X

Mindful tatil zamanı 1: Düzen değişikliğinin getirdiği hisleri kucaklayın

Yaz tüm parıltısıyla kendini göstermeye başladı. Bir yandan sağlıklı kalmak için önlemlerimizi alırken bir yandan da kışın rehavetini üzerimizden atmak için hepimizin, belki de hiç olmadığı kadar, güneşe, tatile, denize, doğaya özlemi ve ihtiyacı var.

Ben de bir süreliğine Ege kıyılarına geldim ve yazı burada geçireceğim. Kendi deneyimlerimden ve gözlemlerimden esinlenerek, mindfulness bakış açısıyla huzurlu ve keyifli bir yaz geçirmeniz için sezon boyunca uygulayabileceğiniz önerileri içeren bir yazı dizisi hazırladım. Her hafta yeni yazımla yolculuğuma ortak olmaya hazır mısınız?

İlk yolculuğumuz tatile geldiğimiz ilk anlara dair…

Uzun bir süredir günümüzün çoğunu evlerimizde, aynı ortamda geçiriyoruz. Malum kısıtlamalar sebebiyle de dışarı çıkarken, arkadaşlarımızla buluşurken her bir detayı ince eleyip sık dokur olduk. Hal böyle olunca “sığınağımız” evimizden çıkıp farklı bir şehre, farklı bir eve/otele/ortama gidince kendimizi başlarda rahatsız hissedebiliriz. Bu çok normal. Pandemi öncesinde bile kimilerimiz evi dışındaki konaklamaları konforsuz bulurken, bir de üzerine pandemi eklenince sudan çıkmış balığa dönebiliriz.

Benim de buraya gelişim benzer oldu. Kendi evimdeyken marketinden tut yürüyüş yaptığım parkura, arada yemek söylediğim restoranlara, görüştüğüm arkadaş grubuma kadar sanki her şey kontrolüm altındaydı. Buraya geldiğimdeyse bir anda salon, mutfak, yatak odası, kullanılan ev eşyaları, marketin yeri, yürüyüş yolum ve etrafımdaki insanlar benim için öngörülemez oldu.

Sanki pandemide kurduğum o güvenli alan yıkılmış gibi huzursuz hissettim. Oysaki her yaz geldiğim ve karşılaştığım bir çevre burası ama bu yaz daha bir güvensiz geldi. Sanırım daha uzun kalacağım ve normalleşme süreci başladığı için… Bu düzen değişikliği beraberinde hiçbir şey yapmama, dışarı çıkmaya korkma duygusunu da tetikledi. Sizde de benzer duygular ortaya çıkıyor mu? Henüz tatile çıkmayanlar ya da tam şu anda benzer durumda olanlar; olur da buna benzer hisleriniz tetiklenirse bilin ki çok normal. Kolay bir süreçten geçmedik ve tekrar sosyalleşmeye başlamak da kolay olmayabilir. Kimileri etkilenmeden kolayca adapte olabilir, bu da çok normal. Hepimiz farklıyız ve her birimizin yaşadıkları kendine özel.

Yaşadığımız bu duruma mindfulness temelli yaklaşmak bizi rahatlatacaktır. Mindfulness’ın tanımını hatırlayacak olursak, “kasıtlı bir niyetle, dikkati açık, yargısız ve arkadaşça yönlendirmek” idi. Bizim durumumuzda da tatile/şehir dışına gittiğimizde eğer içten içe kötü hissediyorsak, kasıtlı bir niyetle dikkatimizi ne hissettiğimize getirmek, o anda nasıl hissettiğimizi anlamak, huzursuz hissediyoruz diye kendimizi yargılamamak ve kendimize arkadaşça yaklaşarak şefkat göstermek atabileceğimiz en iyi adım olacaktır. Bu olumsuz duyguları, bir şey yapmama isteğini bastırmak, inkar etmek, normalmiş gibi kendinizi zorlamak sizde daha kötü duygulara sebebiyet verebilir. O yüzden bu duruma kabul vermek sizi rahatlatacaktır.

Hepimiz insanız ve her zaman iyi hissedemeyebiliriz, tatilde olsak bile! Önemli olan bunu bilerek o süreci yaşamak, mindfulness ile gözlemlemek ve bunun geçici olduğunu kendimize hatırlatmaktır. Aynı gökyüzünden geçen kara bulutların da geçici olduğu gibi. (Zihin gökyüzü, düşünceler ise bulutlardır: Düşüncelerin geçip gitmesine izin vermek)

Dilerim ki hepiniz için dinlenebildiğiniz, güneşten ve doğadan faydalanabildiğiniz, keyifli ve sağlıklı bir yaz olur. Serinin ikinci yazısında yaz aktivitelerini mindfulness bakış açısıyla nasıl yapabileceğimizi ve pozitif etkilerini konuşacağız. Kaçırmamak için Instagram hesabımı takip etmeyi unutmayın! Soru ve yorumlarınız olursa yine Instagram profilimden iletebilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: “Hayat, biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir”: İçinde barındırdığı 5 anlam

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale