X

Dekorasyonda ilk izlenim: Değişime giriş holünden başlayın

Şehir evlerinde minimalize edilen metrekareler yüzünden misafirlerimizi gösterişli giriş holleri ile karşılamak artık neredeyse uzak bir hayal oldu. Ancak küçük bile olsa giriş alanlarını fonksiyonel çözümler ve estetik dokunuşlar ile büyülü bir atmosfere dönüştürmek mümkün. Unutmamak gerekir ki, davet ettiğimiz bir misafirin ilk gördüğü ve son hatırlayacağı yer giriş holüdür. O zaman hadi onu biraz güzelleştirelim.

Mobilya

Dönüşümün ilk ve en önemli parçası için biraz fazla mesai harcamak gerekebilir. Yaratmak isteyeceğinizi ambiyansa en keskin tadı verecek olan giriş konsolu aynı zamanda eve ilk girdiğimizde elimizdeki anahtarları veya faturaları hızlıca bırakabileceğiniz fonksiyonel de bir parça olmalı. İnce ve narin metal bacaklı olanları ile  modern ve trend bir görünüm elde edilebileceği gibi klasik tarz severlerdenseniz Neo-klasik görünümlü daha geleneksel dresuar modellerini de tercih edebilirsiniz.

Oturma elemanı

Modern görünümlü minimal konsolunuza en uygun oturma elemanı olarak İskandinav tarzda ahşap bir alçak tabure tercih edebileceğiniz gibi, klasik tarzda olan dresuar tercihlerinizi yumuşak ve kadife bir puf ile tamamlamanız mümkün. Oldukça sık tercih edilen banklar ise konsol kullanılmayan giriş hollerinin vazgeçilmezi…Bankın üzerini depolama veya aksesuarlarınız için kullanabileceğiniz gibi altına veya yine üzerine en güzel ayakkabılarınızı koymanız oldukça hoş bir görüntü elde etmenizi sağlayacaktır. 

Ayna

Giriş hollerinin vazgeçilmez parçalarından bir tanesi de aynalar. Her ne kadar Feng Shui felsefesi giriş kapısının tam karşısına  yerleştirilen aynanın eve giren güzel enerjiyi geri ittiğini kabul ediyor olsa da, aynanın pozisyonunu doğru ayarladığınızda giriş holüne ayna yerleştirmekte enerjisel anlamda herhangi bir sıkıntı olmayacaktır ve aksine evden çıkmadan önce son rötuşlarınızda hayat kurtaracaktır.

Askı

Palto, şapka ve şemsiyenizi ya da çok sevdiğiniz fotoğraf makinanızı asmak belki de sergilemek için sonsuz çeşitli duvar askı alternatifleri ile giriş holü kombinlemenize renk katabilirsiniz. Bu konu ile ilgili internette de bulabileceğiniz “do it yourself” yani “kendin yap” videoları oldukça ilham verici. 

Biraz motivasyon

Sabah evden çıkmadan hemen önce ihtiyacınız olan motivasyonu giriş duvarınızdan alabilir ya da evinizi ne kadar sevdiğinizi daha kapıdan girer girmez duvarınıza bakarak hatırlayabilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan tek şey kendinize uygun motivasyon cümlelerini internette bulup giriş holünüzün ebatlarına uygun bir baskı ile çerçevelemek olacaktır. 

Aydınlatma

Aydınlatma evin her odasında olduğu gibi giriş holünde de önemli bir rol üstleniyor. Sıcak bir karşılama için konsol üzerine minik bir masaüstü aydınlatma, duvara asabileceğiniz bir aplik, tavandan inen bir sarkıt ya da ayaklı bir lambader… Tercihiniz hangisinden yana olursa olsun mutlaka tasarruflu ampülleri tercih etmeyi ihmal etmeyin. 

Halı

Yere serilen yumuşacık bir halı, kapıdan içeriye adım atar atmaz “evde hissetmek” için vazgeçilmez bir parça sayılabilir. Daha otantik dokuda bir kilim kullanmak da giriş holünüze trend ve sıcak bir dokunuş katacaktır. 

Bitki

Kuru veya canlı çiçeklerden ya da son zamanların vazgeçilmezi kaktüs ailesinden bu konuda yardım alabilirsiniz. 

 

İlginizi çekebilir: Bölücü sistemlerle evlerde iç içe geçmiş alanları ayrıştırma zamanı!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Gülin Keskin: 1985 yılında İstanbul’da doğdum. 2005 yılına kadar İstanbullu sonrasında hem İstanbul hem Milanolu oldum. İtalyan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, pılımı pırtımı toplayıp mimarlık öğrenmek için İtalya’ya yerleştim çünkü bence bu işi en yapan adamlar hep ordaydı. Politecnico di Mllano’da hem lisans hem yüksek lisans eğitimimi tamamlarken, bolca seyahat ettim ve mimarlığı en çok da gezerken öğrendim. Bu sırada farkında olmadan İtalyan kültürünün de bağımlısı oldum. 2012 yılında İstanbul’a dönerek kariyerime burada devam ettim ve 2016 yılında kendi mimarlık ofisim GKMO’yu kurdum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale