X

Eylül ayında kendinize yeni hedefler koymadan önce sormanız gereken 7 soru

Eylül ayının kendine özgü bir “yeniden başlama” hissi var. Yazın dağınık ritminin geride kaldığı bu dönemde iş, okul ve günlük rutinler tekrar belirginleşiyor. Takvim yılı henüz bitmemiş olsa da birçok kişi için eylül, ocaktan daha güçlü bir başlangıç noktası olarak öne çıkıyor. Yeni eğitim programına başlamak, yeni kariyer planları yapmak ve yaz sonrası kaybettiği spor alışkanlıklarını tekrar kazanmak gibi hedefler de tam olarak bu dönemde ortaya çıkıyor ve yılın kalan aylarını daha düzenli geçirmeye yardımcı oluyor.

Fakat mevsim değişiminin etkisiyle yeni hedefler belirlemek, her zaman gerçekten hayatta farklılıklara gereksinim duyduğumuz anlamına gelmiyor. Bazen çevredeki hareketlilik, doğadaki renk değişimi veya sosyal medya trendleri de yaz sonrası değişiklik hissini artırabiliyor. Bu nedenle eylül ayı hedeflerine yeni maddeler eklemeden önce bir adım geriye çekilip gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu anlamak, bazen uzun listeler hazırlamaktan çok daha değerli olabiliyor.

Yeni bir hedef belirlemeden önce neden durup düşünmek önemli?

Hedef koymak çoğu zaman motive edici olsa da aynı anda üzerimizde görünmez bir baskı yaratabiliyor. Özellikle yoğun bir dönemden geçerken dışarıdan gelen baskılar veya başkalarında gördüğümüz alışkanlıklar sebebiyle kendimizi yeni eylül hedefleri belirlemeye ikna etmek, süreci daha gerilimli hale getirebiliyor. Bu durumda kişisel gelişim ve bedensel iyileşmeden çok sürekli bir yetişme hali mevcut olacağından tükenmişlik de artabiliyor.

Bu yüzden eylül ayını hayatınızı baştan aşağı değiştireceğiniz bir dönem gibi görmek yerine mevcut düzeninizi değerlendirebileceğiniz doğal bir kontrol noktası olarak düşünmekle işe başlayabilirsiniz. Önümüzdeki aylarda neleri değiştirmek istediğiniz kadar, neleri olduğu gibi bırakmak istediğiniz de önemlidir ve kendinize aşağıdaki yedi soruyu sormak bu ayrımı biraz daha görünür hale getirebilir:

1. Bu hedef gerçekten benim mi?

Bir hedef belirleyip gerekli adımları atmadan önce, işe o hedefi neden istediğinizi düşünerek başlayabilirsiniz. Daha fazla spor yapmak, yeni bir dil öğrenmek veya kariyerinizde ilerlemek kulağa olumlu geliyor olabilir. Fakat bu isteğin size mi ait olduğunu yoksa çevrenizde gördüğünüz yaşam biçimlerinden mi etkilendiğini ayırt etmek aynı derecede önem taşıyor. Vereceğiniz cevap da motivasyonunuz hakkında düşündüğünüzden daha fazla şey anlatabiliyor. 

Eğer karşınızdaki hedefi kimse görmeyecek, takdir etmeyecek veya sonucunu sormayacak olsa bile aynı heyecanla yapmak istediğinize kanaat getirirseniz o hedefin gerçekten size ait olduğunu da söyleyebilirsiniz.

2. Hayatımda şu anda gerçekten neye ihtiyacım var?

Hayattaki hedefler genellikle “daha fazla”, “daha iyi”, “daha verimli” gibi kavramlar üzerine kuruluyor. İş hayatında daha verimli olmak, daha çok okumak, kendine daha fazla alan açmak, daha sık spor yapmak gibi hedeflerin birçoğu, aslında omuzlarınızdaki yükü artırıyor. Bir tarafta bir hedefe gitme heyecanı olsa da diğer tarafta üzerinize yüklenen sorumluluk artıyor ve süreç bir yerden sonra keyifli olmaktan çıkarak sizi zorlayan yeni bir göreve dönüşebiliyor. Bunun temel sebebi ise hedeflerin gerçek ihtiyaçlara hitap etmemesinden kaynaklanıyor. Halbuki bazen uzun süredir ertelediğiniz dinlenme ihtiyacını kabul etmek, kendinize ‘ben zamanı’ tanımak veya sadece daha fazla uyumak bile gerçek ihtiyacınız olabiliyor.

3. Bu hedef günlük hayatıma gerçekten uyuyor mu?

Bazen hedeflerin gerçekleştirilmemesinin ana sebebi, kişisel yaşam alışkanlıklarıyla uyumlu olmamalarından kaynaklanıyor. Yani teoride çok iyi görünen bir hedef mevcut yaşam şartlarıyla uyuşmayabiliyor ve bu durumda hedefin sürdürülebilirliği de zorlaşıyor. Örneğin, haftada beş gün spor yapmak bedensel hedefleriniz adına harika bir öneri olsa da mevcut çalışma saatleri, iş sorumlulukları, ulaşım süreci ve sosyal yaşam alışkanlıkları bu hedefin uygulanabilir olmasını önleyebiliyor. Hedefi kişisel alışkanlıklarınıza göre düzenlemek ise çok daha sürdürülebilir ve gerçekçi bir başlangıç sunuyor.

4. Başarılı olmak benim için tam olarak ne anlama geliyor?

Başarı, üretkenlik ve verimlilik ile ilişkilendirilen bir kavram olsa da herkesin kendine ait bir başarı tanımı var. Bu bazen daha sağlıklı beslenmek, bazen kendine daha fazla zaman ayırmak, bazense kişisel gelişimine yatırım yapmak olabiliyor. Bu noktada başarının sizin için ne anlama geldiğini tanımlamak, belirleyici bir yöntem oluyor. Çünkü her niyet değerli olmakla birlikte herkesin hayattan ve kendinden beklentileri farklılaşıyor. 

Bazen kendimizi en başarılı hissettiğimiz anlar, büyük sonuçlar aldığımız görevlerden değil de günlük hayatta fark etmeden tamamladığımız ufak ama etkili değişimlerden kaynaklanıyor. Bu nedenle sizin için bilgisayarı haftada birkaç akşam erken kapatmak ve dijital ekran süresini düşürmek bile gayet anlamlı bir ilerleme olabilir.

5. Bu hedefe ulaşamazsam kendime nasıl davranacağım?

Hedef belirlerken çoğumuz başarılı bir senaryo düşünüyor. Fakat planların değişmesi, motivasyonun düşmesi veya bazı haftaların istediğimiz gibi geçmemesi hayatın doğal bir parçası. Bu nedenle bir hedef belirledikten sonra o hedefi gerçekleştirememe senaryosunu düşünmek, bazen kendimize acımasız davranmamızı önleyen önemli bir etmene dönüşüyor. Dolayısıyla bir hedefi sürdüremediğinizde bunu kişisel bir başarısızlık olarak yorumlamadan önce hayattaki bazı şeylerin kendiliğinden değişebileceğine açık olmak, hasarı minimuma indiriyor. Hatta böyle bir süreç, hedefin gerçek yaşam koşullarınıza uygun olup olmadığını anlamak adına da harika bir fırsat sunabiliyor.

6. Bunun için hayatımdan ne çıkarmam gerekiyor?

Online Kurslara Katılmak

Hedef belirlerken hayatımıza eklenecek yeni alışkanlıkların zaman ve enerji gerektirdiğini unutmak çok kolay. Gerçekte ise bu hedefler için bazen takvimde yer açmak ve bir şeyi ötekine tercih etmek gerekebiliyor. Eğer vazgeçeceğiniz şey daha derinden bağlı olduğunuz bir şeyse bu yeni hedefin kalıcılaşması da zorlaşabiliyor. Zaman yaratmak genellikle zamanı yönetmekten çok öncelikleri değiştirmeyi gerektiriyor. Bu nedenle henüz hedef belirleme aşamasındayken, bunun yerine nelerden vazgeçmeniz gerektiğini düşünmeniz süreci sizin için çok daha gerçekçi hale getirebilir. 

7. Yılın sonunda neyin değişmiş olmasını gerçekten isterim?

Bazen kendinizi birkaç ay sonra da görmek de hedef belirleme sürecine oldukça faydalı. Örneğin, bir an için eylül ayında değil de aralık ayında gibi hissetmek, bu zamana kadar neyi gerçekleştirmek isteyeceğinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Bu süreçte geride kalan birkaç aya bakıp, hayatınızda hangi değişikliği isteyip hangisini istemediğinize daha net şekilde karar verebilirsiniz. Dolayısıyla vereceğiniz cevap, eylül ayında oluşturacağınız uzun soluklu ve tamamlanması güç bir hedef listesinden çok daha net bir yön gösterebilir.

Kaynak: self

İlginizi çekebilir: Eylül etkisi: Neden birçok kişi gerçek başlangıcı sonbaharda hissediyor?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale