X

Menopoza bağlı kilo alımıyla nasıl başa çıkılır?

Doğurganlık yeteneğinin ve regl döngüsünün sona erdiği menopoz dönemi, her kadını farklı şekillerde etkiliyor. Bazı kadınlar menopoza girdiği zaman saç tellerinin inceldiğini fark ederken bazıları da kilo alımıyla karşılaşıyor. Bu dönemde gerçekleşen kilo alımı, menopoz göbeği olarak tanımlanıyor ve pek çok kadının kendisini rahatsız hissetmesine yol açıyor. Bu yazımızda, menopoz göbeğinin altında yatan çeşitli durumları ve menopozda kilo alımıyla nasıl baş edileceğini sizler için kaleme aldık.

Menopoz göbeği neden ortaya çıkıyor?

Menopoza giren kadınların vücutlarında yağlar yer değiştirmeye başlıyor. Bu değişiklik sonucunda bel çevresinde ve göbek bölgesinde fazla yağlar toplanıyor. Her ne kadar vücudun diğer bölgelerinde aşırı bir kilo artışına rastlanmasa da menopoz döneminde ortaya belirgin bir göbek yağlanması çıkabiliyor.

Menopoz döneminde göbek bölgesinde yağ toplanmasına ek olarak, bu dönemde östrojen hormonunun salgısı düşüşe geçiyor. Bu düşüş, metabolizmanın yavaşlamasına yol açarak kilo vermeyi zorlaştırıyor. Bu durum da menopoza giren kadınların neden hızla kilo aldığını açıklıyor. Uzmanlar, 50-60 yaş aralığında yer alan kadınların bir yıl içerisinde ortalama 1.5 kilo aldığını vurguluyor.

Menopoz döneminde alınan kilolar, sadece fiziksel görüntüyü etkilemekle kalmıyor. Bu durumun farkına varılmaması ve bu duruma herhangi bir çare aranmaması sonucunda kansere yakalanma riski artabiliyor. Ayrıca, safra kesesinde çeşitli problemler, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker metabolizması bozuklukları, eklem kireçlenmeleri ve yağ metabolizması bozuklukları da menopozda kilo alımıyla ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden, menopoza giren kadınların normalden farklı bir şekilde kilo aldıklarını fark ettikleri zaman mücadele etmeye başlamaları gerekiyor. Şimdi, bu mücadele sürecine destek olmak adına hangi adımların atılabileceğini açıklamak istiyoruz.

Menopoz döneminde kilo artışı için ne yapılabilir?

Çeşitli aktiviteler değerlendirilerek menopoz döneminde aşırı kilo alımının önüne geçilebiliyor. Bu aktivitelerin başında dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı geliyor. Diyetisyenler, kilo alımının farkına varan kadınların yüksek kalorili besinlerden uzak durmasını öneriyor. Menopoz döneminde çok tuzlu, şeker oranı yüksek ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak büyük bir önem taşıyor. Sağlıksız gıdaların yerine lif oranı yüksek besinlerin konulması gerekiyor; menopozdaki kadınların her gün 5 porsiyon meyve ve sebze tüketmesi öneriliyor. Buna ek olarak, haftada en az 2 defa balık tüketiminin de bu dönemde kilo kontrolüne katkı sağladığı vurgulanıyor. Ayrıca, menopoz döneminde yeteri kadar su içilmesi gerektiği de ifade ediliyor. Uzmanlar, bu dönemde kilo başına 30 mililitre olacak şekilde su tüketilmesi gerektiğini söylüyor. Örneğin, 60 kilo olan bir kadının minik bir hesapla (60 x 30 ml) her gün 1800 mililitre su içmesi gerektiği fark edilebiliyor. Sağlıklı beslenme rutininde sağlıksız yağların yerine zeytinyağının konulması gerekiyor. Makarna, pilav, patates, pizza ve hamburger gibi yoğun karbonhidratlı yiyeceklerin yerine de ekşi mayalı ekmek ve siyez ekmeği gibi kaliteli karbonhidratların konulabileceği belirtiliyor.

Menopoz döneminde dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığının çeşitli fiziksel aktivitelerle de desteklenmesi gerekiyor. Menopoza giren kadınlara her gün yürüyüşe çıkmaları veya bisiklet sürmeleri öneriliyor. Ayrıca, pilates, dans ve yoga alışkanlığının bu dönemdeki değeri de vurgulanıyor.

Yeterli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyle birlikte, bu dönemde iyi bir uyku düzeninin oluşturulması gerekiyor. Uykuya dalmakta zorlanan kadınlara rahatlatıcı müziklerden ve nefes egzersizlerinden yararlanmaları öneriliyor. Son olarak, iyi bir stres yönetimi de bu dönemde ön plana çıkıyor. Aşırı stres sonucunda duygusal açlık ortaya çıkabiliyor ve bu durum da kilo artışına destek çıkıyor. Bu nedenle, menopoza giren kadınların stresli durumlardan uzak durması önem taşıyor. Bu dönemde etkili bir stres yönetimi için meditasyon pratiklerinin ve psikolojik desteğin altı çiziliyor.

Eğer menopoz göbeğinizin farkına vardıysanız hem vücudunuza hem de ruhunuza iyi gelecek etkinliklerden yana tercih yapmalısınız. Doğru tercihler sayesinde hızla fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz ve yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Menopoz, ara sıcak: Değişimi kucaklamaya hazır mısınız?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale