X

Olumlu düşünme sanatı: Olumlu düşünün, hayatınız güzelleşsin

Bizi insan yapan en önemli özelliklerimizden biri düşünme yeteneğimizdir. Olumlu düşünme ise hayatımızı güzelleştirebilme özelliğine sahiptir. Bilişsel bir süreç olan olumlu düşünme becerilerini etkin bir şekilde kullanma, bireyin olumlu imgeler oluşturmasına, iyimser fikirler geliştirmesine, problemlere uygun çözümler bulmasına, olumlu kararlar almasına ve hayata daha mutlu bakabilmesine yardım eder (Akın ve ark. 2015).

Olumlu düşünme negatifi görmezden gelerek, gerçekçi olmayan bir dünya görüşüne sahip olmak değildir. Olumlu düşünce kişilerin karşı karşıya kaldığı olayların ve durumların, olumlu ve olumsuz yönlerini kabul etmesinin ardından, olumlu bir şekilde odaklanması ve yorumlamasıdır ( Akt, Akın ve ark. 2015, Bekhet & Zauszniewski, 2013; Tod, Warnock, & Allmark, 2011).

Olumlu düşünmenin, etrafımızı olumlu düşünen insanlarla çevirmenin önemi bazı insanlar tarafından abartı olarak nitelendirilmekte. Ama durum gerçekten de böyle mi? Gelin, olumlu düşüncenin hayatımız üzerindeki pozitif etkilerini anlamak için, hep beraber iki farklı hayal kuralım.

Birinci hayalimizde siz hayata karşı olumsuz bir bakış açısına sahip bir insansınız. Bu bakış açınız hayatınızın her alanına yansımış durumda. Güzel bir bahar sabahı uyanıyorsunuz. Sağlıklı bir şekilde uyandığınızın farkında bile olmadan, gözünüzü dünyaya açar açmaz zihninizin içinden şikayet etmeye başlıyorsunuz. Tüm gününüzü hayatınızdaki ve dünyadaki negatifliğe odaklanarak geçiriyorsunuz. Dikkatiniz ne yeni açan ağaçlarda, ne de önünüzden geçen kelebekte. Arkadaş çevreniz de sizin gibi, dünyaya olumsuz gözlerle bakan insanlardan oluşuyor. Buluştuğunuz zaman ya onlar, ya siz durmadan şikayet edecek bir konu buluyorsunuz. Hayatı bir sıkıntılar yumağı olarak görüyorsunuz. Zaten sizden başka herkes şanslı öyle değil mi? Bu hayalden içiniz mi sıkılmaya başladı? Güzel. O halde hayal bile olsa olumsuz düşünmenin duygu durumumuzu negatif etkilediğinin farkına vardınız.

Şimdi hazırsanız ikinci hayalimize başlayalım. İkinci hayalimizde yağmurlu bir güne uyanıyorsunuz. Rehberiniz içinizdeki güneş olduğu için hava durumu sizi etkilemiyor. Kafanızın içinde güne dair güzel planlar var. Siz gerçekçi bir iyimserliğe sahip bir insansınız. Problem odaklı değil, çözüm odaklısınız. Arkadaş çevreniz de sizin gibi olumlu insanlardan oluşuyor. Onlarla görüştüğünüz zaman içinizi güzel hisler sarıyor. Buluştuğunuzda birbirinize hayallerinizden ve hedeflerinizden bahsediyorsunuz. Birbirinize cesaret veriyorsunuz.

Hayatın pozitif ve negatifin bir bileşimi olduğunun da, dünyadaki problemlerin de farkındasınız ama siz pozitife odaklanmayı tercih ediyorsunuz. Çünkü neye odaklanırsak onu büyüttüğümüzün bilincindesiniz. Önünüze çıkan problemleri çözeceğinize olan inancınız tam. Kendinize ve hayata güveniyorsunuz. Hayata bu şekilde bakmanızın en önemli nedeninin zihninizdeki olumlu düşünceler olduğunun bilincindesiniz. Ve olumlu olmanın da bir tercih olduğunu gayet iyi biliyorsunuz. Vaktinizi başkalarının dedikodusunu yaparak ya da negatif insanların toksik enerjisini üzerinize alarak değil, kendinize ve dünyaya faydalı olacak aktivitelerle geçiriyorsunuz.

Evet, hangi hayal hoşunuza gitti? Siz hangi hayali kendinize yaşatmak istiyorsunuz? Birinci hayali mi, yoksa ikinci hayali mi? Unutmayın, düşüncelerimizin çoğu ve hareketlerimizin hepsi birer seçimdir. Ve tüm bu seçimler bir araya gelerek bizim gerçekliğimizi yaratırlar. Siz kendinize nasıl bir gerçeklik yaratmak istiyorsunuz? Durmadan olumsuz düşünerek ve şikayet ederek hayatı kendinize zorlaştırmak mı istiyorsunuz, yoksa olumlu düşünüp hayatınızı daha da güzel bir hale getirmek mi? Seçim sizin. Tercihinizi her zaman olumlu olmaktan yana kullanmanız dileklerimle.

Bu arada size bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Akın, A. Uysal, R. Akın, Ü. (2015). Olumlu Düşünme Becerileri Ölçeğinin Türkçe Formunun Geçerlik Ve Güvenirliği. Akademik Bakış Dergisi Sayı: 51 Eylül – Ekim 2015. Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi.
Bekhet, A. K., & Zauszniewski, A. (2013). Measuring use of positive thinking skills: Psychometric testing of a new scale. Western Journal of Nursing Research, 35(8) 1074–1093.
Tod, A., Warnock, C., & Allmark, P. (2011). A critique of positive thinking for patients with cancer. Nursing Standard, 25, 43-47.

İlginizi çekebilir: Psikolojide umut kavramı: Motivasyonunuzu ve umut seviyenizi yükseltmek için 5 öneri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale