X

Yıkıcı bir aldatılma durumunun karşısında nasıl bir tutum sergilenmeli?

Sevdiğimiz insanlara güvenmek isteriz. Sevdiğimiz insan bizi aldattığı zaman kendimizi çok ama çok kötü hissederiz. Bütün insanlara karşı güven duygumuzu kaybederiz. Daha da kötüsü “yapmaz” dediğimiz insanın bunu yapmasıdır. Bütün bunlar bizi çok ama çok kötü hissettirir. İçimizde bir şeyler kopar ve gider. Bir daha da yerine gelmez. O insanı tekrar hayatımıza almak ya da bırakma kararı vermek arasında kalırız. Ayrılsak bir türlü, ayrılmasak başka türlüdür, çünkü o kişinin tekrar aynı hatayı yapma kaygısı bizi bitirir.

Aldatan insana çok tepki vermek, tehditler savurmak, telefonlarını kontrol etmek bir yere kadar işe yarar.

Sevdiğim bir söz var; “yapan kendine yapar” . Sevdiğimiz insan bizi aldattığında bizi derinden yaralar ama kendisini de sıkıntıya sokar. Artık bir daha ona hayat boyu güvenemeyiz. Ya da yanımızda istemeyiz. Aslında onun yaşadığı şey, bizim sevgimizi kaybetmesidir. Siz evliliklerin aldatma ile yürüdüğüne bakmayın. Aldatılan eşler bir daha affetmez. Evliliği belki bitirmez ama artık kendisini aldatan kişiye karşı sevgisi içinde yavaş yavaş ölür. Zorunluluk nedeniyle birlikte yaşar ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Sevgisi önce beyninde, sonra da yüreğinde biter. Bu yüzden aldatan insana çok tepki vermek, tehditler savurmak, telefonlarını kontrol etmek bir yere kadar işe yarar. Çünkü karşıdaki kişi yanlışı kendine yaptığını ve bizi kaybedeceğini fark etmiyorsa, yine aynı şeyi yapacaktır.

Önemli olan karşımızdaki kişinin bizi kaybetmeyi göze alıp almadığıdır. Biz ne kadar kızsak da, arabasının camlarını indirsek de, arkadaşlarına rezil etsek de ya da numarasını silsek de, aldatan kişi yaptığının yanlış olduğunu fark etmiyorsa yaptıklarımız hiçbir işe yaramayacaktır. Bu yüzden aldatılma durumunda vereceğimiz tepkiler aşırı olursa o kişiyle yüz göz oluruz. Bizi aldatan sevdiğimiz insan “nasıl olsa cezamı çektim, yeterince laf yedim” diyerek yanlışa devam eder. O zaman da yanlış, bir alışkanlık haline gelir. 

Biz ne kadar kızsak da, arkadaşlarına rezil etsek de ya da numarasını silsek de, aldatan kişi yaptığının yanlış olduğunu fark etmiyorsa yaptıklarımız hiçbir işe yaramayacaktır.

Yanlışlar alışkanlık olmamalıdır. Bu yüzden ilk seferinde yüreğimize taş basıp affettiğimiz insan bunu tekrarlarsa, yol ayrımına gelmişiz demektir. Ya artık affetmeyip yolumuzu ayıracağız, ya da birlikte gidiyorsak onun tekrar aynı şeyi yapabileceğini düşünerek, ona göre acı çekmemenin yolunu bulacağız. Bu çok zor bir durum ama bunun dışında seçenek bırakmayan insanlar, artık bizi kaybetmeyi göze almış insanlardır. “Beni seviyordu, nasıl yaptı?” diye düşünmek işe yaramaz. Sizi sevdiği halde aldatıyorsa o zaman bu sevgiyi gözden geçirmek gerekir. Unutmayın, yüz göz olmayın. Yaptıkları yapabilecekleridir.

 

İlginizi çekebilir: Aldatma ve kıskançlık duygusunun evrimsel temelleri

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul: Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü'nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı hastanesinde çalışmaya başlayan Yurdakul aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurdu. Adana'daki çalışmaları sırasında psikodrama eğitimleri yanı sıra kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etti. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı'nda Yaprak Psikiyatri'nin ikinci şubesini açan Yurdakul, katıldığı pek çok Tv programının yanı sıra iki sezon boyunca Cine 5 TV'de "Yaşamdan Bir Yaprak" adlı programı gerçekleştirdi. Halen düzenli olarak hürriyetaile.com ve mynetkadın sitelerinde köşe yazıları yayınlanan Yurdakul’un şimdiye kadar yayınlanmış 10 kitabı bulunmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale