X

İnanç ve umutla her şey mümkün olabilir

İnancınızı yüksek tutun.

Not: Aşağıda yazılı olanlar fikirlerimdir. Bir kanıta dayanmamakta, bilimsel ya da pragmatik yaklaşımlar içermemektedir. Kendi deneyimlerim ve sizinle paylaşmak istediğim keşiflerden oluşmaktadır. Yazıyı kesinlik içermeyen, kapı açabilecek bir davetiye olarak görmeniz tavsiye edilir. Öğretmenim Douglas Brooks’un da dediği gibi, “kesinlik yalnızca elde edilene kadar sevilir.” Gelin, kesinliğin ötesini birlikte keşfedelim!

İnanç, yalnızca dini terminoloji dahilinde düşünülmemeli.
İnancınızı yüksek tutun ve insanlara umut verin

Uzun bir süre, inanç sahibi olmanın dindar insanlara özgü olduğunu düşündüm. Gerçekten de, dini terminolojide bu kelime sanki yalnızca dini inançlara mahsusmuşçasına sıkça karşımıza çıkıyor. Yanlış değerlendirmem yüzünden, bu kelimeyi kullanmaya çekiniyordum.

Umut ve inanç

Peki, benim anladığım anlamdaki inanç neydi? Bunu hangi kelimeyle ifade edebilirdim? Bulmuştum: Umut!  Ancak bu kelimeyi kullandıkça, kulağıma zayıf gelmeye ve hislerimi tam olarak ifade edememeye başladı. “Umut“, telaffuz ederken bile hafif kalıyor. İstediğim kelime bu değildi ve kullandığımda, ifade etmek istediğim gücü karşılamıyordu. Sanki potansiyel güçten vazgeçmek gibi hissettiriyordu. Daha kuvvetli bir anlatım ne olabilirdi? Hangi kelime, yok edilemez, değiştirilemez ve bastırılamaz bir gücü ifade edebilirdi?

Bunu kendime her sorduğumda, aklıma “inanç” kelimesi geldi. Tanımına baktığımda, “bir şeye ya da birisine tam anlamıyla güvenmek” olduğunu gördüm. Üzerime çarpıcı bir etki yapan kelimeler bütünü ise “tam anlamıyla” oldu. Bu kelimede şüpheye yer yoktu! Aradığım, buydu.

Denemek ve güvenmek

Gelin, bir şeylerin olmasını uman insanlardan olmayalım. İnancımızı sahiplenelim ve yaptığımız şeye, kim olduğumuza ve söylediklerimize bunu yansıtalım. Kelimelerimizle inancımızı vurgulayalım ve yüksek sesle söyleyelim. Büyük ya da küçük olmaları farketmeksizin, projelerimize inanalım. Çünkü projelerin “büyük” ya da “küçük” olması diye bir şey zaten yok!  Yaşamlarımızı tam bir gerçeklik hissiyle inşa edelim ve kendimizi gösterelim. Yanlış ya da doğru diye bir şey yok, “denemek” de yok! Bir şeyi ya yaparsınız ya  da yapmazsınız! İnancınız olduğunda “denemek” kelimesini lugatınızdan çıkarırsınız. Kendinize ve karşınızdaki kişi ya da şeye, tek bir şüphe kırıntısı olmadan tam anlamıyla güvenirsiniz.

Karşınızdaki kişinin “sana güvenmeyi deneyeceğim” demenizden hoşnut olacağını mı sanıyorsunuz? Bunu söylerken siz kendinizi dürüst hisseder misiniz? Ona güvenmeyeceğinizi söylemek için fazla bir çaba harcamaya gerek yok…

Başarısızlık korkusu, başarılı olma önündeki en büyük engeldir.
Başarısızlık korkusu ve inanç

Başarılı insanların bir şeye başlarken “bir deneyeceğim” dediğini mi düşünüyorsunuz? Oysa onlar bir anda başlar ve istediklerinin peşinden giderler. Denediğinizde, başarısızlık için kendinize pay bırakmış olursunuz. Bu da kendinize %100 güvenmediğiniz anlamına gelir. Ancak başlarken başarma inancını taşırsanız, sonuç her ne olursa olsun sizi büyüteceğinden emin olursunuz.

Başarısızlık, bir şeye dahil olup yapamamak değil, başarısız olmaktan korkup hiç dahil olmamaktır.

Bu, hepimiz için bir çağrı niteliğinde olsun. Birbirimizi kendimize inanmak konusunda cesaretlendirelim. Sevgili kendimize, hayallerimize, projelerimize, yaşamlarımıza, kim olduğumuza… Çünkü hepimiz bir amaç güdüyoruz ve kendimize tam anlamıyla inandığımız zaman, bunu en derinimizde hissederiz. Büyümemiz de bununla gerçekleşir. Ancak o zaman, gerçek bir şeye dahil olduğumuzu ve yaşadığımızı hissederiz. İç dünyamızın sesinikendimize inanmak konusunda cesaretlendirelim. Sevgili kendimize, hayallerimize, projelerimize, yaşamlarımıza, kim olduğumuza… ancak bu şekilde duyabilir ve ait olmadığımız hayatın akışına kapılıp gitmekten ziyade, kendimiz olduğumuzu hissedebiliriz.

Kendinizden şüphe etmeksizin eylemlerinize inanın ve hayatta olmanın gerçekliğini hissedin. Mucizeler yaratabileceğinize inanın!

Yazarın irtibat bilgileri: 

Mindbodyistanbul

Facebook

Instagram

MindBody Goes Blogging w Stephanie Sayegh: Öğrencilerimin içsel yolculuklarında ve fiziksel eğitimlerinde bir rehber, Fransız Yoga, Pilates ve Pranayama eğitmeni ve aynı zamanda MindBody Festival Istanbul’un kurucusuyum. Sınıflarımı edindiğim hayat tecrübelerim ve içsel keşiflerime göre şekillendiriyorum. Uluslararası düzeyde tanınmış eğitmenlerin yanı sıra, önde gelen Ashtanga, Jivamukti, Anusara, Iyengar ve Pilates okullarında felsefi ve pratik eğitimimi aldım. Sınıflarım, nefesinizi doğru kullanmanızı, fiziksel ve zihinsel güç ve esneklik kazanmanızı, eğlenceli, akışkan, zaman zaman da zorlayıcı ve güçlü bir süreç ile sağlayacak. Sizi, içsel dünyanızdaki esin kaynağınıza, yaratıcılığınıza ve sevgiye ulaştırabilecek gerekli araçlarla desteklemek istiyorum. Hayat öğrencisi olmak yolunda, matınızı alıp benimle birlikte bu inanılmaz yolculuğa çıkmak için bundan daha iyi bir sebep olabilir mi?

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale