X

2022 Kaplan yılında bizleri neler bekliyor?

Çin takvimi 5 element sistemine dayanır ve her yeni gelen sene iki element ile belirlenir. Bu elementler sene geneli hakkında hem makro ölçekte hem de mikro ölçekte birçok fikir verir. 4 Şubat 2022 itibariyle başlayan bu senenin elementleri ise Yang Su ve altında bulunan Yang Ağaç (Kaplan) elementleri. Bu iki elementin karakterlerine bakarak sene geneli hakkında bakalım neler söyleyebiliriz… 

Yang su, güçlü, enerjik, hedef odaklı ve çağlayan gibi akan güçlü bir sudur. Aynı bir okyanusa da benzer. Kimi zaman sakin, kimi zaman ise sert fırtınalarda vahşi ve ürkütücü olabilir. Değişim dolu ve güçlü yapıdadır. Önünü kesmek zordur; o bir yolunu bulur ve akmaya devam eder. Su elementi aynı zamanda zeka ve bilgi elementidir. İçinde yaşamın bilgisini taşır. O yüzden Yang Su insanları da oldukça enerjik, yerinde duramayan, meraklı, zeki, yaşamı araştıran, olaylara geniş perspektiften bakabilen, yaratıcı insanlardır. 

Senenin özellikle ilk döneminin ruhunu taşıyan bu yang su, güçlü değişimleri, yenilikçi bakışları, araştırma ve keşif yolculuklarını, sanatta ve kültürde yaratıcı performansları da beraberinde getirecek gibi gözüküyor. Su elementi bize hedef odaklı, girişimci bir ruh ile, cesurca fikirlerimizi çoğaltmayı ve kararlılığın önemli olduğunu anlatıyor. Su elementi iletişim ile ilgili olduğu için ve film, müzik, resim gibi insanlarla  iletişim kuran her sanat dalına etkisi dokunacaktır.

Kaplan burcu ise ilkbaharın temsilcisi olan Ağaç elementidir. Doğanın döngüsündeki gibi, tomurcuklanmanın, filizlenmenin dönemidir. O yüzden gelişimi, büyümeyi, yenilenmeyi temsil eder.  Aynı ilkbaharın ruhlarımızı umutla doldurması, kalplerimizi kelebeklendirmesi gibi, umut dolu günlerin de habercisidir. Geçtiğimiz seneler Su elementinin özelliklerini taşıyordu. Karanlık, mistik, öngörülemez ve korku doluydu. Ancak Kaplan ile başlayan ve içinde Ateşin de ufak da olsa kırıntılarını taşıyan bu sene ile beraber daha umut dolu, olumlu, yıllar gelmeye başlıyor.  Kaplan elementi bizi umutlu olmak, gelecek için plan yapmak ve dönüşüme açık olmak için destekliyor olacaktır. 

Kaplan senesinde bizleri neler bekliyor?

Bir yanda Yang Su gibi güçlü, enerjik ve önü kesilemez bir enerji diğer tarafta cesur, atılımcı bir Kaplan elementinin birleşimi her ne kadar zorlu ortamlar hazırlasa da, suyun ağacı besleyen yapısı sayesinde ortak noktaların bulunacağı, ani patlayan anlaşmazlıkların kısa süreli olacağı, senenin daha barışçıl ortamda devam edeceğini söylemek mümkün.

Kaplanın bu seneki özelliklerinden biri de “Seyahat Yıldızı” dediğimiz bir enerjiyi taşıyor olması. Bu enerji yer değiştirmeyi, seyahat etmeyi tetikleyen bir özellik taşıması anlamındadır. Pandeminin özellikle senenin 2. yarısından itibaren daha gerilemeye başlaması ile beraber o çok özlediğimiz seyahatlere kavuşacağız anlamında. Bu da tabii turizm ve ulaşım sektörlerine de  ivme getireceğinin de bir işareti sayılır. Seyahat enerjisi taşıyan Kaplan, Su elementinin yaratıcı meraklı ve keşif yönüyle birleşince tabii yeni gezegenlere, yeni ufuklara, yolculuklara atılan adımlara da destek olacaktır.

Kaplan senesi aynı zamanda “Akademik Yıldız” dediğimiz bir etkiyi de beraberinde getiriyor. Akademik Yıldız, zeka, eğitim, bilgi, araştırma, keşif konularında desteğini veren bir yıldızdır. Sene genelinde kültür, sanat, performans, yaratıcılık konularındaki gelişmeler hayatlarımıza yeni renkler, tadlar, yeni bakış açıları getirip, bizi zenginleştirecektir. Kişisel olarak ise bir süredir yapmak, bitirmek istediğimiz konularda bize destek verecektir.

Ekonomi Para:

Ateş seneleri insanlara güven verir. Eğlence, gezme faaliyetleri daha çok olur. İnsanlar daha çok dışarı çıkar ve harcama yaparlar. Borsa da artışta olur. Henüz Ağaç elementindeyiz ama Ateşin tohumlarını da hissediyoruz. O korku dolu, güvensiz ekonomik ortam yaratan Su seneleri geride kaldı ve yerini yavaşta olsa güven ortamı almaya başlayacak. Kaplan senesinin o umutlu yaklaşımı da devrede olacaktır. Gerçekten Ateş elementinin o pozitif etkisini ise 2025’ten itibaren hissetmeye başlayacağız. Şimdi o güne kadar bu senenin sektörlere etkisine bakalım. 

2022 senesininin Ağaç elementi, Metal sektörler için para anlamındadır. Dolayısıyla, 2022 Kaplan senesinde para kazanacak öncelikli sektörler arasında Metal endüstrilerini (bankacılık, mühendislik, bilgisayar, araba, makine, kuyumculuk, estetik, vbg.) sayabiliriz. Senenin diğer elementi olan Su elementi ise, Toprak endüstrileri için para demektir. Toprak endüstrilerine ait sektörler (tarım, konut, inşaat, emlak, ileri teknoloji, maden, sigorta, bilgisayar software, danışmanlık, kişisel gelişim vbg.) verimli bir sene geçireceklerdir. 

Su endüstrileri  ise (ulaşım, telekomünikasyon, gemicilik, lojistik, taşımacılık, seyahat, spa..) aktif bir sene geçireceklerdir. Ama gerçek anlamda parayı daha ileriki senelerde bulabilirler. Ağaç endüstrileri güçlü bir rekabet altında olacaktır. Ağaç elementi sektörleri (tekstil, kâğıt, çevre, moda, yayın, medya, eğitim, dekorasyon, mobilya, ormancılık, vbg.) Ateş elementine ait sektörlerde ise karlılık oranları düşük olacaktır. Ateş endüstrileri arasında (finans, enerji, eğlence, restoran, pazarlama, PR, reklamcılık, moda, hukuk, kimya, vbg.) sektörleri sayabiliriz.

Toplumsal olaylar:

Her elemente karşılık gelen duygu durumları da bulunmaktadır. Senenin burcu olan Kaplan ise bir Ağaç elementidir ve karşılık geldiği duygu öfkedir.  Bir tohumun yeşerip, toprak altından çıkması, yeni filizlerin patlaması gibi düşünebiliriz. Tabii yeniye geçmek, gelişmek hiçbir zaman çok da kolay değildir, sancılı zamanları da olacaktır. Bu aynı ağacın büyümesi için ihtiyaç duyduğu sabrı göstermemiz gerektiğinin de işaretidir. 

Toplumlar için de aynı şeyler geçerli. Yeni adımlar, büyümek, gelişmek, bu sırada yaşanan fikir ayrılıkları, haksız rekabetler, politik dengelerdeki istikrarsızlıkların öfkeyi de tetiklemesi mümkün.  Bu duruma bir de Yang Su özelliğinin o durdurulamaz, güçlü ifade şekli de eklenince, toplumsal taleplerin zorlayıcı ve saldırgan yönleri ile karşılaşabiliriz.  

Ancak Ağaç elementi hayatlarımıza vizyon getiren, farklı bakış açıları kazandıran, bir hedefe ulaşmak için güç veren bir element. İstikrar için sabırla ve barışçıl yollarla ve vizyon sahibi düşüncelerle atılacak her adım toplumların sorunlarına çözüm olacaktır.

Sağlık:

Varlığımızın her bir parçası, fiziksel, duygusal ve zihinsel işlevlerimiz de dahil olmak üzere, bir çok bakımdan Beş Elementin iç işleyişi tarafından idare edilir ve etkilenir. Çin tıbbında, bu senenin temsilcisi olan Ağaç elementi vücudumuzda karaciğer ve safra kesesine karşılık gelir.  Bu iki organ hareket ve etkinlik için gerekli olan kas sistemi, tendon ve bağlarla da ilişkilidir. Dolayısıyla esneklik ve hareket etme ihtiyacını da gündeme getirir. Sene içindeki Ağaç elementinin enerjisi bizi esnek olmak adına hayatımıza sokacağımız düzenli egzersizler için teşvik edecektir. 

Su elementinin ise bağışıklık sistemlerimiz üzerindeki etkisi senenin özellikle ilk yarısı devam edecektir. Ancak bilgiyi, keşifleri de destekleyen senenin etkisi ile sağlık sektöründeki gelişmeler sayesinde pandeminin artık hayatlarımıza korku dolu etkisi zayıflayacaktır.  Su elementi evet bu sene zayıf ancak yine de su elementine karşılık gelen böbrek ve mesane ile ilgili sağlık problemleri olanlar bu konuda biraz daha dikkatli olabilirler.

Senenin temsilcileri olan Su elementi, Toprak elementini bulandırırken, Ağaç elementi ise kökleri ile sıkıca tutabilir ve Toprak elementini temsil eden mide ve sindirim sistemimiz üzerinde dengesizlikler yapabilir. Bu durumda, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek, bu seneki planlarımız içinde olmalı.

Çevre ve doğa olayları:

Sene geneline hakim olan elementler ve birbirleri ile olan ilişkileri aynı zamanda o sene daha yoğunlukla oluşabilecek doğa olayları ile de bilgi verir.

Yang Su elementi tahmin edileceği üzere, güçlü bir suya karşılık geldiği için, sel, aşırı yağışları tetikleyebilir. Çevre konularına karşılık gelen element ise Ağaç elementidir. Kaplanın temsilcisi olan Ağaç elementi daha önce söylediğimiz gibi Ateşin habercisi ve destekleyicisi bir element olduğundan maalesef yangınları, volkanik patlamaları ve ateş ile ilgili felaketleri gündeme taşıyabilir. Ağaç elementi hava durumu olarak ise rüzgarları temsil ettiği için fırtınalar, tayfunlar yine yaşanabilecek doğal olaylar arasında sayılabilir. 

Senenin elementlerinin global ölçüde etkileri olduğu gibi kişisel doğum haritalarımıza da etkileri vardır. Bu konuda bilgiye sahip olduğumuzda önümüze çıkacak potansiyel zorlukları, fırsatları veya sembolik yıldızların üzerimizdeki olumlu etkilerini bildiğimizde sene içinde daha güvenli ve bilinçli hareket edebilir, zorlukları fırsatlara, yeni başlangıçlara dönüştürebiliriz. Kaplan senesinin kendi doğum haritalarınına etkilerini merak edenler aşağıdaki linkten ulaşabilirler.

2022 Kaplan Senesinde 4 Sütunumuz

Evet karanlık seneler geride kalmaya başladı. Kaplan yılı içinde gelişmeyi, büyümeyi, umudu taşıyan bir sene olarak yerini alacak. Yeniden doğuşa yeni başlangıçlara kucak açan bir sene de diyebiliriz. Her yeni oluşumun getirdiği sancılı süreçleri de beraberinde getirecektir. Bizler ise esnek, dönüşüme uyumlu, sabırlı ve vizyon sahibi olabildiğimiz sürece, su gibi akışta kaldığımızda, yaratıcı tarafımıza güvendiğimizde sene içinde güvenle ilerleyebiliriz.

Hepimiz için, umut dolu, sağlıklı, yaratıcı bir sene olması dileğiyle… 

 

İlginizi çekebilir: Meslek seçiminde elementlerin etkisi ve Çin astrolojisi

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale