X

Yetişkin zorbalığıyla nasıl başa çıkılır? 8 uygulamalı öneri

Zorbalık, çoğu zaman çocuklar ve ergenler arasında yaygın bir kavram olsa da, günümüzde gözden kaçan ve oldukça yaygın şekilde görülen bir durum daha bulunuyor: Yetişkin zorbalığı…

Yetişkin zorbalığı, genellikle açık hakaretler veya fiziksel tehditler şeklinde olabileceği gibi, küçümseyici tutumlar, pasif ya da agresif davranışlar, sürekli değersiz hissettirme üzerinden ilerleyen bir durumdur. İş hayatına, sosyal çevrede veya aile ilişkilerinde çokça karşılaşılan bu durum, uzun vadede bireyin özgüvenini, psikolojisini ve yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Araştırmalar, yetişkin zorbalığının tükenmişlik hissi, stres ve anksiyeteye yol açtığını gösteriyor. Peki, yetişkin zorbalığıyla nasıl başa çıkılır? İşte yanıtı…

Yetişkin zorbalığı nedir?

Yetişkin zorbalığı, bir yetişkinin başka bir yetişkine karşı kasıtlı, tekrarlayan ve güç dengesizliğine dayalı şekilde zarar verici davranışlar sergilemesiyle ortaya çıkar. Genellikle fiziksel saldırı şeklinde ortaya çıkmayan bu durum, küçümseme, dışlama, tehdit, alay etme, itibarsızlaştırma ya da psikolojik baskı kurma gibi dolaylı yoldan görülebilir. Örneğin tek seferlik bir tartışma ya da anlaşmazlık yetişkin zorbalığı tanımına uymaz, bu konuda belirleyici olan davranışın sürekli olmasıdır. 

Günümüzde yetişkin zorbalığı en sık iş yerinde görülüyor. Ancak aile ilişkileri, romantik ilişkiler, arkadaş çevresi ve sosyal ortamlarda da yaşanabiliyor. Zorba kişi, karşısındakini kontrol altında tutmayı, güç kazanmayı ve üstünlük kurmayı hedeflerken bu süreçte mağdurun kendine güveni zedelenir.

Yetişkin zorbalığına uzun süreler maruz kalındığında kaygı, depresyon, tükenmişlik hissi, uyku sorunları gibi ciddi psikolojik sonuçlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla zorbalık tanımını net şekilde kurmak, kişisel zayıflık olarak değil, tam aksine yönetilebilir bir sorun olarak görme açısından önemlidir. 

Yetişkin zorbalığı nasıl oluşur?

Yetişkin zorbalığı, birçok durumda aniden ortaya çıkmaz. Zaman içinde, küçük ve tekrarlayan davranışlarla şekillenebilir. İlk aşamada önemsiz gibi görünen sözler, imalar ya da tavırlar, güç dengesinin tek taraflı ağırlık kazanmasıyla beraber sistematik baskıya dönüşebilir. Zorbalık, genel olarak kişinin sınırlarının test edilmesiyle başlar ve karşı taraf sessiz kaldıkça ya da tepki vermedikçe daha belirgin ve yıpratıcı hale gelir. 

Yetişkin zorbalığının oluşması için şu unsurların varlığı aranır:

  • Güç dengesizliği,
  • Sürekli eleştirme, küçümseme ve alay etme davranışı,
  • Dışlama, yok sayma, itibarsızlaştırma davranışları,
  • Pasif-agresif iletişim ve dolaylı tehditler,
  • Sınır ihlallerine rağmen davranışın devam etmesi,
  • Mağdurun kendini savunmakta zorlanması,
  • Yalnız bırakılmak.

Tüm bu unsurlar beraber değerlendirildiğinde zorbalık, psikolojik baskı içeren bir ilişki biçimine dönüşür. Özellikle stresli ve denetimin zayıf olduğu ortamlarda yetişkin zorbalığı daha kolay gelişebilir. Dolayısıyla durumun erken fark edilerek gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşır. 

Yetişkin zorbalığının etkileri

Yetişkin zorbalığı, dönemsel bir olumsuzluk olabileceği gibi maruz kalma süresi uzadıkça kişinin bedenini ve ruh sağlığını doğrudan etkileyen sonuçlar doğurabilir. Sürekli baskı altında kalan birey, tehdit algısı ve değersizleştirme etkileriyle vücudun stres tepkisini kalıcı hale getirebilir. Bu da fiziksel ve duygusal olarak bazı etkilere neden olabilir.

1- Fiziksel

Eğer yetişkin zorbalığına uzun süreler maruz kaldıysanız, vücudun sürekli stres halinde kalması mümkün hale gelir. Bu da beraberinde sinir sistemi ve hormonal denge üzerinde baskı yaratarak çeşitli fiziksel etkilere yol açabilir. Fiziksel belirtiler, çoğu zaman doğrudan yetişkin zorbalığıyla ilişkilendirilmez. Fakat konuyla ilgili yapılan araştırmalar, kronik stresin beden sağlığı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini ortaya koymaktadır. 

Yetişkin zorbalığının yol açabileceği başlıca fiziksel etkiler şunlardır:

  • Sürekli yorgunluk ve enerji düşüklüğü
  • Baş ağrıları ve migren benzeri ataklar
  • Kas gerginliği, boyun ve sırt ağrıları
  • Sindirim sorunları (mide ağrısı, bulantı, bağırsak düzensizlikleri)
  • Uyku bozuklukları ve dinlenemeden uyanma
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve sık hastalanma

2- Duygusal

Yetişkin zorbalığı, daha çok psikolojik anlamda etki bırakır. Sürekli küçümsenme, tehdit ya da yok sayılma davranışına maruz kalan bireyler, özgüvenini yitirerek güvensizlik duygusuyla başa çıkmaya çalışır. Süreç içinde birey, yaşananların kendi yetersizliğiyle ilgili olduğunu düşünme eğilimine girebilir.

Yetişkin zorbalığının en yaygın duygusal etkileri şunlardır:

  • Sürekli kaygı ve gerginlik hali,
  • Özgüven kaybı,
  • Değersizlik ve suçluluk duyguları,
  • Depresyon,
  • Sosyal ortamlardan kaçınarak içe kapanma,
  • Duygusal tükenmişlik,
  • Motivasyon kaybı.

Yetişkin zorbalığının türleri

Yetişkin zorbalığı tek şekilde ortaya çıkmamakla beraber farklı ortamlarda ve yöntemlerle kendini gösterebilir. Bazı türler açık ve kolay şekilde fark edilirken, bazıları daha örtük şekilde ilerler ve uzun süreler normal bir iletişim biçimi gibi algılanabilir. Yetişkin zorbalığı türlerini bilmek, yaşanan durumun adını koymak ve nasıl başa çıkılacağını öğrenmek açısından oldukça önemlidir. 

1- Somut

Yetişkinler arasında görülen somut zorbalık, gözle görülebilen davranışlarla ortaya çıkan bir zorbalık türüdür. Fiziksel temas, tehditkar beden dili, kişisel eşyalara zarar verme, yol kesme ya da fiziksel olarak rahatsız edici yakınlık kurma gibi davranışlar bu kapsama girebilir. İş yerinde birinin çalışma alanını kasıtlı şekilde sabote etmek, görev yapmasını engellemek ya da fiziksel varlığıyla baskı kurmak, somut zorbalık türlerine örnek olarak verilebilir. 

2- Sözlü

Yetişkin zorbalığı, sözlü olarak da gerçekleşebilir. Sürekli eleştirme, küçümseyici konuşmalar, alay etme, bağırma, tehdit etme, imalı ifadelerle değersiz hissettirme gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilir. Açık hakaretlerin yanı sıra pasif ve agresif cümlelerle iğneleyici şakalar da sözlü zorbalığın parçası olarak kabul edilir. 

3- Siber

Siber zorbalık, dijital iletişim araçları üzerinden gerçekleştirilen ve yetişkinler arasında giderek yaygın hale gelen zorbalık türüdür. Mesajlaşma uygulamaları, e-posta, sosyal medya, online çalışma platformları üzerinden yapılan davranışlar, fiziksel mesafe nedeniyle daha kontrolsüz ve sınır ihlali içeren bir boyut kazanabilir. Süreklilik göstermesi halinde kişi için kaçışı zor bir psikolojik baskı alanı oluşturur. 

Yetişkinler arasında görülen başlıca siber zorbalık örnekleri aşağıdaki gibidir:

  • Aşağılayıcı veya tehditkar mesajlar göndermek
  • Sosyal medyada küçük düşürücü paylaşımlar yapmak
  • Özel yazışmaları veya bilgileri izinsiz paylaşmak
  • Sürekli mesaj atarak baskı kurmak veya takip etmek
  • İş veya sosyal gruplarda kasıtlı olarak dışlamak

4- Diğer

Yetişkinler arasında görülen zorbalık türleri, davranışlara göre bilgi saklama, agresif tutumlar, görmezden gelme, karar süreçlerinde bilinçli olarak dışlama ya da başarıyı sahiplenme gibi örnekleri de içerebilir. Açık bir saldırı içermediğinden dolayı çoğu zaman iletişim problemi olarak yorumlanan bu zorbalık türleri, süreklilik kazandığında kişinin kendini değersiz, güvensiz ve yalnız hissetmesine neden olabilir. 

Yetişkin zorbalığıyla nasıl başa çıkılır?

Yetişkin zorbalığıyla başa çıkmak için kişinin yaşadığı duruma, zorbalık türüne ve etkilerine göre değişen adımlar atılmalıdır. Önemli olan, yaşananları küçümsemeden zorbalığı katlanılması gereken bir durum olarak görmemektir. Peki, yetişkin zorbalığıyla nasıl başa çıkılır? İşte yanıtı:

  • Üzgün Hissetmeniz Yanlış Değil
  • Zorbalık Sizinle Alakalı Değil
  • Sizi Gerçekten Sevenlerle Beraber Olun
  • Kaçınma
  • Uygunsuz Davranışları Göz Ardı Edin
  • Kendinizi İfade Edin
  • Başka Biriyle Konuşun
  • Davranışı Belgeleyin
  • Psikolojik Destek Alın

1- Üzgün hissetmeniz yanlış değil

Zorbalığa maruz kaldığınızda kırgın, üzgün ya da öfkeli hissetmeniz son derece doğal kabul edilir. Bu duygularınız zayıflık göstergesi değildir. Sürekli küçümsenmek ya da baskı altında kalmak, insanın öz benlik algısını sorgulamasına neden olabilir. Bu da duygusal olarak etkilenmeyi kaçınılmaz kılan unsurlar arasındadır. Yaşadığınız duyguları bastırmak yerine bu hislerin yaşananların sonucu olduğunu kabul edin. 

2- Zorbalık sizinle alakalı değil

Yetişkin zorbalığında en sık yapılan hatalardan biri, yaşananların bireysel eksiklik ya da yetersizlik olarak yorumlanmasıdır. Bunun yerine zorbalık, çoğu zaman hedef alınan kişiyle doğrudan alakalı bir davranış değildir. 

Zorbalığın sizinle ilgili olmadığını gösteren bazı işaretler şu şekildedir:

  • Davranışların mantıklı bir gerekçeye dayanmaması
  • Aynı kişinin farklı zamanlarda başkalarına da benzer tutumlar sergilemesi
  • Eleştirilerin yapıcı değil, yıkıcı ve aşağılayıcı olması
  • Sınır koymanıza rağmen davranışın devam etmesi
  • Sürekli güç gösterisi ve kontrol kurma çabası

3- Sizi gerçekten sevenlerle beraber olun

Zorbalığa uğrayan kişinin bu süreçte kendine bakışı kolayca bozulabilir. Bu noktada sizi gerçekten önemseyen ve olduğunuz halinizle kabul eden kişilerle vakit geçirmek gerekir. Güven veren ilişkiler, yaşadıklarınızı normalleştirmenize ve yalnız olmadığınızı hatırlamanıza yardımcı olur. Samimi destek sunan insanlarla kuracağınız bağ, zorbalığın yaratmış olduğu değersizlik hissini azaltır. 

4- Kaçınma

Yetişkin zorbalığıyla başa çıkmak için bu duruma maruz kaldığınız ortamdan olabildiğince uzaklaşmanız ve kaçınmanız gerekir. Kişinin duygusal yükünü azaltmak ve zarar görmesini sınırlamak açısından önemli olan bu adım, kendini koruma biçimi olarak kabul edilebilir. 

5- Uygunsuz davranışları göz ardı edin

Bazı durumlarda uygunsuz davranışları bilinçli şekilde görmezden gelmek etkili bir çözüm olabilir. Tepkiyle beslenen zorbalık, karşılık bulmadığında gücünü kaybedebilir. Elbette bu yaklaşım, sınırları aşan ya da tekrar eden davranışlar için tek başına yeterli olamaz. Ancak küçük, kışkırtıcı ve anlık tutumları büyütmemek, kişinin psikolojik olarak korunmasına yardımcı olabilir. 

6- Kendinizi ifade edin

Yetişkin zorbalığıyla başa çıkmak için kendinizi açık ve sakin bir dille ifade ederek sınır koyabilirsiniz. Rahatsızlık duyduğunuz davranışı net şekilde tanımlamak, doğrudan bunun sizde yaratmış olduğu etkiyi dile getirerek karşı tarafa mesajın ulaştığını gösterir. Suçlayıcı ve savunmacı bir dil yerine, kararlı ve ölçülü bir ifade biçimi kullanarak davranışın normalleşmesini engellemeye yardımcı olabilirsiniz. 

7- Davranışı belgeleyin

Zorbalık davranışını belgelemek, süreci somut hale getirmek ve gerektiğinde hak arama yollarını güçlendirmek adına önemlidir. Tarih, saat, ortam ya da yaşanan davranışın kısa bir açıklamasını not alarak mesaj, e-posta ve yazılı iletişimleri saklamak, yaşananların tekrar eden bir durum olduğunu ortaya koyabilir. 

8- Psikolojik destek alın

Yetişkin zorbalığı uzun süreler devam ettiğinde duygusal yükle tek başına başa çıkmanız daha zor hale gelebilir. Bu noktada bir psikolog ya da psikolojik danışandan destek alabilir, yaşananların etkilerini anlamlandırarak başa çıkma becerilerinizi güçlendirebilirsiniz. Profesyonel destek aldığınızda kendinizi suçlamadan süreci değerlendirmeniz, sınırlarınızı yeniden inşa etmeniz ve ruhsal etkilerden kurtulmanız mümkün olacaktır. 

Yetişkin zorbalığı hakkında dikkat edilmesi gerekenler

Özetle yetişkin zorbalığı, çoğu zaman görmezden gelinen, normalleştirilen ya da hayatın bir parçası olarak kabul edilen bir sorun olarak değerlendirilir. Fakat bu yaklaşım yaşanan durumun etkilerini derin hale getirerek kişinin ruhsal ve sosyal yaşamında kalıcı izler bırakabilir. 

Yetişkin zorbalığı hakkında dikkat edilmesi gerekenler şöyledir:

  • Zorbalık tekrar eden bir davranış biçimidir.
  • Davranışın şiddeti kadar sürekliliği de önemlidir.
  • Zorbalık her ortamda ortaya çıkabilse de çoğunlukla iş yeriyle sınırlıdır.
  • Sessiz kalmak çoğu zaman davranışı normalleştirir.
  • Psikolojik etkiler, fiziksel etkiler kadar ciddiye alınmalıdır.

Kaynak : happiful, psychprofessionals, verywellmind

İlginizi çekebilir: Sevilmeye değer olduğunuzu hatırlamanın psikolojik yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.



Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş



Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası



Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 





Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale