X

Dönüşüm kişisel bir süreçtir: Bilmek, öğrenmek, öğretmek üzerine

Önceden keşişlerin neden herkesten uzaklaştığını anlamazdım, şimdi çok iyi anlıyorum. Görülerin açıldıkça daha fazla insana ulaşma ve onlara da faydalı olma isteğin canlanıyor, sonra daha da görülerin açılınca “Ben paylaşayım da, isteyen istediğini yapsın” moduna geçiyorsun. Bilmek böyle bir şey. Gerçekten biliyorsan TANRININ BİLE KARIŞMADIĞI ÖZGÜR İRADEYE KARIŞMAZSIN! Bir öğretmen “Ben söyledim, dinlemediler”, “Bunu böyle yapmazsan başaramazsın”, “Bu mutlak bilgidir” tarzında ego cümleleri kurmaz. Öğrenir, deneyimler, sindirir, sonra da paylaşır. Alan alır, almayan almaz, anlayan anlar, anlamayan da anlamaz. Değişmek istemeyeni kimse değiştiremez, mutsuz olmak isteyen mutsuz olacak bir şey bulur, hasta olmak isteyeni hiçbir ilaç iyileştiremez. Bu anlamda bilgi kişiseldir, müdahale etmemek, herkesin öğrenme sürecine saygı göstermek gerekir.

Keşişlere gelince, dünyanın sırrını da paylaşsan kendi içindeki huzursuzluğunu, mutsuzluğunu sana kusacak milyarlarca insan çıkacaktır karşına. Biri söylediğini unutacak ve seni yalancı durumuna düşürecek, biri egosunu kontrol edemediği için seni parasıyla ezmeye çalışacak, biri anne babasından görmediği sevginin kaprisini sana atacak, biri link paylaşmadığın için etkinliğine gelmeyecek, biri link paylaştığın için takipten çıkacak, biri meditasyonla dalga geçecek, biri meditasyonun bilimsel kanıtlarını okuyacak, biri kendini geliştirmeye çalışırken, biri hayattaki her negatif durum için birilerini suçlayacak, dünya hiçbir zaman iyi bir yer olmayacak, kötü bir yer de olmayacak. Kendini döngüden çıkarmak isteyene kadar düzen böyle devam edecek. Çok da üzerinde durmaya gerek yok olayların, orada duyguların döngüsü başlıyor ve kimse de baş edemiyor. Herkes bir yerde kendi doğrusunu buluyor, o noktada da uzaklaşıyor, öteki türlü başkalarının enerjisiyle uğraşmaktan asıl konudan çok uzaklaşıyor. Tasvir edilen cehennem döngüsüne giriyor.

Bitirirken, hepinizin düşüncesine saygı duyuyorum, dinlerim, dinlemem, söylediklerinizi uygularım, uygulamam, o benim bileceğim iş, aynısı sizin için de geçerli ama sizi eleştirmeyeceğim veya iç huzursuzluğunuzu, eksikliklerinizi, egosal buhranlarınızı üzerime de almayacağım, size de böyle yapmanızı tavsiye ederim.

Görüşmek üzere…

İlginizi çekebilir: Life Style Medicine: “Sadece 5 dakika” oyunu

Bahar Çolak: Bahar Çolak; Zen felsefesinin derinliğini modern biyomekanik ve longevity odağıyla sentezleyen ZenFit Journey metodolojisinin kurucusudur. Bilim, sanat ve felsefeyi bir yaşam mimarisi olarak kurgulayan bir Sağlık İçin Egzersiz Antrenörü, Wellness Filozofu ve sistem tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Yeditepe Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünden mezun olan Bahar Çolak, çocukluk yıllarından itibaren spor ve sanatı bir yaşam disiplini olarak birlikte geliştirdi. Basketbol ve badminton gibi dinamik branşların yanı sıra; oyunculuk, piyano ve gitar ile şekillenen bu çok yönlü geçmiş, bugün sunduğu bütüncül sistemin hem fiziksel hem de estetik temelini oluşturur. Üniversite yıllarında müzik sektörü ve sergi küratörlüğü ile başlayan profesyonel yolculuğu, yoga disipliniyle tanışmasıyla yeni bir yön kazandı. Yoga eğitmenlik programının ardından Yin, Çocuk ve Hamile Yogası ile Mindfulness alanlarında uzmanlaştı. Ancak bu pratiği yalnızca spiritüel bir alan olarak değil, bilimsel ve rasyonel bir zeminde yeniden yapılandırma ihtiyacı, yönünü belirleyen temel kırılma noktası oldu. Bu yaklaşım onu New York University’de (NYU) Yoga ve Fizyoloji eğitimi almaya yönlendirdi. 2018 yılından bu yana hareketi bir performans çıktısı olarak değil, nöromüsküler regülasyon ve yaşam organizasyonu sistemi olarak ele almaktadır. Bu süreçte bilgisini: Düzeltici egzersiz, sağlık için egzersiz (medikal egzersiz), pilates temelli hareket sistemleri ile derinleştirdi. Bu akademik ve uygulamalı altyapı, güvenlik, hizalanma ve fonksiyonel bütünlüğü merkeze alan yaklaşımının temelini oluşturur. Hareket pratiğinin odağında Zen felsefesi yer alır. Ancak burada Zen, spiritüel bir çerçeveden ziyade sadelik, dikkat ve sinir sistemi regülasyonu prensibi olarak ele alınır. Eğitmenlik yaklaşımında güç, esneklik ve mobiliteyi; longevity ve anti-aging protokolleriyle birleştirir. Bu sistem wellness’ı yalnızca egzersiz değil, bir biyo-bütüncül yaşam mimarisi olarak ele alır: hareket paternleri, sinir sistemi regülasyonu, uyku ve stres yönetimi, günlük yaşam ergonomisi, çevresel ve davranışsal düzen ZenFit Journey, Bahar Çolak’ın 2018’de temellerini attığı bu çok katmanlı deneyimlerin rafine bir sonucudur. Bu metodoloji: bilginin teoriden deneyime evrilmesini, gereksiz katmanların ayıklanmasını, beden üzerinden öğrenmeyi merkeze alır. ZenFit Journey, hareketi yalnızca fiziksel bir eylem değil, sinir sistemi üzerinden yaşamı organize eden bilimsel bir farkındalık pratiği olarak ele alır. Beden değiştiğinde, algı değişir. Algı değiştiğinde yaşam yeniden organize olur.​
İlgili Makale