X

Rüyalar bize ne anlatır: Rüyaları anlamak için ilk iş duyguları tanımak

Denge, her anımızda önemlidir. Sadece bir tarafa ağırlık vermek sağlıklı değerlendirmemizi engeller. Önümüze gelen fırsatları, yaşadığımız deneyimlerin zenginliğini kaçırma ihtimalimiz artar. İç dünyamıza dönerek farkında olmak kadar, dış dünyamızda yaşadığımız gerçekler de önemlidir. Her yönüyle yaşamamız ve farkında olmamız gereken bir benliğimiz var.

Gördüğümüz rüyaları analiz ederken, takip eden günlerde yaşadıklarımızı da önemsersek, daha dengeli ve farkında hareket etmiş oluruz. Çoğunlukla rüyamızda gördüğümüz bir sembolün sonrasında yaşadıklarımız, daha sonraları da aynı sembolle ilişkilenir. Yani aynı olayları yaşamadan önce rüyalarımız aynı sembolle bize ipucu verir. Önemli olan bağlantıları kurabilmektir. Bunun için bol egzersiz yapmalıyız. Her sabah gördüğümüz rüyaları rüya defterimize not aldıktan sonra, takip eden günlerde rüyada gördüklerimizle ilgili olup olmadığını bilmesek de ilginç gelen ya da içimizde aşırı tepkiler yaratan olayları not alıyoruz. Bu notlarımızı ara sıra rüyalarla birlikte okudukça taşlar yerine oturmaya başlayacaktır. Yeter ki gereken özeni ve hassasiyeti gösterelim.

Rüyada görülen semboller kadar duygularımızın da önemli olduğunu belirtmiştim. Biraz daha açıklayacak olursak, gece uyumadan önce bir düşünce ya da niyetle ilgili durumları zihninizden geçirerek uyudunuz, sabah kalktınız, fakat rüyanızı hatırlamıyorsunuz, bu durumda sabah uyandığınızda ilk duygularınızı not etmelisiniz. Size niyetle ilgili fikir verecektir. İç benliğinize güvenin fakat dış dünyamızda olan gerçeklerden de kopmayın. Dışardaki deneyimleri, içimizde bilen tarafımızla birleştirerek yol alabilir, hayatı anlamlandırabiliriz.

Gördüğümüz sembollerin anlamlarını sorgularken, son günlerde uyanık yaşantımızda yaşadığımız, gündemimizde olan olaylarla ilgili olup olmadığını değerlendirmeliyiz. Örneğin son günlerde yaşadığımız salgın gibi olaylardan kaynaklanan rüyalarımız günlük duyduklarımızın ve gördüklerimizin tepkileri olabildiği gibi, korku anında ortaya çıkan duygularımız da olabilir. İkisini ayırt edebilmek için, duygularımızın farkında olmalı, gerektiği durumlarda onlarla yüzleşmeyi bilmeliyiz.

Kendimizi sıkışmış ve çaresiz hissettiğimiz durumlarda daha önceden var olan, bastırdığımız ve ilk köşeye sıkıştığımızı hissettiğimiz anda kendini tekrar gösteren duygularımız varsa, öncelikle onların varlığını kabul etmeliyiz. Sonrasında nasıl iyileşebileceğimizi araştırıp, destek alabiliriz. İşe önce kendimizi tanımakla başlamalıyız, bu yolun başında bizim en büyük yardımcımız ise rüyalarımızdır.

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere. Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagramnefesleterapi@hotmail.com  ve Facebook hesaplarını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyalardaki şifreleri çözmek: Size yol gösterebilecek iki rüya analizi

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale