X

Diyet mi yoksa spor mu daha hızlı kilo verdirir?

Kilo vermeyi kafasına koyan pek çok insanın aklına gelen ilk sorulardan biridir bu: Spor mu yoksa diyet mi kilo kaybetmek için daha etkilidir? Bazı insanlar sadece kalori kısıtlamasına giderek kilo kaybetmeyi, bazıları ise yediklerinden kısmadan, bayılana kadar yaptıkları ağır antrenmanlarla fazla kilolarından kurtulmayı hedeflerler. Ancak her iki yöntem de kilo sorunu olan birine sürdürülebilir faydalar getirmez. Çünkü fitness eğitmenlerinin ve sağlıklı yaşam koçlarının hep söylediği gibi: İyi bir vücudun %60’ı mutfakta, %40’ı spor salonunda yapılır. Nasıl mı? Cevabı merak ediyorsanız içeriğimizi okumadan geçmeyin:

Kalori saymayın, iyi beslenin!

Kilo vermeyi asla gelip geçici bir heves olarak görmeyin. Çünkü kilo vermeniz, ideal kilonuzu sonsuza dek koruyacağınız anlamına gelmez. Bu yüzden beslenme düzeninizi oluştururken yediklerinizin kalorilerini alt alta yazıp hesaplamak yerine, gerçekten “ihtiyacınız kadar” yemeyi öğrenin ve nitelikli gıdalar tüketin. Bu beslenme biçimini oturtmanın altın kuralları ise şöyle:

  • Asla işlenmiş / paketli gıdalar tüketmeyin
  • Gece geç saatlerde yeme alışkanlığınızdan vazgeçin
  • Şekeri hayatınızdan tamamen çıkarın
  • Düşük karbonhidrat kuralına uymaya gayret edin
  • Sağlıklı yağlar tüketmeye devam edin (Zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı, avokado vb.)
  • Bol bol su için
  • Sebze ve lifli gıdalara ağırlık verin
  • Günlük protein ihtiyacınızı mutlaka giderin
  • Sağlıklı atıştırmalıkları abur cuburların yerine koyun

Diyetle sporu en verimli şekilde nasıl birleştirebilirim?

Kanada’nın en önemli obezite kliniklerinden birinde çalışan obezite uzmanı Dr. Yoni Freedhoff’a göre, hep mutfakta hem de spor salonunda insanüstü bir mücadele vermek yerine, günde 30 – 60 dakikalık bir yürüyüş / spor yaparak ve sadece evde doğal malzemelerle hazırladığınız düşük karbonhidratlı yemekleri tüketerek hayatınız boyunca ideal kilonuzda kalmanız mümkün.

Eğer yürüyüş ya da hafif antrenmanlar yerine yoğun fitness antrenmanları uyguluyorsanız mutlaka protein yönünden zengin bir şekilde beslenmelisiniz. Çünkü aksi halde, yağ kaybediyorum diye düşünürken kas yıkımına uğrayabilirsiniz.

Yine diyet ve sporu bir arada uygularken asla unutmamanız gereken bir diğer konu da, haftada minimum 1 – 2 günü spor yapmadan geçirmek. Aksi halde kaslarınız aşırı yorulduğu için kendini onarmak için fırsat bulamayacak ve gelişimleri sekteye uğrayacaktır.

 

Kaynak:

vitals.lifehacker.com

popsugar.com

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale