X

Yüz haritalama tekniğine göre cildiniz size ne anlatmak istiyor?

Günümüzün teknolojik medikal cihazları bile bazen hastalıkları teşhis etmede yetersiz kalıyor. Bu açıdan bakınca, geçmiş çağlarda hastalıkların nasıl teşhis edildiği sorusu akıllara geliyor. Öyle ki hastalıkların tarihi, insanlık tarihiyle aynı yaşta ve gösterdikleri semptomlar da neredeyse aynı.

Geçmişte “şifacı” denilen kişiler, “Yüz haritalama” denilen bir teknikle ciltteki belirtilere bakarak hastalıkları teşhis edebiliyordu. Günümüzde Ayurvedik öğretinin kullandığı bu teknik, ciltteki farklılıkları vücuttaki organlarla veya vücudun başka bölümleriyle ilişkilendiriyor.

Kaynak: MBG Creative

Uplifers olarak yüzyıllardır geçerliliğini koruyan yüz haritalama tekniği sayesinde cildinizin size ne anlatmak istediğini derledik:

1. Alın: Safra kesesi ve karaciğer rahatsızlıkları

Ayurveda’ya göre alın bölgesi sinir sistemi ve sindirim sistemiyle bağlantılı. Bu da stres ve sindirim bozukluklarının alın bölgesinde çukurlaşma, biçim bozukluklarına neden olabileceğini gösteriyor. İşlenmiş gıda tüketimini ve yağı azaltmaya çalışabilir, stresten kurtulmak için de yoga ve meditasyon yapabilirsiniz.

2. Kaşların ortasının sağ tarafı: Karaciğerde baskılanmış duygular

Yerleşmiş anksiyete sorununun cilt kırışıklıklarına neden olduğu birçok kişi tarafından biliniyor. Bu çizgilerin uzanış yönü ise vücudunuzun hangi bölgesinde stres biriktiğini ve hangi organlarınızın risk altında olduğunu gösteriyor. Eğer kaşlarınızın ortasının sağ tarafında yatay bir çizgi varsa, karaciğerinizde baskılanmış duygular olduğunu gösteriyor.

3. Kaşların ortasının sol tarafı: Dalakta baskılanmış duygular

Kaşlarınızın ortasının sol tarafındaki çizgi, dalağınızda baskılanmış duygular biriktirdiğinizi gösteriyor.

4. Gözler: Eklem sorunları, bağırsak rahatsızlıkları, tiroid sorunları

Gözler birçok şeyi anlatıyor. Küçük iris eklem sorunlarını işaret ederken, iriste artan beyazlıklar eklemlerin bozulma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Benekli iris ise bağırsaklarınızdaki besin emiliminin zayıf olduğu anlamına geliyor. Eğer irisinizin etrafında açık renkli bir halka görürseniz şekeri ve tuzu kesin çünkü bu, ikisini de aşırı tükettiğinizin bir göstergesi. Gözünüzün sarımtırak bir renge dönmesi de bağırsak zayıflığı anlamına geliyor.

5. Göz altları: Böbrek fonksiyonlarında bozulma

Göz altlarındaki şişkinlik, böbrek fonksiyonlarında bozulma anlamına gelebilir. Yemeklerinize daha fazla baharat eklemek ve yiyecekleri yutmadan önce iyice çiğnemek çözüm olabilir. Ayurveda, bir yiyeceği yutmadan önce yaklaşık 30 defa çiğnemenizi öneriyor.

6. Yanaklar: Yavaş metabolizma, besinlerin düşük emilimi ve akciğer rahatsızlıkları

Yanaklardaki doku ve renk farklılıkları düşük metabolizma hızı ve vücudunuzda besinlerin yeterince emiliminin yapılmadığı anlamına gelebilir. Aynı zamanda yanakların görünümü akciğer fonksiyonlarıyla da ilgili. Yüksek hızda bir antrenman yapıp zor nefes aldığınızda yanaklarınızın nasıl kızardığını düşünün. Bu yüzden nefes kalitenizi artırmaya ve nefes egzersizleri yapmaya özen gösterebilirsiniz..

Gözler; eklem sorunları, bağırsak rahatsızlıkları ve tiroid sorunlarıyla ilgili ipucu veriyor.

7. Burun: Kan ve kalp rahatsızlıkları

Burun, dolaşım sistemiyle ilişkisi olan bir organ. Eğer burnunuzla ilgili bir değişiklik görüyorsanız, kan basıncınızla ilgili bir sorun olabilir. Beslenmenizde yağ asidi yüksek olan gıdalara (avokado, zeytinyağı, keten tohumu) ağırlık verebilir ve alkol, kahve ve baharatlı gıdalardan uzak durabilirsiniz.

8. Dudak altı: Bağırsaklar, sindirim sorunları

Dudak altı bölgesi, bağırsak fonksiyonlarıyla ilgili kilit bilgiler verebilir. Örneğin dudak altındaki siyah noktalar hazımsızlık ve enzim fonksiyonlarında zayıflama veya kalın bağırsakta parazit sorunu yaşadığınızı gösterebilir. Daha fazla probiyotik tüketerek bu sorunlarla mücadele edebilirsiniz.

Bunun yanı sıra dudaklarda renk solukluğu anemi başlangıcı göstergesi olabilir. Bu durumda yeşil yapraklı sebzeler ve demir bakımından zengin gıdalar tüketebilirsiniz. Dudaklarınızda mavimtırak bir renk fark ederseniz, bu da zayıf oksijen emilimi olduğunu gösterebilir. Bununla birlikte nefes almakta zorlandığınızı hissediyorsanız, doktorunuza görünmeniz gerekebilir.

9. Dil: Toksin artışı ve akciğer rahatsızlıkları

Dil, birçok iç hastalığın belirtilerinin ilk olarak görüldüğü yerdir. Bu yüzden dilinizi her gün, özellikle de sabahları kontrol etmekte fayda var. Dilinizin ortasında veya arka tarafında beyaz bir tortu oluşuyorsa, bağırsaklarınızda veya kolonlarınızda toksin artışı anlamına gelebilir. İyi bir detoksla bunun önüne geçebilirsiniz.

Dilinizin kenarlarında aşınma ise akciğerlerinizle ilgili bir sorun olduğu anlamına gelebilir. Aerobik egzersizler ve meditasyon yapabilirsiniz. Dilinizin en dış tarafında çukurlaşmalar tespit ettiyseniz bu da besinlerin emiliminin zayıf olduğunu gösterebilir. İşlenmiş gıda tüketimini azaltıp daha fazla vitamin almaya özen gösterebilirsiniz.

10. Çene: Hormonal dengesizlik

Çene, özellikle hormonal dengesizliklerin ve stres semptomlarının görüldüğü yerdir. Mensturasyon dönemlerinde çenenizdeki farklılıklar da bunu gösteriyor. Stresi azaltmaya, düzenli uyku uyumaya ve egzersize özen göstererek çene bölgenizin etrafındaki Ayurvedik alanı iyileştirebilirsiniz.

Kaynak:
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale