviyor mu?
  • Henüz mükemmel olmayan şeyler neler?
  • İşlerin benim istediğim şekilde yürümesi için gerekli çabayı gösteriyor muyum?

Tüm bu soruları dürüstlükle cevapladıktan sonra, hayatta karşılaştığınız zor durumlarla çok daha kolay başa çıkabildiğinizi ve kendinizle ilgili farkındalığınızın arttığını gözlemleyeceksiniz. 

İlginizi çekebilir: Daha mutlu bir hayat için kendinize sormanız gereken sorular

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale