X

Yaşlandığınızda mutlu olmak için gönüllü faaliyetlerde bulunun

Birmingham ve Southampton Üniversiteleri’ndeki araştırmacılara hayatın ilerleyen dönemlerinde gönüllü faaliyetlerde bulunmak, zihinsel sağlığa ve mutluluğa iyi geliyor. İlginç olansa, BMJ Open’da yayımlanan çalışmaya göre, gönüllülüğün söz konusu etkileri 40 yaşından sonra daha belirgin.

Hayatın ilerleyen dönemlerinde gönüllü faaliyetlerde bulunmanın, zihinsel sağlığa ve mutluluğa iyi geldiği ortaya çıktı.

Çalışma kapsamında ankete tabi tutulan İngiltereli 66,000 yetişkinin cevapları analiz edildi. 1991-2008 yılları arasında yürütülen araştırmada, katılımcılara boş zamanlarını nasıl değerlendirdikleri sorulurken; zihinsel ve duygusal sağlıklarını ölçmek için de “GHQ-12” olarak bilinen bir test kullanıldı.

Anketi cevaplayanların yüzde 21’i, gönüllü faaliyetlerde bulunduklarını belirtti. Bunlar arasında kadınların sayısı daha fazlaydı. Öte yandan test sonuçlarına göre; tüm katılımcılar arasında sıklıkla gönüllü faaliyetlerde bulunanların zihinsel ve duygusal sağlıkları en yüksekken, hiç gönüllülük yapmamış olanların test sonucu en düşükler arasındaydı.

Araştırma grubunun, çalışmaya yaş faktörünü dahil etmesiyle birlikte, gönüllülük ile zihinsel ve duygusal sağlık arasındaki doğru orantının 40 ve daha sonraki yaşlarda arttığı sonucuna ulaşıldı.

İlginizi çekebilir: Gönüllü faaliyetlere katılmanın kariyerinize olumlu etkileri

Gönüllü faaliyetlerin ilerleyen yaşlardaki etkisi

Southampton Üniversitesi’nden araştırmacı Dr. Faiza Tabassum, sosyal iletişime ve büyük fırsatlara kapı aralayan gönüllü faaliyetlerin doğal olarak bireyin sağlık durumu üzerinde de olumlu etkilerinin olabileceğini ifade ediyor: “Gönüllülük aynı zamanda, bireyin bir amaç edinmesini de sağlayabilir. Ki bu durum, özellikle yaşı ilerleyen ve kendini toplumdan soyutlamış şekilde yaşayan bireyler söz konusu olduğunda geçerlidir.”

Öte yandan daha önce de bu konuyla ilgili araştırmalar yapılmış, ancak yaş gruplarıyla ilgili bu kadar net sonuçlara ulaşılmamıştı. Bu açıdan bakıldığında, bu çalışma bilim dünyasına özgün bir katkıda bulunuyor.

İlginizi çekebilir: Bilimsel çalışmalara göre sizi daha mutlu yapacak 10 şey

Kaynak:

psypost.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale