X

Bağırsak sağlığını destekleyen 5 kahvaltılık tarif

Türk mutfağını, geçmişten gelen yeme alışkanlıklarımızı ve kahvaltı için hazırlanan sonsuz çeşitteki unlu mamulleri düşündüğümüzde, pek çoğumuzun canı kahvaltıda çıtır çıtır bir simit ya da mis kokulu bir poğaça istiyor olabilir. Ancak, lezzetli hallerine diyecek bir söz olmasa da her gün özellikle de dışarıdan alınan unlu mamuller ile kahvaltı yapmak pek de sağlıklı bir seçenek değil, çünkü yüksek miktarda gluten ve doymuş yağ içerebiliyorlar. Ama serin bir sabahta sıcacık bir şeyler yemek gibisi de yok… Öyleyse gelin hem sağlıklı hem lezzetli hem de bağırsak sağlığını destekleyen kahvaltılık tariflere bir göz atalım, üstelik sıcacık ve yumuşacık halleri ile geleneksel tatlarımızı aratmayacaklarından da emin olabilirsiniz.

Ahududulu ve yulaflı kek

C vitamini deposu, güçlü bir antioksidan ve mineral kaynağı ahududu, aynı zamanda sindirimi iyileştiren lifler bakımından da oldukça zengin. Araştırmalara göre hem bağırsak sağlığını hem de karaciğer fonksiyonlarını da iyileştiriyor. Gelin, bu leziz meyve ile hazırlanan harika bir kek tarifi keşfedelim:

Malzemeler:

  • 1/2 su bardağı çekilmiş yulaf
  • 1/2 muzun püresi
  • 1 çay kaşığı chia tohumu
  • 1 çay kaşığı vanilya
  • 2/3 su bardağı badem sütü
  • 1/2 çay kaşığı kabartma tozu
  • Bir avuç ahududu
  • Bir tutam tarçın
  • Bir tutam tuz

Hazırlanışı:

  • Fırını önceden 200 dereceye ısıtın.
  • Ahududular hariç tüm malzemeleri derin bir kapta karıştırın.
  • Isıya dayanıklı bir cam kaba harcı aktarın, üzerine ahududuları serpiştirip fırına verin.
  • Yaklaşık 25 dakika fırında pişirin.

Yumurtalı muffin

Hem protein zengini hem de bağırsak dostu yumurtayı, klasik tariflerde görmekten sıkıldıysanız gelin onu çok sevdiğimiz hamur işlerinden biri olan muffin ile harmanlayalım… Hem de besleyici sebzeler ile birleştirerek:

Malzemeler:

  • Kişi sayısı kadar yumurta
  • 1 adet biber
  • ½ su bardağı mantar
  • 1 adet domates
  • 1 su bardağı bebek ıspanak
  • Bir tutam tuz ve karabiber
  • 1 yemek kaşığı tercihen avokado yağı
  • Kişi sayısına veya pişirmek istediğiniz yumurtalı muffin sayısına göre sebzelerin miktarını artırabilirsiniz.

Hazırlanışı:

  • Fırını önceden 175 derecede ısıtın.
  • Muffin kalıplı bir fırın tepsisini güzelce yağlayın, avokado yağı kullanabilirsiniz veya dilediğiniz bir yağ türü.
  • Kaç tane muffin boşluğu varsa o kadar yumurtayı her bir kalıba bir tane gelecek şekilde kırın.
  • Bir tutam ve tuz atıp her bir yumurta dolu kalıbı karıştırın.
  • Biber, mantar, ıspanak ve domatesleri ince ince kıyın ve eşit miktarda gelecek şekilde kalıplara dağıtın.
  • Sebzeleri ekledikten sonra karıştırın ve fırına verin.
  • Yaklaşık 25 dakika pişirdikten sonra yumurtalı muffinleriniz servise hazır!

Yaban mersinli crumble

Eminiz ki sıcacık ve çıtır çıtır bir meyveli crumbleın yerini pek bir şey tutmaz… Vitaminler ve antioksidanlar açısından zengin olan yaban mersini, aynı zamanda da harika bir lif kaynağı ve iltihap azaltıcı. Bağırsak sağlığınızı desteklemek ve sıcacık, tatlı bir lezzetle güne başlamak için hazırlayabileceğiniz o müthiş tarif:

Malzemeler:

Dolgu için:

  • 4,5 su bardağı yaban mersini
  • 1 çay kaşığı vanilya özü
  • 2 yemek kaşığı glutensiz yulaf unu
  • ½ limon suyu

Crumble için:

  • 5 su bardağı glutensiz yulaf
  • ¼ su bardağı glutensiz yulaf unu
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 2 yemek kaşığı bal
  • ¼ su bardağı eritilmiş tereyağı
  • Bir tutam tuz

Hazırlanışı:

  • Dolgu malzemelerini bir araya getirin ve güzelce karıştırın.
  • Ardından crumble için malzemeleri birleştirin, dilerseniz içerisine ceviz, kenevir tohumu ve Hindistan cevizi rendesi de ekleyebilirsiniz, tamamen damak zevkinize kalmış.
  • Cam ve orta boy bir fırın tepsisine dolguyu dökün ve eşit bir şekilde dağıtın.
  • Üzerine crumble harcını ekleyin ve fırına verin.
  • Üzeri kızarmaya başladıktan sonra fırından çıkarın.
  • Daha zengin ve besleyici bir alternatif olarak süzme yoğurt ekleyerek servis edebilirsiniz.

Muzlu çıtır lokmalar

Harika bir potasyum ve lif kaynağı olan mide-bağırsak dostu muz ile çıtır çıtır ve lezzetli bir tarif hazırlayabilir, sabahlarınıza renk ve tat katabilirsiniz:

Malzemeler:

  • 1 fincan çok amaçlı un
  • 1 bardak süzme yoğurt
  • 1 ¼ çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı vanilya özü
  • ½ çay kaşığı tarçın
  • 2 adet dilimlenmiş büyük muz

Kaplaması için:

  • ¼ su bardağı Hindistan cevizi şekeri
  • 3 çay kaşığı tarçın

Üzerindeki yağ için:

  • ¼ fincan tereyağı
  • 2 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1-2 yemek kaşığı badem sütü

Hazırlanışı:

  • Orta boy bir kapta un, süzme yoğurt, kabartma tozu, vanilya özü ve tarçını birleştirin.
  • Yapışkan bir hamur oluşana kadar karıştırın.
  • Daha sonra dilimlenmiş muzları ekleyin ve hamura eşit şekilde dağılıncaya kadar karıştırın
  • Tarçınlı şeker kaplaması için ayrı bir kapta Hindistan cevizi şekeri ve tarçını karıştırın.
  • Hamurdan yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar parçalar koparın ve tarçınlı karışımda yuvarlayın.
  • Hamur bitene kadar bu işleme devam edin.
  • Daha sonra air fryer içerisine yapışmaz bir pişirme kağıdı ekleyip muzlu lokmaları içerisine yerleştirin ve yaklaşık 6-8 dakika, 190 derecede pişirin.
  • Damak tadınıza göre pişirdiğiniz muz lokmalarının üzerinde tereyağlı sosu gezdirin ve servis edin.

İlginizi çekebilir: Klasik tariflerden sıkılanlara alternatif yulaf ezmesi tarifleri

Kaynak: wellandgood

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale