X

Toksik düşünce, toksik insan, toksik mekan için ne yapmalıyız?

Hayat iyi-kötü, güzel-çirkin dualistik yapısıyla bize öğretisini vermeye çalışır. Kimi zaman bilinçaltımızda bizi sabote eden toksik düşüncelerimiz -yanlış inanç kalıplarımız- bazen de daha çok yakınlarımız diye tabir adlandırdığımız toksik insanların enerjisi, konuşmaları enerjimizi otomatik olarak düşürür. Bu tarz insanlara karşı yapacağınız en güzel hareket onlarla ilişkinizi kesmenizdir. Size iyi hissettirmeyen, gerçekte iyiliğinizi düşünmeyen insanlarla görüşmemeniz en iyisidir. Eğer bu kişilerle yine de görüşmek zorundaysanız, onların herhangi olumsuz konuşmalarında kendisine şunu ifade ediniz “Düşünceni paylaştığın için teşekkür ederim, yalnız bu konuya yaklaşımın senin inancın ve sadece seni bağlar, ben farklı düşünüyor ve inanıyorum.” Bu ifadenizle karşınızdakinin hem size sağlamak istediği otoriteyi silmiş olurken kendinizi de bilinçaltınızın güven alanına almış olursunuz.

Her şey enerji olduğundan gün içerisinde deneyimlediğiniz her şeyden etkilendiğimiz için, bilhassa düşünce, beraber olduğumuz insanlar ve bulunduğumuz mekanlara da dikkat etmemiz gerekir. Örneğin gitmiş olduğunuz bir mekanda kendinizi iyi hissettirmiyorsanız oradan çıkmanızda fayda var. Kimi zamanda böyle mekanlarda çalışmak yahut yaşamak zorunda kalırsanız, öncelikle bu mekanları temizlemekle başlayın; temizlik öncesi yapacağınız enerji çalışmasında bu mekanın olumsuz enerjilerinin de temizlenmesine niyet edin. Daha sonrasında sevdiğiniz bir tütsü yakabilirsiniz. Belirli günlerde sirkeli su ile mekanı silmek sizi rahatlatacaktır. Gün içerisinde aklınıza gelen olumsuz düşüncelerin farkına varmak istiyorsanız bunları not etmeniz de size katkı sağlar. Gün sonunda ne kadar yanlış inanç kalıbınız varsa hepsini  tespit edebilir ve bunları olumluya çevirme konusunda çalışabilirsiniz. Kişisel bakımınızda (en yüksek frekans güldedir) gül suyu kullanmak, cildinizi gün sonunda temizlemek, sizi aynı zamanda ferahlatacaktır. Besinlerin organik olması da sizin düşünsel ve bedensel olarak sağlıklı olmanızı sağlayacaktır.

Hayatın yoğunluğunda  gün içerisinde farkındalıkla yaşarsak etrafımızdaki olumsuz enerji barındıran her türlü düşünce, kişi ve mekanı algılayabiliriz. Böylece yaşam kalitemizi artırabilir, yaşamdan daha çok keyif almaya başlayabiliriz.

 

İlginizi çekebilir: Zihninizi ve bedeninizi arındırın: Baharla gelen dönüşüm zamanı

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale