X

Wellness dünyasının öncüleri ile günlük rutinleri üzerine: Belgin Aksoy ile keyifli bir sohbet

İyi yaşam alışkanlıkları kazanmanıza ve bütüncül sağlığınızı, yaşam kalitenizi artırmanıza yardımcı olacak ipuçları arayışındaysanız, Uplifers olarak wellness dünyasının öncüleri ile günlük rutinleri üzerine konuştuğumuz serimiz tam size göre!

Geçtiğimiz hafta Pozitif Yaş Alma Lideri ve Restart Wellbeing Topluluğu Kurucusu Pınar Özdemir Hotiç ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetimizi sizlerle paylaşmıştık. Bu hafta ise Global Wellness Day’Pınar Özdemir Hotiç ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetimizi sizlerle paylaşmıştık. Bu hafta ise Global Wellness Day’in kurucusu Belgin Aksoy’Belgin Aksoy’un ilham veren rutinleri ile karşınızdayız…

Uplifers okuyucuları için kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

1975’te İstanbul’da doğdum. Eğitimimi İsviçre’deki Institute Hotelier Cesar Ritz’te tamamladım. 25 yılı aşkın bir süredir turizm sektörünün içinde bulunuyorum. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal anlamda daha iyi bir dünya yaratmayı misyon edindim ve bu sebeple 2004 yılında Aksoy Group olarak, Türkiye’nin ilk ve tek destinasyon spası Richmond Nua Wellness-Spa’yı kurduk. Sağlık vakıflarını her zaman destekliyorum, sosyal wellness projelerine liderlik ediyor ve uluslararası spa wellness organizasyonlarına konuşmacı olarak katılıyorum. Profesyonel kariyerime Aksoy Group Yönetim Kurulu Üyesi ve Richmond Hotels Kreatif Direktörü olarak devam ediyorum. Aldığı nefesin borcunu ödemeye çalışan bir iyi yaşam aktivisti olarak kurucusu olduğum “Global Wellness Day” iyi yaşam hareketinin Birleşmiş Milletler Resmi Takvimi’ne, Türkiye’den çıkıp dünyaya yayılan, bundan sonraki jenerasyonlar tarafından da kutlanacak bir gün olarak kabul edilmesi için çalışıyorum.

Güne nasıl başlıyorsunuz, sabah rutininizin ilk adımı nedir?

Sabahları erken kalkmayı, güneşi üzerime doğurmamayı seviyorum. Erken saatte kalkıp, aç karnına mutlaka 40 dakika kardiyo yapıyorum.

Sabahları telefon veya bilgisayar kullanma alışkanlığınız var mı?

Evet, oğlum öğrenimi için yurt dışında, o sebeple bir anne olarak telefonum hep kol mesafemde.

Zihinsel olarak güne nasıl hazırlanıyorsunuz? Meditasyon, nefes egzersizleri gibi pratikleri uyguluyor musunuz?

Sabah sporu ve duşundan sonra kendime odaklanabildiğim 15 dakikalık meditasyon, günün kendimle baş başa kalabildiğim en kıymetli dakikaları. Kendimizle baş başa kaldığımızda duyduklarımızdan rahatsız olup kaçtığımız anlar olabilir ama yüzleşmeden de bazı şeyleri çözmek mümkün olamıyor.

Sabah kahvesi/çayı/içeceği tercih ediyor musunuz?

Evet, ama bunu genellikle kahvaltıdan sonra ve saat 10.00-11.00 arası bir sade Türk kahvesi olarak tercih ediyorum. Aç karnına kahve içmek aslında midenin asit-bazik dengesini bozarak bazı sorunlara yol açabilir.

Kahvaltı yapıyor musunuz, yapıyorsanız genellikle kahvaltıda neleri tüketmeye/tüketmemeye dikkat ediyorsunuz?

Elbette, kahvaltı kesinlikle günün en sevdiğim öğünü. 6 yıldır vegan besleniyorum. Paketlenmiş gıda, işlenmiş, rafine şekeri tüketmiyorum. En sevdiğim kahvaltım ise içinde bol vitamin ve mineral içeren yeşil sebze suyum, kışın muzlu yulafım, yazın avokado tostum.

Evde egzersiz veya açık havada spor yapmayı tercih ediyor musunuz? Yoksa günün geri kalanında mı hareket etmeye zaman ayırıyorsunuz?

Genellikle evde sabah kardiyo yapıp, gün içinde ofisimizde bulunan spor salonunda da ağırlık egzersizi yapıyorum. Ancak havanın güzel olduğu günlerde, doğa ile iç içe, bol oksijen alabileceğim yerlerde yüksek tempolu yürüyüşü tercih ediyorum.

Sabah rutininizde sizin için en önemli olan kısım nedir, ‘asla atlamam’ dediğiniz?

Spor. Dünyanın neresinde olursam olayım, sabah sporumu asla atlamam. Spor ile salgılanan endorfin, serotonin ve dopamin benim güne mutlu, enerjik ve iyi başlamamı sağlıyor. Böylelikle yoğun iş tempomda daha verimli çalışabiliyorum. Spor sayesinde dengede kalabiliyorum, o benim en iyi arkadaşım.

Gün içindeki işlerinizi planlamak için özel bir yönteminiz var mı, iş ve öncelik sıralamanızı nasıl yapıyorsunuz?

Gün içindeki işlerimi planlamak için aslında özel bir yöntemim ya da kullandığım bir araç yok. En etkili yöntem olan ‘not almak’ en iyi alışkanlığım sanırım, akşamları yatmadan önce bir sonraki günümü “yapılacaklar” defterime yazarak planlıyorum. Böylelikle ertesi gün, spora, toplantılara ve işlerime ne kadar vakit ayıracağımı, neler yapmam gerektiğini, önceliklerimi planlayıp günümü daha verimli kullanabiliyorum.

Yoğun bir günün içerisinde koştururken kendinize zaman ayırmak ve bedeninizi, zihninizi dinlendirmek için ne yapıyorsunuz?

İçinde muhakkak sporun olduğu, kendime vakit ayırdığım, kendime vakit ayırmayı bir lüks olarak görmediğim bir hayatım var. Ben yoksam kimseye bir faydam yok, dolayısıyla benim iyi olmam lazım. Dokunmak istediğim birçok kalp, başarmak istediğim birçok proje daha var. Bunu için ne olursa olsun, programımda her zaman kendime spor veya meditasyon için 1-2 saatlik alan açıyorum. O zaman dilimde ise sadece kendime odaklanıyorum.

Başarı ve motivasyon için ilham aldığınız kaynaklar neler?

Geçen sene 100 yaşını kutlayan ve hala bastonsuz yürüyüp, aktif olarak çalışmalarına devam eden, Wellness dünyasının babaannesi olarak bilinen Deborah Szekely bana daha yapmam gereken çok şey olduğunu her gün hatırlatıyor.

Akşam saatleri için ayrı bir rutininiz var mıdır? Varsa detaylandırabilir misiniz?

Akşamları TV izlemek yerine, bitki çayı eşliğinde kitap okumayı çoğunlukla tercih ediyorum. Yatmadan önce mutlaka gece boyunca kendisini onarmasına yardımcı olmak için cilt bakım rutinimi yapıyorum. Gözlerimi kapatmadan önce mutlaka gülümserim, rüyalar alemine götür beni uykum derim.

Güne harika bir başlangıç yapmak ve gün boyunca motive kalabilmek için Uplifers okuyucularına ne söylemek istersiniz?

Benim fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlık için hayatımda uyguladığım belli günlük rutinlerim var. Hayatımı iyileştiren bu rutinlerimi herkes için önermek isterim. Beslenme, egzersiz ve uyku üçlüsüne çok önem vermeliyiz. Sabahları erken kalkın. Geceleri de mümkün oldukça erken uyumaya çalışın. Kaliteli uykunun sağlımıza olan etkisi artık bilimsel olarak kanıtlandı, özellikle gece 10.00 ile 03.00 arası karanlık bir ortamda uykuda olmak, hücre yenileyici melatonin ve büyüme hormonu salgılayabilmemiz için oldukça önemli. Gün içinde hareket edin, spor yapın, kendinizle ve düşüncelerinizle baş başa kalmak için vakit ayırın. Son olarak olabildiğince sağlıklı beslenip, paketlenmiş, işlenmiş gıda ve rafine şekerden uzak durun.

İyi yaşamı hayatınıza dahil etmeniz için Global Wellness Day’in 7 adımlık manifestosunu da tüm kalbimle öneririm. Dünyada herkesin yaş, cinsiyet, milliyet ya da sosyo-ekonomik farkları gözetilmeksizin ‘iyi yaşam’a kolayca ulaşabilmeleri ve uygulayabilmeleri amacıyla yaratılan bu yedi basit adımı hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz:

  • Her gün 1 saat yürü.
  • Daha fazla su iç.
  • Plastik şişe kullanma.
  • Sağlıklı beslen.
  • Sevdiklerinle birlikte aile yemeği ye.
  • Bir iyilik yap.
  • Saat 22.00’de uyu.

İlginizi  çekebilir: Belgin Aksoy, ‘Sağlık ve İyi Yaşam Alanında Mükemmeliyet’ Ödülü’ne layık görüldüBelgin Aksoy, ‘

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale