X

Retinol krem mi serum mu? Hangisi cildinize daha uygun?

Son zamanlarda cilt bakımı denince akla gelen en popüler içeriklerden biri hiç şüphesiz ki ‘retinol’. Cilt bakımına yeni yeni merak saldıysanız bile mutlaka retinolu duymuşsunuzdur. A vitamini türevi bu içerik, lekeler, ince çizgiler ve donuk cilt görünümüyle savaşta adeta bir joker kart. Ancak piyasada o kadar çok retinol ürünü var ki, hangisini seçeceğinizi bilmek bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Özellikle krem mi, serum mu tercih etmeli konusu oldukça zorlayıcı. Gelin, yaşlanma belirtilerini azaltması, cilt tonunu eşitlemesi ve gözenek görünümünü hafifletmesiyle adeta bir kurtarıcı olan retinolü hangi formda kullanmanın ne gibi avantajları ve dezavantajları var yakından bakalım.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Retinol nedir, ne işe yarar?

Önce retinole kısaca değinelim. Retinol, A vitamini türevidir ve cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırır. Düzenli kullanımda cildin üst katmanındaki ölü hücreler atılır, daha canlı ve pürüzsüz bir cilt ortaya çıkar. Özellikle ince çizgiler, lekeler ve elastikiyet kaybı gibi yaşlanma belirtilerinde dermatologların ilk önerilerinden biridir.

Evde bakım rutininize eklemek istediğinizde ise karşınıza genelde iki seçenek çıkar: Retinol krem ve retinol serum. Bu ikisi arasındaki farkları bilmek, cildinize en uygun ürünü seçmenize yardımcı olabilir.

Retinol krem: Avantajları ve dezavantajları

Retinol kremler, genelde daha düşük oranda aktif retinol içerir. Buna ek olarak shea yağı, Hindistancevizi yağı ya da seramid gibi nemlendirici yağlarla zenginleştirilir. Bu sayede retinolün olası tahriş edici etkisi minimize edilirken, cildinizin nem dengesi korunur.

Özellikle kuru, hassas veya retinol kullanmaya yeni başlayan kişiler için retinol krem, en risksiz başlangıç formudur. Bir başka avantajı da, krem formunun dış etkenlere karşı cildinizde koruyucu bir tabaka oluşturmasıdır. Soğuk hava, klima ya da şehir kirliliği gibi faktörlerden cildinizi korur.

Ancak unutmamak gerekir ki, kalın yapısı nedeniyle katman katman farklı ürünler kullanmayı sevenler için krem biraz zorlayıcı olabilir. Ayrıca çok belirgin lekeler veya derin kırışıklıklar için krem formu yetersiz kalabilir.

Retinol kremler genelde şu içerikleri barındırır:

  • %0.1 ila %0.25 arası retinol
  • Shea yağı, Hindistancevizi yağı, seramid gibi nemlendirici ve koruyucu yağlar
  • Glycerin veya hyaluronik asit gibi cilde nem çeken maddeler
  • Pürüzsüz doku için selüloz türevleri, balmumları
  • Papatya veya yeşil çay özü gibi yatıştırıcılar
  • Retinolün etkisini artıran E vitamini
  • Kremi koruyan koruyucular ve hoş koku için bitkisel özler

Avantajları:

  • Nazik etki: Retinol kremler nemlendirici yağlar sayesinde cilde daha nazik etki eder. Hassas ciltliyseniz başlangıçta kremle başlamak iyi bir fikirdir.
  • Nem ve koruma: Krem dokusu cildi nemlendirir ve çevresel faktörlere karşı tampon görevi görür. Üstüne tekrar nemlendirici sürmenize gerek kalmaz.
  • Gece ya da gündüz kullanımı: Birçok retinol kremi sabah veya gece kullanılabilir. Tabii gündüz kullanacaksanız güneş koruyucu şart.

Dezavantajları:

  • Katmanlama zor: Cilt bakım rutininde birden fazla aktif içerik kullanıyorsanız, kalın krem tabakası diğer ürünlerin emilimini zorlaştırabilir.
  • Gözenek tıkanması: Kalın yapısı ve bazı parfümler gözeneklerinizi tıkayabilir.
  • Düşük konsantrasyon: Daha belirgin sonuçlar isteyenler için krem versiyonları yeterli olmayabilir.

Retinol serum: Avantajları ve dezavantajları

Retinol serumlar ise işin biraz daha profesyonel tarafıdır diyebiliriz. Daha yüksek oranda retinol içerirler; bu nedenle ciddi cilt problemlerinde daha hızlı sonuç verirler. Serumlar sıvı ve hafif yapıdadır, bu sayede cildin derin katmanlarına kadar emilir.

Düzenli kullananlar bilir ki serumlar, multi-step (çok aşamalı) bakım rutini yapanların en sevdiği formdur. Cildiniz uygun durumdaysa, farklı serumları üst üste kullanarak tam bir bakım kürü oluşturabilirsiniz. Retinol serumu genelde gece kullanmak daha güvenlidir çünkü yüksek doz retinol, cildi güneşe karşı ekstra hassas hale getirir.

Tabii ki serumlar, krem kadar nem sağlamaz. Bu yüzden serumdan sonra mutlaka bir nemlendirici sürmek gerekir. Nemlendirme adımını atlamak, cildinizde kuruluk, pullanma ve tahrişe yol açabilir.

Retinol serumlar daha yüksek oranda aktif içerik taşır:

  • %0.5 ila %1 arası retinol (reçeteli serumlarda %5’e kadar çıkabilir)
  • Glycerin, hyaluronik asit gibi nem desteği
  • Jojoba yağı, üzüm çekirdeği yağı, skualen gibi hafif yağlar
  • Papatya, yeşil çay özü, E vitamini
  • Cilde ipeksi his veren silikonlar (ör. dimetikon)
  • pH düzenleyiciler ve koruyucular

Avantajları:

  • Yüksek etki: Daha yüksek retinol oranı sayesinde ciddi lekeler, derin kırışıklıklar ve ton eşitsizlikleri için daha hızlı sonuç verir.
  • Hafif doku, hızlı emilim: Serumlar sıvı formdadır, hızla emilir, daha derine nüfuz eder.
  • Katmanlamaya uygun: Cilt bakım rutininizde farklı serumları üst üste kullanmayı seviyorsanız serum tam size göre.
  • Belirgin sonuç: Ciddi cilt problemlerinde kremden daha etkili olabilir.

Dezavantajları:

  • Gündüz kullanımı riskli: Retinol cildin güneşe karşı hassasiyetini artırır. Serumlar daha yoğun olduğu için genelde sadece gece kullanılmalıdır. Gündüz mutlaka güçlü bir güneş kremi kullanılmalıdır.
  • Nem eksikliği: Serumlar nemlendirici yağ içermez, bu yüzden üstüne mutlaka nemlendirici sürmeniz gerekir. Yoksa cildiniz kuruyabilir.

Peki hangisini seçmeli?

Günlük hayatta örneğin; ofiste klimalı ortamda çalışıyorsanız veya kış aylarında cildiniz pul pul oluyorsa retinol krem, cildinizin bariyerini korumak için daha uygundur. Yazın yağlanmaya meyilli bir cildiniz varsa ve birkaç farklı serum kullanıyorsanız, retinol serumu tercih etmek daha mantıklıdır.

Retinol krem; hassas, kuru veya yeni başlayan ciltler için ideal. Hafif lekeler ve çizgilerde yeterli olur. Üstelik tek başına hem retinol hem nemlendirici işlevi görür.

Retinol serum; daha yoğun sorunlar, yağlı ciltler ve retinole alışkın ciltler için daha iyi sonuç verir. Diğer serumlarla birlikte rahatça kullanılabilir.

Unutmayın; retinol güçlü bir içeriktir, yanlış kullanım cildinizi tahriş edebilir. Bu yüzden yeni başlıyorsanız düşük dozlu bir kremle başlayıp yavaşça dozu artırmak akıllıca olacaktır.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Kaynak: greatist.com

İlginizi çekebilir: AHA ve BHA nedir: Cilt bakım ürünlerinde kullanılan asitler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale