X

Değişime farklı bir açıdan bakmak: Yeni gerçekliğe hazır mısınız?

Alışkanlıklarımızın değiştiği, algılarımızın farklılaştığı yoğun bir süreçten geçtik, geçiyoruz. Yaşam yeniden anlamlanıyor. Hep hayalini kurduğum Türkiye’yi, anavatanımı karış karış gezmek şimdi gerçekleşiyor. Bayramdan önce çıktık yollara karavanla… Yıllar önce bir arkadaşım, karavanla dünyayı gezen bir ailenin yolculuk fotoğraflarını yollamıştı. İçimden ‘’Ne güzel… Böyle bir yolculuğu yapmaya niyet ediyorum.’’ diye geçirdiğimi hatırlıyorum. Nasıl olacağını hiç düşünmedim elbette, sonsuz olasılıkların var olduğu bilinciyle… Aradan yıllar geçti ve bugün bu hayalim gerçekleşiyor.

Sokağa çıkma yasağı varken nasıl yollara çıktın? dediğinizi duyar gibiyim. İşte tam burada, realite kavramı devreye giriyor. Yani gerçeklik… Nedir gerçekliğimiz? Yeni bir gerçeklik yaratmak için neler mümkün? Öncelikle çok rahat olmalıyız. Ve bizi sınırlandıran düşünce kalıplarını satın almamalıyız. Mevcut realite ne ise onu da yaratan bir beyinimiz var. Koşullar bizden bağımsız gibi görünse de hipnozların etkisine girebiliyoruz ve etkisinde kalabiliyoruz. Ta ki uyanana kadar… Beyinimiz başka bir gerçekliği yaşadığımızı, hayal ettiğimizde ve bunu hissettiğimizde farklı kimyasallar salgılıyor ve realite değişiyor. Kolay mı? Genelde evet… Şüphe yoksa evet… 

Önemli olan kendimize izin vermek. Layık olduğumuza, hak ettiğimize yüzde yüz inanmak… Herkesin yaşadığı gerçekliğin istersek kendi realitemiz olmayacağını bilerek. Bunu da korku, endişe, kaygı yerine içimizde huzuru, barışı, sevgiyi beslersek sağlayabiliriz. Korku her zaman yönetir, belli oranda kaygı iyidir, bizi üretken kılar, tedbirlerimizi almamızı sağlar. Ancak; aşırıya kaçarsa kaygımız, endişemiz işte o zaman korku realitesine hapis olur yaşamımızdan ödün veririz.

Hayatın her alanında bu spiritüel yasalar geçerli. Korku ve sevgi kola koladır. İki kardeş gibi… Sizin hangisinin koluna gireceğiniz seçiminizdir. İşte kendi realitemizi yaratmanın sırrı da burada gizli. Kuantum fiziğine göre olacak olan olayları önceden gözlemleyerek belirleme, gerçeği yaratma potansiyeli varsa, ki var… O halde ne düşündüğümüzün, hangi duyguda olduğumuzun, düşünce ve duygularımız doğrultusunda nasıl davranışlar sergilediğimizi de farkındalıkla değerlendirebiliriz. Bu farkındalıkla istediğimiz realiteyi ancak; evrensel zeka ile hizalandığımızda sonsuz olasılıkların devreye girmesiyle gerçekleyebiliriz. Seyahat izini olmadan kendimize izin vermemiz ve hayallerimizi gerçekleştirmeye yol almamız gibi…

Evet arkadaşlar; bazen istediğimiz realitenin gerçekleşmemesi durumu da olur. Bu durumu da gönülden kabul halinde olmalıyız. Bunun da bir hayırı olduğunu, zamanın cömertliği içinde görebiliriz. 

5 Haziran Cuma, ay tutulmasının olduğu dolunay akşamında, yeni realitemizi yaratmak için gelin hep birlikte olalım. Zoom ortamında buluşup yapacağımız çalışmanın ardından güzel bir meditasyonla akşamı taçlandıracağız. Bu güçlü dönüşüm akşamını eski realitemiz, benliğimizle vedalaşmak ve yeni realitemiz, benliğimizle kucaklaşmak için değerlendiriyoruz.

Katılım için Whatsapp: 0532 783 21 41

Sevgilerimle…

 

İlginizi çekebilir: Ay enerjisi ve döngüsünün insan üzerindeki etkilerini keşfedin

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale