X

Rage cleaning: Öfkeyi fiziksel eyleme dönüştüren temizlik yöntemi

Öfkelendiğinizde yaşadığınız yoğun duyguları, verimli bir şekilde dönüştürmek ister miydiniz?

Çeşitli durumlara veya olaylara öfkelenildiği zaman bu öfkenin bastırılmaması büyük bir önem taşıyor. Bu öfkeyi bastırmadan dışarı salmak için de hem benliğe hem de diğer insanlara zarar vermeyen yöntemlerin uygulanması gerekiyor. Son dönemlerde TikTok’ta popülerleşen rage cleaning isimli ev temizleme metodu da bu yöntemler arasında bulunuyor.

Bu yazımızda, öfkenizi açığa çıkararak verimli ve üretken bir tavır sergilemenize yardımcı olabilecek rage cleaning yöntemini inceliyoruz.

Rage cleaning nedir?

Türkçe’ye ‘’öfke temizliği’’ olarak çevirebileceğimiz rage cleaning, aynı zamanda angry cleaning olarak da biliniyor. Bu yöntem, öfke veya başka yoğun bir duygu hissedilirken temizlik yapmayı içeriyor.

Birçok insan, bu yöntemi uygulayarak olumsuz duyguları boşaltıyor ve bu duyguları kontrol altına alıyor. Aynı zamanda, bu yöntem sayesinde yaşam alanı da temiz tutulmuş oluyor.

TikTok’ta ‘’günlük terapi’’ olarak tanımlanan rage cleaning, öfkenin eyleme dönüştürülmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, bu yöntem beraberinde düzen yaratma durumunu da getiriyor. Bu sayede, bu yöntemi uygulayan bireyler geçici bir rahatlamayla buluşabiliyorlar. Bu rahatlama doğrultusunda, öfke daha etkili bir şekilde kontrol edilebiliyor.

@sydwingold

I have become my mother #whydoyouactlikethat #meme #funny #relatable #relatablememes #cleaning #ragecleaning

♬ original sound – lucysmeaton560♬ original sound –

 

Herkes için uygunluk taşımayan bu yöntem, üç temel durum sonucunda kendisini gösteriyor. İnsanlar öfke gibi yoğun duyguları herhangi bir şekilde dışa vurma ihtiyacı duyuyorlar ve fiziksel olarak aktiflik gerektiren temizlik de bu duygusal boşaltım ihtiyacını güvenli bir şekilde karşılıyor. Bir diğer durum ise öfke kontrolü ile ilgili; aşırı öfke genellikle kontrolsüzlükle bağlantılı bir şekilde açığa çıkıyor ve yaşam alanındaki çeşitli bölgeleri düzene sokmak da insanların yeniden kontrol kazanmasına yardımcı oluyor. Son olarak, temizlik gibi fiziksel aktivitelerin bir tür terapi görevi görerek öfke seviyesinin düşürülmesine katkı sağladığını belirtmek istiyoruz. Kısacası, zihnini rahatlatmak isteyen kişiler stres hormonlarının salgılarının azalmasını sağlayan çeşitli fiziksel aktivitelerden yararlanmayı tercih ediyorlar.

Rage cleaning yöntemini uygulamak için neler yapabilirsiniz?

Öfkenizi fiziksel bir aktiviteye dönüştürerek hem duygusal bir rahatlama deneyimleyebilirsiniz hem de evinizi düzenli bir hale getirebilirsiniz. Peki, rage cleaning yöntemini uygulamak için neler yapabilirsiniz? Aşağıda bu yöntemle ilgili birkaç ipucunu sizlerle paylaşıyoruz.

Derzleri temizleyin

Derz temizliği genellikle zahmetli bir işlem olduğu için pek çok insan evini temizlerken bu işlemi atlıyor. Rage cleaning ise bu tarz zorlayıcı ve düzenli fiziksel hareket gerektiren işlemleri sahipleniyor.

Öfkenizi verimli bir eyleme dönüştürmek için sıcak su ve sert kıllı bir fırça kullanarak derzleri temizleyebilirsiniz. Fiziksel zorluk sunan bu işlem sayesinde enerji harcayarak öfkenizden kurtulabilirsiniz. Bu işlem esnasında çamaşır suyu gibi aşındırıcı ürünler yerine karbonat gibi doğal temizleyicilerden destek almanızı öneriyoruz.

Halılarınızı silkeleyin/dövün

Halılarınızı düzenli olarak elektrik süpürgesiyle temizliyor olabilirsiniz fakat rage cleaning için bundan daha fazlası gerekiyor. Bu yöntem esnasında halılarınızı dışarı çıkarıp silkelemeyi ya da dövmeyi göz önünde bulundurabilirsiniz.

Halıları döverek kirlerden arındırmak, hem çevre dostu hem de etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Bu yöntem için küçük ya da orta boyutlu halılarınızı dışarıda uygun bir bölgede silkeleyebilirsiniz ve bu sayede öfkenizi enerjiye dönüştürebilirsiniz.

Mobilyaları kirden arındırın

Bazı zamanlarda ev temizliğine mobilyaları temizlemek dahil edilmeyebiliyor. Rage cleaning ise mobilya temizliğine de odaklanıyor.

Öfkenizi verimli bir şekilde kullanmak adına yaşam alanınızda temizlik gerektiren mobilyaları kirden arındırabilirsiniz. Örneğin, koltuk minderlerinizi döverek onları tozlardan kurtarabilirsiniz ve minderlerin alt kısmında kalan bölgelerdeki kirleri elektrik süpürgesiyle temizleyebilirsiniz. Mobilya temizliği bittikten sonra, süpürgenizi de temizlemeye özen göstermelisiniz. Bu sayede, fiziksel enerji tüketerek genellikle gözden kaçırılan veya umursanmayan yaşam alanı unsurlarını daha temiz bir hale getirebilirsiniz.

Çeşitli alanları düzenleyin ve organize edin

Pek çok insanın evinde artık kullanılmayan eşyaları içeren kutular veya bulunuyor. Rage cleaning, bu kutuların ve bölgelerin derinlemesine düzenlenmesini ve organize edilmesini kapsıyor.

Öfkenizi yaşam alanınızda kullanmadığınız bir alanı düzenlemeye yöneltebilirsiniz. Uzun süredir giymediğiniz kıyafetleri ya da kullanmaya ihtiyaç duymadığınız unsurları ayıklayarak bunlara ihtiyacı olabilecek insanlara verebilirsiniz. Ayrıca, kullanmakta olduğunuz eşyaların bulunduğu saklama kutularını da uygun yerlere taşıyarak sınıflandırabilirsiniz. Bu sayede, detaylı bir fiziksel ve zihinsel meşguliyet edinerek öfkenizi kontrol altına alabilirsiniz.

Bahçeyi temizleyin

Evinizi temizlemek yeterli gelmediyse bahçe temizliğiyle de ilgilenebilirsiniz. Rage cleaning sadece yaşam alanı temizliğiyle kısıtlı kalmayan bir yöntem olduğu için öfkelendiğiniz anlarda temizleyebileceğiniz her iç ve dış mekanı göz önünde bulundurabilirsiniz.

Bahçe temizliği esnasında bahçenizdeki yabani otlardan kurtulabilirsiniz ve fazla büyümüş bitkileri budayabilirsiniz. Bu pratikler sayesinde hem doğayla iç içe vakit geçirildiği zaman ortaya çıkan duyguların kilidini açabilirsiniz hem de enerji harcayarak rahatlayabilirsiniz.

Rage cleaning istediğiniz alanları temiz tutmanıza ve öfkenizi yapıcı bir şekilde yönlendirmenize yardımcı olsa da bu yöntemin aşırıya kaçmasının zararlı olabileceğini fark etmelisiniz. Bu yöntemin abartılması sonucunda çeşitli duyguların altında yatan soruların algılanması ve çözüme kavuşturulması ertelenebilir. Ayrıca, öfkeyle temizlik yaparken çevrenizdeki insanlar onlara pasif agresif mesajlar verdiğinizi düşünebilirler. Bu nedenle, yukarıda bahsetmiş olduğumuz pratikleri dozunda uygulamaya dikkat etmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Öfke kontrolü: 10 adımda öfkenizle barışmayı öğrenin

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale