X

Dengeye dönüş: Yerçekimi ve kas gücünün ilişkisi

Yaşlanmaya başladıkça, egomuzu tam anlamıyla tatmin edecek vücut hatlarına sahip olmayabiliriz. Vücudumuz diriliğini kaybeder, omuzlarımız çöker, gözlerimiz çukurlaşır, kaslarımız erimeye başlar ve eski canlılığımız neredeyse tamamen yok olur.  Ancak bu, gündelik yaşamın koşuşturmasına kendisini kaptırıp kol, bacak ve gövde kaslarını bir bütün halinde çalıştırmayanların karşılaşacağı bir sondur.” 
Joseph Pilates

Bildiğiniz gibi yerçekiminin etkisiyle her şey sürekli aşağıya çekilir, bu nedenle her fırsatta omurgamızın yukarı esnetmeye dikkat etmemiz gerekiyor. Böylelikle yerçekimine karşı tepkiyi harekete geçirmiş oluyoruz. Her kasımız, tendonumuz ve kaslarımızdaki her bir lif sürekli yerçekimine karşı savaşmakta.

Vaka çalışması

Hepimizin mesleklerimizin zararlı etkilerinden şikayetleri olabilir. Ö.Y. adlı üyem ile tanıştığımda bana anlattıkları hemen hemen karşılaştığım diğer kişilerdeki ortak sorunlara benziyordu.

Ö.Y. finans departmanında çalışıyordu. Bütün gün masa başında, bilgisayar karşısında oturduğunu anlatmıştı. Günlük hayatı son derece yoğun olduğundan masa başından hiç kalkamadığı ve gün içinde hareketsiz oturduğundan sürekli boynunu öne doğru çıkararak ve başını eğerek yürüyordu.

Ö.Y.’nin baş bölgesinin öne doğru eğilmesinde, ayak ve bacak güç dengesini tam olarak kuramaması önem taşıyordu. Buradan devam ederek leğen kemiğinin stabilizasyonundaki sorunu da fark edince; fleksör kasların son derece gergin (özellikle kalça bölgesi) ve karın kaslarının da zayıf olduğunu gördük.

Derslerimiz sırasında öncelikli olarak nefes kontrolünü öğreterek omurga hizalanmasının nasıl daha kolay olabileceğinin farkındalığını kazanmasını sağladık.

Pilates egzersizleri ile özellikle ayak altındaki fasyal doku üzerinde çalışan ve bacak kaslarını güçlendiren egzersizler seçtik. Böylece bacaklarını daha düzgün (doğru) tutmayı öğrendi. Çalışmaya her zaman en aşağıdan yukarıya doğru, yani “ayaklarımızın altından” başlıyoruz.

Beden farkındalığımızı tekrar hatırlayalım!

Kalça fleksörlerinin rahatlamasını sağladıktan sonra, karın ve sırt kaslarına odaklandık. Zaman içinde sırt kaslarının güçlenmesiyle boynunu daha dik tutabilmeyi öğrendi ve tabii ki buna bağlı olarak baş bölgesi vücuduyla aynı hizaya gelmiş oldu.

Özellikle Chair ve Foam Roller Aparatları ile yaptığımız denge egzersizleri sayesinde bedenimizin farklı uyaranlarıyla (temelde bizi harekete geçiren her şey) tanıştık.

Doğru nefes alarak yapacağınız egzersizler güçlü bir omurga inşa etmenizi ve oluşturduğunuz bu sağlam omurganın ve bu omurgayı saran kasların dayanıklılığının sürekliliğini sağlar.

Birlikte ne yaptığımızı, sen de merak ediyorsan, fatmanurbilgin@gmail.com adresine mail atabilirsin ya da benimle ile ilgili daha fazla bilgi için Instagram’danInstagram’ da bakabilirsin.

İlginizi çekebilir: Bedeninizi hiç onurlandırdınız mı: Nefesinizle vücudunuza dokunun

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale