X

Zorlayıcı zamanlarda duygularımızla nasıl başa çıkabiliriz?

Kıymetli okuyucularımız, yaşadığımız deprem felaketi sonrası biliyorum ki bir çok duyguyu deneyimliyorsunuz. Direkt veya indirekt olarak maruz kaldığımız bu acı deneyim, hepimizin hayatına dair sorgulamaları, korkuları, öfkeyi ve hüznü öne çıkardı. Yalnız olmadığınızı bilin.

Peki, tüm bu duygularla nasıl başa çıkabiliriz?

Şunu ifade etmek istiyorum; bu süreçte hem yakın çevremden hem de bir çok danışanımdan, yaşadıkları çaresizlik ve öfke duyguları hakkında geri bildirim alıyorum. Bu duyguları hissettiğinizde biraz durun ve bu duygularınızı rahatsız edici olsa dahi izleyip hissetmeye çalışın.

Çünkü, yok saydığımız her duygu çürür ve sağlıksız bir hale gelir. Zor olsa da duygularınızla yüzleşin. Bu tarz kolektif travmatik deneyimlerde, yapılacak en yararlı eylem, duygudaşlık taşıdığınız ve süreçten bir şekilde etkilenen insanlarla bağ kurmak ve yan yana olmaktır. Böylelikle çaresizlik ve öfke duygularıyla  işlevsel bir model üzerinden baş etmiş olursunuz. Acının bir parçası olmak da çoğu zaman iyileştirici ve toparlayıcıdır. Bu bağlamda:

  • Bir yakınımızla duygu ve düşüncelerinizi paylaşmak
  • Olaydan direkt olan etkilenen mağdurlar için başlatılan kampanyalara katılmak (belediyeler; muhtarlıklar, STKlar vb.)
  • İmkanlar dahilinde maddi yardımda/bağışta bulunmak
  • Gönüllülük faaliyetlerinde bulunmak

Unutulmasın ki; Tüm bunlar, süreçten etkilenen bireysel yaralarımıza iyi gelebileceği gibi, toplumu oluşturanlar biz bireyler olduğundan, toplumsal iyileşmeye de katkı sağlayacaktır.

Ek olarak hatırlanmalı:

  • Bu olanların suçlusu biz değiliz.
  • Sürecin içinde yetersiz hissettiğiniz noktalar olabilir ve böyle hissetmek normaldir. Ağlama, uykusuzluk, odak problemi, iştah kesilmesi yaşayabilirsiniz, bu da normaldir.
  • Bedeninizi ve ruhunuzu ara ara kontrol edin: Haberlerden, sosyal medyadan biraz uzak kalmaya ihtiyacın olabilir mi?
  • Psikolojik İlk Yardım (PİY) öğrenebilirsin. Bunun için ruh sağlığı uzmanı olmana gerek yok.
  • Ve en önemlisi ihtiyaç duyduğunuz an bir uzmana başvurun. Artık beden sağlığımız kadar ruh sağlığımızın da ne kadar önemli olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Bu konuyla alakalı yaptığınız her yatırım en değerli yatırımınızdır. Tüm bunlar kendi yaralanmalarımıza da şifa olacaktır.

Uçak yolcusu misali, maskeyi önce kendinize takın. Takın ki diğerlerine fayda sağlayacak gücünüz olsun. Hepimizin başı sağ olsun , geçmiş olsun.

İlginizi çekebilir: Stresin beynimiz üzerindeki etkileri

Ezgi Aslantas: Psikolog Ezgi Aslantaş istanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca Kanada Okulları, Humanite Psikiyatri Hastanesi, Çocuk Aile Danışmanlığı merkezi gibi birçok kurumda staj yapmıştır. 2014 yılında Beşiktaş Gençlik Meclisi ile beraber "İstanbul'dan Çorum'a Dostluk Köprüsü" projesini gerçekleştirmiştir. 2016 yılında "Radyo Vesaire" isimli radyo kanalında "Şiirin Ezgisi" isimli psiko-sosyal bir radyo programı hazırlayıp sunmuştur ve yine 2017-2018 yılları arasında Doç. Dr Ayten Zara süpervizyonluğunda "Çocuğa Şiddete Dur De" ve "Van Başkale Okul Yapımı" projelerinde gönüllü olarak yer almıştır. 2019 yılında ise "Bulut Hareketi" isimli şiddete karşı bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştır ve proje kapsamında özel ve kamu kurumlarına seminerler vermiştir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Beceri Eğitimi, Adli Görüşme Teknikleri, Objektif Testler, Psikofarmakoloji, Denver II gibi birçok mesleki eğitim ve atölyeye katılmıştır. Mesleki ilgileri arasında; depresyon, anksiyete bozukluğu, yas, ayrılık, obsesif-kompülsif bozukluk, ilişki sorunları, stres yönetimi, duygu yönetimi, motivasyon gibi konular yer almaktadır. Psikolog Ezgi Aslantaş, şu anda ergen ve yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale