X

365 gün boyunca her gün meditasyon yapmak hayatımda neleri değiştirdi?

Çin asıllı Amerikalı Cyrena Lee, dünyanın görülmemiş güzelliklerini keşfetmeyi, gördüğü şeyleri hikayeleştirmeyi ve maceradan maceraya koşmayı yaşam tarzı haline getirmiş genç bir gezgin yazar. Uzun zamandır anksiyete ve kontrol bağımlılığından şikayetçi olan ve Instagram’da rastladığı #100daychallange isimli bir hashtag’ten yola çıkan Cyrena, 1 yıl boyunca her gün meditasyon yapmaya başlıyor ve bu hareketin hayatında yarattığı değişimleri anlatıyor. Gelin bu hikayeyi Cyrena’nın ağzından dinleyelim:

“Instagram’da gezerken tesadüfen denk geldiğim bir hashtag’e takılıp, 100 gün boyunca günde 20 dakikalığına meditasyon yapacağıma dair kendime söz verdim fakat gün itibariyle tam 365 gündür meditasyon yapıyorum!

Böyle iyi göründüğüme bakmayın çünkü işler ilk günlerde hiç de bu kadar kolay değildi. Bir yere oturup derin nefesler almak ve tamamen odaklanmak epey zordu. Bu yüzden 5’er dakikalık seanslarla başlamanın daha doğru olacağını düşündüm.”

Meditasyonu sabah rutinimin merkezine koydum

“Meditasyona başladığım dönemde, beni tüketen ve kısır döngüye girmiş bir ilişkinin içindeydim. Hem bu ilişki konusunda hem de kariyer hedeflerimle ilgili neler yapmam gerektiğini bilmiyordum ve bu durum beni endişeli bir ruh haline sokuyordu. 5 dakikalık seansların ardından, yaklaşık 1 hafta sonra seans süresini 10 dakikaya çıkardım. Ve bir süre sonra meditasyonsuz başlayan bir gün hayal edemiyordum!

Her gün meditasyon yapmak hayatımı değiştirmekten fazlasını sağladı

“Meditasyon seanslarımın başlamasından kısa bir süre sonra, endişeli sabahlar yerini rahat ve berrak bir zihinle başlayan günlere bıraktı. Sadece anksiyete konusunda değil, karar verme ve anı yaşama konusunda da kontrolü ele alıyordum. 40. Günden sonra beni sürekli huzursuz eden ilişkimi bitirdim ve kariyerim konusunda gerçekten neler yapmak istediğimi sorgulamaya başladım. Artık bilinçaltım çok daha temizdi ve hatta rüyalarımı tüm canlılığıyla hatırlıyordum!

Meditasyonun bana kazandırdığı bir diğer önemli fayda ise kesinlikle üretkenlik! Zihnimdeki yaratıcılık merkezini gri bir bulut gibi perdeleyen endişeler ve anlamsız düşüncelerden arınmak, daha çok yazabilmemi sağladı. Bu fayda, yazar olarak devam etmek istediğim kariyerim için altın değerinde bir şeydi.

Tüm bunların dışında, günlük hayatta çok daha sakin ve sağduyulu davranmaya başlamıştım. Kaba saba insanlara bile gülümsemeyi, annemi daha sık aramayı, ihtiyacı olanlara yardım etmeyi artık alışkanlık haline getirmeye başladığımı fark ediyordum. Hatta yıllardır oturduğum New York’tan taşınıp doğa ile iç içe olacağım bir yerde yaşamak gibi cesur kararlar da almıştım!

100 günlük bir maraton olarak başladığım günlük meditasyon artık hayatım boyunca sürdüreceğim “içsel bir yolculuk” Çünkü her gün 20 dakika boyunca yaptığım bu şey, gerçek beni görmemi sağlayan ve insan zihninin aslında ne kadar derin olduğunu görmemi sağlayan gerçek bir rehber”

 

Kaynak:

Mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale