X

Yoga ile her düştüğünüzde yeniden ayağa kalkmak mümkün

Hepimizin gerek günlük hayatımızda gerekse iş hayatımızda mutlaka başımıza gelmiştir, öyle bir nokta olmuştur ki “Ben bittim” demişizdir. Belki firmamızda bir küçülme durumu ortaya çıkmış ve hiç planlamadığımız bir anda işimizi kaybetmişizdir veya eşimiz patronu ile tartışmış ve yine hiç planlamadığımız bir zamanda işinden ayrılmak zorunda kalmıştır.

İnsan, zaman zaman ne yapacağını bilmeyebilir

Tüm bu durumlarda aslında ortak olan planlanmamış durumların, yine alternatifinde “Ben ne yapabilirim?” gibi bir olasılığı hiç düşünmediğimiz bir anda ortaya çıkmasıdır. İşte asıl kırılma noktaları hayatımızdaki bu anlardır. Çoğumuz böyle durumlarda “Ben bittim.” veya “Ben şimdi ne yapacağım elimden gelen hiçbir şey yok.” gibi çaresizlik akışına kolayca kapılabiliriz. Bu bakış açısı ile daha da negatif bir döngü içerisine girip karşımıza çıkan alternatifleri de çaresizim görüşü ile yine elimizin tersi ile itebiliriz.

Peki iş hayatımızda bu durumlarda nasıl fark yaratabiliriz? Yoga felsefesine göre evrende her şey ve her durum “Bir” kaynağından gelmektedir, yani bir bütündür ve tektir. Bu teklik ve denge içerisinde aslında zıtlık veya ayrılmışlık bulunmaz. Bu felsefe temelinde, insan her an her olay karşısında denge ile kalabilmelidir, hiçbir olay veya durum çok sevinmeyi veya çok üzülmeyi barındırmaz. Önemli olan özellikle bizleri daha çok zorlayan ve çaresizlik hissettiren tüm olaylar karşısında aynı nötr bakış açısı ile durabilmek ve yeniden ayağa kalkarak yaşamaya devam etmektir. Bu devamlılıkta ise yine karma yoga felsefesi temelini oluşturan sebep ve sonuçların dengesine, karşılaştığımız tüm olayların her durumda bizim en iyi halimize ulaşmamız, gelişmemiz ve fiillerimizin sebepleri ve sonuçları ile ilişkili oldukları inancımızı kaybetmememiz gerekmektedir.

İşte yoga felsefesi ile her düştüğünüzde yeniden ayağa kalkmak için iş hayatınızda kullanabileceğiniz öneriler:

1. Çaresiz olma durumunu sözlüğünüzden kaldırın

Çaresizlik düşüncesi sizlere sağlanmış olan fiil yani eyleme dökebilme ve sorumluluk alabilme kapasitesine ters düşen bir bakış açısıdır. Örneğin işten plansız bir şekilde ayrılmak zorunda kaldığınızda, çaresizlik düşüncenizi, bu olayın aslında bu bir sonraki işiniz için açılmış bir yol olduğunu düşünebilir, ve hemen yeni bir iş aramaya girişebilirsiniz. Böylelikle önünüze işinizden ayrılma durumunuz önceki kariyer akışınızda aklınıza bile gelmemiş olan alternatif öneriler ve iş olanakları çıkabilir.

Çaresizlik, bir şeyi başarmanıza engel olabilir
2. Olaylara nötr bir bakış açısı geliştirin ve seçeneklerinizi belirleyin

Nötr bakış açısı ile olaylara yaklaşmak, bu olay benim için çok kötü oldu gibi negatif söylemlerden uzaklaşmanızı sağlayacaktır. Örneğin plansız bir şekilde işinizden ayrılmak durumunda kaldığınızda, nötr bakış açısı ile firmanızı, yöneticinizi veya arkadaşlarınızı bu durum için suçlamazsınız. Yaşadığınız durumu dengeli bir şekilde karşılayabilir, ertesinde ise “Ben bugün itibariyle neler yapabilirim?” sorusuna yönelerek pozitif bir bakış açısı ile seçeneklerinizi belirleyebilirsiniz.

Olaylara karşı nötr bir bakış açısı, size daha iyi gelebilir
3. Başarısızlık inancını ve geçmişi bir kenara bırakın; sadece bugüne ve yarına odaklanın

İş hayatımız da dahil olmak üzere çoğu zaman planlamadığımız gelişmeleri başarısızlık olarak düşünürüz, örneğin evliliğimiz bitebilir, işten çıkarılabiliriz veya yaptığımız yatırımı kaybedebiliriz. Fakat aslında tüm bu olayları sınıflandıran yine bizlerizdir; başarı veya başarısızlık terimleri tamamıyla bizlerin algısı ile oluşmuş niteliklerdir. Bu nitelikler bizi daima geçmişe yani geriye dönüp değiştiremeyeceğimiz zamanlara bağlı kılar. İş hayatımızda planlamadığımız bir zamanda işten çıkarılmamız, yeni işimizde de aynı şeyi yaşayacağımız anlamına gelmez ki bu düşünce sadece bizim değiştirebileceğimiz, yerine bugün ve yarın için hedeflerimizi koyabileceğimiz bir anıdan başka bir şey değildir. Geçmişi değiştiremesek de bugünümüz ve yarınımızın bizimle olduğu bilinci bize yepyeni kapılar açabilecektir.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Kariyer yolunuzda yoga ile pozitife odaklanın

Kendinize giden yolda, yılın farklı zamanlarında Hindistan yoga tatilini yapabileceğiniz yerler

Kendinize dışarıdan bakın – İş hayatındaki ‘size’ rehberlik edecek yoga felsefesi kitapları

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale