X

Yardımlaşmanın gücünü gösteren ilham dolu TED konuşmaları

İyilik yapmanın yalnızca iyilik yaptığınız kişilere değil, kendinize de iyi geldiğini biliyor musunuz? Birine yardım eli uzattığınızda aslında kendinize de yardım ettiğinizi? Bilimsel araştırmalara göre evet! Hem bir günümüzü hem de tüm yaşamımızı iyileştirmenin, mutluluğumuzu artırmanın ve hem kendimiz hem de içinde bulunduğumuz toplum için daha iyisini yapmanın yolu, nezaketten geçiyor. İyiliğin ve yardımlaşmanın gücüyle zorlukların üstesinden gelebileceğimiz gibi herkes için daha mutlu bir dünya yaratabiliriz… İşte bu konuda size ilham olabilecek en iyi TED konuşmaları:

Başkalarına yardım etmek bizi daha mutlu yapar – Elizabeth Dunn

Mutluluğun, yardım eli uzatmak kadar yakınızda olduğunu hiç fark etmiş miydiniz? Sosyal psikolog Elizabeth Dunn, yıllar süren araştırmalarında her yaştan insanın -bebeklerin bile- paylaşmaktan keyif aldıklarını tespit ettiğini ve farklı bilimsel çalışmaların insanların başkalarına yardım ettikçe mutluluklarının da artığını ortaya çıkardığını anlatıyor. Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar arasında bağış yapanların, bağış yapmayanlara göre daha mutlu olduğunu, hatta bağış yapmanın mutluluğa etkisinin iki kat gelir elde etmekle aynı olduğunu belirtiyor. Ancak, yardım etmek kadar nasıl yardım ettiğimizin de önemli bir değişken olduğunu konuşmasında paylaşıyor.

Başkalarına yardım ederek kendinize yardım edin – Christophe Debard

Ünlü konuşmacı ve Toulouse ProtoSpace’in kurucusu Christophe Debard’a göre hepimiz anlamlı bir şeyler yapmak istiyoruz; ancak şunu gözden kaçırabiliyoruz, bir değişiklik yapmanın hayalini kuruyorsak vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz! Ancak, her zaman bir bahanemiz var; yorgunum, zamanım yok, sonra yaparım gibi… Debard’a göre bu bahaneleri bir kenara bırakmalı ve iyilikle, iş birliğiyle ve özgecilikle harekete geçmeliyiz. Yıllar önce bacağını kaybettikten sonra protez bir bacakla yaşamına devam eden ve bundan dolayı çok şanslı olduğunu hisseden Debard, aynı şansı ihtiyacı olan herkese vermek için çalışıyor ve güçlenmek için birlikte hareket etmemiz gerektiğine dikkat çekiyor.

Başkalarına yardım ederek gücünüzü bulmak – Andy Shirtliff

İçerisine doğduğu ailesinin zorlayıcı yaşam şartlarından dolayı evlatlık verilen Andy Shirtliff, ilham veren konuşmasında önce kendi hayatının dönüm noktalarından bahsediyor, sonra ise çok ender bir hastalık olan ve dünya üzerinde nadir görülen Shulman Sendromu’na yakalanışını anlatıyor. Başta bu durumu kabullenmekte zorlandığını söyleyen ve cezalandırıldığını düşünen Shirtliff, işi gereği sağlık sorunlarıyla, sigorta şirketlerinin sağlık masraflarını karşılamamasıyla uğraşan insanlarla iletişime geçiyor. Yani, kendi hikayesine çok benzer hikayelerle karşılaşıyor. Zaman geçtikçe o insanlar için de bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyor ve değişim başlıyor; sağlık reformları, gönüllü çalışmalar, hasta hakları ve çok daha fazlasını odağına alıyor.

Küçük bir hareket nasıl daha fazla sevinç getirebilir – Kate Barlow

Hayat dolu, heyecanlı ve mutlu Kate Barlow, genç yaşına rağmen yaptığı konuşması ile her yaştan insana ilham olmayı başarıyor. Gönüllü çalışmalara katılma macerasını anlatan ve ihtiyaç sahibi çocuklarla zaman geçirirken onların içinde bulunduğu zorluklara rağmen ne kadar mutlu ve pozitif göründüklerinden bahseden Kate, basit ve küçük bir yardımın bile mutluluğu kat ve kat artırmaya yettiğini belirtiyor. Bu küçük kızdan öğreneceğimiz çok şey olabilir…

Günde bir iyilik hayatınızı nasıl değiştirebilir – Mark Kelly

Soğuk bir günde dışarıda kalmış birine sıcak bir kupa kahve vererek hem gününüzü hem de tüm hayatınızı iyileştirebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz? What I Know Now podcastinin sahibi Mark Kelly, kendi deneyimlerinden yola çıkarak en büyük mutlulukların küçük yardımlarda gizli olduğunu anlatıyor. Motivasyon konuşmaları, kişisel gelişim seminerleri, yoga ve çok daha fazlasını denediğini ama birine küçük de olsa bir yardımda bulunmak kadar iyi hissettiren başka hiçbir şey bulamadığını söyleyen Kelly, hepimizi yardımlaşma zincirinin bir parçası olmaya davet ediyor. Böylece, iyiliği yayabiliriz…

Nezaketin gücü – Brooklyn Decker

Hollywood aktrisi ve model Brooklyn Decker, yaşamı boyunca, özellikle meslek hayatına başladığı zamanlarda karşılaştığı zorlukları ve maruz kaldığı yıkıcı eleştirileri anlatıyor ve tüm engellerin üzerinden gelebilmek için olumlu yönüne nasıl sığındığını… İçindeki iyiliği kaybetmeyerek, her zaman pozitif kalmaya devam ederek ve nazik olmanın gücünden faydalanarak engelleri aşabildiğini paylaşıyor. Decker, ayrıca günümüzde şefkatin önemini ve hem bizim ve çevremizdeki insanların yaşamlarını nasıl etkileyebileceğini aktarıyor. Zorlu ve stresli zamanlarda nazik kalmakta zorlanıyorsanız bu konuşma işinizi kolaylaştırabilir.

İlham verici daha fazla TED konuşması için diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale