X

Yemek yapmayı bilmeyenlerin işini kolaylaştıracak mutfak tüyoları

Yemek yapmak artık daha kolay olacak

Mutfağa ayıracak vaktiniz az, veya kendinize daha önce pek şans vermediniz. Kendi yaptığınız yemekleri yemek istiyorsunuz ama sonuç pek içinize sinmiyor. Sadece tariflere bakarak yemek yapmak dahi yeni başlayanlar için pek de kolay olmuyor. Siz de yaklaşık bu durumdaysanız, işinizi kolaylaştıracak bu tüyoları mutlaka inceleyin:

Yemek yapmaya girişmeden önce bu tüyoları okuyabilirsiniz

1. Tarifi dikkatlice okuyun

Yemek tarifini mümkünse iki kere tüm aşamalarını anladığınızdan emin olarak okuyun. Yemeğiniz tavada pişmekteyken bir adımı atladığını fark etmek veya acele ederken diğer içeriği unutmak pek hoş olmayacaktır. Tarife göre gerekli malzemelerinizin olup olmadığını belirlemek de yararınıza olacaktır.

2. Malzemelerinizin tamamını hazır bulundurun

Yemeği yapmaya başladıktan sonra dolapta, çekmecede malzeme aramak bize hem zaman kaybettirir, hem de yanlış yapma şansımızı artırır. Bu nedenle yiyecekleri ve kullanacağımız araçları mutfak tezgahımızda hazır bulundurmak işimizi kolaylaştıracaktır.

3. Tavanızı ya da tencerenizi çok doldurmayın

Yiyeceklerin istediğiniz oranda eşit şekilde pişmesi için eşit derecede sıcakla ve havayla temas etmeleri gerekir. Eğer tavanız çok doluysa, yemeğinizin kıvamı istediğinizden daha yumuşak ve dağılmış olacaktır. Aynısı fırın tepsinizdeki yiyecekleriniz için de geçerli.

Tavanızı az doldurarak porsiyonlarınızı da küçültebilirsiniz

4. Bıçaklarınızın keskinliğine önem verin

Keskin şef bıçakları başlangıç seviyesindekileri korkutsa da aslında kör bir bıçak da tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bıçaklarımızın keskinliğini korumak keseceğimiz sebze veya etin formunu ve dolayısıyla lezzetini etkileyecektir. Eğer keskin bıçak kullanıyorsanız, her hangi bir kazaya karşı daha dikkatli olmaya çalışabilirsiniz.

5. Taze malzemeler kullanın

Yapacağınız yemeğin lezzetini tarihi geçmiş bir baharat bile bozabilir. Sağlığı da olumsuz etkileyeceğini düşünürsek, taze sebze ve yiyeceklerle yapılan yemekler fark yaratacaktır. Semt pazarlarını ya da organik pazarları gezerek taze sebze, meyveler temin edebilirsiniz. Paketli ürün kullanacaksanız, son tüketim tarihlerini mutlaka kontrol etmelisiniz.

6. Yemek yaparken mutfağı terk etmeyin

Kısa süre için bile mutfağı terk etseniz, dikkatinizin dağılıp mutfağa geç gelme ihtimaliniz olabilir. Yemeğinizi yakmamak veya kıvamını tutturabilmek için zamanlama son derece önemlidir. Bu yüzden mutfakta bulunmanız ve pişmekte olan yemeğin görüntüsünü ve kokusunu sürekli takip edebiliyor olmanız yemeklerinizin kalitesini artıracaktır.

7. Et pişiriyorsanız buzdolabından çıktıktan sonra bekletin

Et buzdolabından çıktığında soğuk olacağı için pişirme aşamasında dış kısmı ısınırken, içi soğuk olmaya devam edecektir. Bu da etin yeterince lezzetli pişmemesine sebep olur. Yemeği yapmaya başlamadan en az yarım saat önce etinizi buzdolabından çıkarabilirsiniz.

8. Yağ kullanımına özen gösterin

Tamamen yağsız yemek yapmak, yiyeceklerin ateşten yanmasına ya da tatların birleşmemesine neden olur. Çok yağ kullanmak ise yemeği hem kalori açısından yükseltir, hem de yiyeceklerin fazla kızarmasına neden olur. Bu nedenle tarifte kullanılan yağ tipi ve miktarına uymak önemlidir.

9. Tarifin üzerinde çok fazla değişiklik yapmayın

Mutfakta yeniyseniz, tarife uymanızda fayda var. Önce deneyip görerek, malzemeleriniz ve elde ettiğiniz yemek arasındaki ilişkiyi kavrayın. İlerde kendinizden de şeyler katarak tarifleri renklendirebilirsiniz.

10. Basit tariflerden başlayın

Zor tariflere el yatkınlığınız oluşmadan başlamak mutfakta ufak bir kaos yaşamanıza sebep olabilir. Çorba, sulu yemek gibi tariflerle başlayıp ilerde daha karmaşık tariflere geçebilirsiniz. Unutmayın ki çorbayı güzel yapabilen birisi diğer yemeklerin soslarını, terbiyelerini hazırlarken de başarılı olacaktır.

Kaynak:

Kitchensnob

Metroparent

İlginizi çekebilecek diğer yazılarar:

Sağlıklı tarifler: 15 dakikada bakla yemeği

Aperatif tarifleri: Sağlıklı ve pratik

Sağlıklı tarifler: 15 dakikalık pırasa yemeği

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale