X

12 günde 12 ayınızı sevgi ve bereket içinde yaşamanızı sağlayacak 12 ritüel

Neden yılın ilk 12 günü diğerlerinden daha önemlidir?

Spiritüel master Omraam Mikhael Aivanhov’a göre yılın ilk 12 günü tüm yılı temsil eder. Yılın her ilk 12 günü, 1 Ocakla beraber 12 ayı temsi eder.

Sevgi, açık gönüllülük, nezaket, bereket ile yıla başlamak tüm yılı öyle yaşamamızı sağlar.

 İşte hayatınıza tüm iyilikleri çekebilmek için takip etmeniz gereken 12 ritüel:

Sevgi ritüeli:

Yılbaşı günü aşkı kendinize çekmek için kırmızı iç çamaşırı giyin.

Refah ritüeli:

Bereketi çekmek için yılbaşından sonra eve ilk girdiğiniz gün para atabilirsiniz.  Eğer yılbaşında evde kalırsanız gece 12:00’de evden çıkın ve kapıdan içeri girerken bir adet bozuk para atın. Bu paraya tüm hayallerinizi ve niyetlerinizi koyun.

Bir diğer yapılacak şey ise Ocak ayının 2. günü birisine para vermek olacaktır.  Bu evrene bolluk ve bereket akışında olduğunuzu gösterir.

Ocak 1: Nefes al

Nefesinize odaklanırsanız, size ilham vermesini istediğiniz şeylere de odaklanmış olursunuz. Nefesinizi içeri çekerken aşkı, yaratıcılığı, keyfi, sağlığı ve refahı içinize çektiğinizi düşünün. Evrenin size olmak istediğiniz insan enerjisini vermesini sağlayın.

İlgili yazı: Nefes egzersizleriyle hem zihninizi hem bedeninizi dinlendirin

Ocak 2: Sev

Bugün kendinize daha merhametli ve sevgi dolu olma günü! Kendinize daha çok merhamet göstermeniz gereken alanları bulun. Kendinize “bugün nasıl daha sevgi dolu olabilirim” sorusunu sorun. Bunu yaptıktan sonra başkalarına da ulaşabilirsiniz. Gülümseyin, nazik olun ve sevdiğiniz birine sevgi dolu bir mesaj yollayın.

Ocak 3: Yenilen

Spiritüel ve fiziksel olarak yenilenmek için doğayı kullanın. 4 elementin yüceliğine şahit olun. Gökyüzüne bakarak, parkta yürüyerek, sahilde gezerek ya da bir kuşu dinleyerek kendinizi evrenle bütünleştirin. Topraklanın.

Ocak 4: Kokla

5 duyumuz arasından koklamak direk olarak beynimize giden tek duyumuzdur. Farklı kokuları koklayarak neler tecrübe ettiğinize bakın. Vanilya modunuzu yükseltmeye yararken, portakal enerjinizi arttırır öte yandan papatya ya da lavanta ise sizi yatıştırır.

Ocak 5: Oyna

Çok ciddi olduğumuz zaman ve her şeyi çözme eğilimimiz varken yaratıcılığımız ve spontaneliğimizi kaybederiz. Böyle durumlarda içimizdeki çocuğu beslemek gerekir. Bir oyun parkına ya da çocuk bahçesine giderek biraz keyif almaya bakın ya da lego, puzzle, boyama gibi işler yapın.

İlgili yazı: İçinizdeki çocuğu mutlu etmenin yolları

Ocak 6: Tanıştır

Çok fazla şey ile uğraşıp çok dolu olduğunuz zamanlarda hayat teğet geçer. Böyle günlerde OLmayı unuturuz. Sadece tek bir şeye odaklanın, her saat başı telefonunuzdan, bilgisayarınızdan 5 dakika uzaklaşın. Nefes alın, yaşadığınızın farkındalığında olun, her seferinde yavaşça ilerlemeye özen gösterin.

Ocak 7: Arın

Nasıl ki dışarıya kirli kıyafetlerinizle çıkmıyorsanız, kirli bir enerjiyle de çıkmamaya özen gösterin. Biraz bahar temizliği yapın, etrafa biraz güzel kokular sıkın. Size yardım etmeyen tüm kötü düşünceleri, insanları, hatırları atın.

Ocak 8: Onurlandır

Vücudunuzu severek ve onurlandırarak hayatınıza daha çok enerji çekebilirsiniz. Yediklerinizin ve içtiklerinizin farkında olun, güne hafif streç hareketleriyle başlayın. Asansör ya da araba yerine yürümeyi de tercih edebilirsiniz.

Ocak 9: Yaratıcılığını geliştir

Yeni bir şeyler denemek yeni beyin hücreleri yaratmaya neden olur. Bu nedenle kutunun dışına çıkarak üretkenliği artırın.

Ocak 10: Bilge ol

İlham verici kitap okuyun, bilge biriyle konuşun, birine mentorluk yapın, iç bilgeliğinizi besleyerek sezgilerinizi güçlendirin.

Ocak 11: Bereketli ol

Bu olumlamayı günde 27 kere tekrarlayın.

Yüksek miktarda bir para bana doğru hızlıca, kolayca ve bereketle akıyor. Ben dünyaya yararlı biriyim, benim yeteneklerim ve ürettiklerim her zaman talep görüyor.

Ocak 12: Şükret

Varolan her şey için şükredin, vücudunuz da dahil. Arkadaş ve aile bireylerine minnet mesajları gönderin, hayatınızdaki harika şeyler için “teşekkür ederim” deyin.

İlgili yazı: Hayatınızda şükredeceğinize asla inanmayacağınız 10 mucizevi olay

Kaynak:

mindbodygreen.com

aseriesofadvantures.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale